18. Ceza Dairesi 2015/20349 E. , 2016/18374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görü
**18. Ceza Dairesi 2015/20349 E. , 2016/18374 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.10.2011 tarih, 2011/15341 nolu iddianamesiyle sanığın, müşteki polis memurlarına yönelik “siz kimsiniz, ben ne yaptım da beni götürüyorsunuz, beni götüremezsiniz, diyerek, polis aracının nezaret kısmına bindirildiği sırada da “siz beni daha tanımıyorsunuz, bunun hesabını burnunuzdan getireceğim” dediği ve müşteki ...’in bu sırada basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığından bahisle dava açıldığı anlaşılmakla, sanığın aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, 25.08.2011 tarihli olay tutanağında sanığın karakola götürülürken “siz beni daha tanımıyorsunuz, bunun hesabını burnunuzdan getireceğim” dediğini, sanıkla aynı araçla karakola giden müşteki ... ifadesinde sanığın fiziki bir karşı koyma olmaksızın, araca bindiğini “benim kim olduğumu biliyor musunuz” dediğini ifade etmesi, tanık ... ve müşteki ... tarafından da benzer anlatımda bulunulması ve müşteki ...’in sanığın kendisini ittiğine dair herhangi bir beyanı olmaması ve müştekinin adli muayene raporunda travmatik bir lezyona rastlanmadığı, sağ el parmakta ağrı ve hassasiyet tarif edildiğinin belirtilmesi karşısında, hangi beyana hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan ve tüm deliller bir arada değerlendirilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararları verilmesi, 2- Kabule göre de; Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.