7. Ceza Dairesi 2023/9946 E. , 2024/9127 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1277 E., 2023/141 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğ…
**7. Ceza Dairesi 2023/9946 E. , 2024/9127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1277 E., 2023/141 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz istemi; mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, suç kastının bulunmadığına, suçun manevi unsurunun gerçekleşmediğine, kararın adil olmayıp mağduriyetine yol açtığına ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile usul ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine, sanık hakkında kaçakçılık suçundan değil de suç üstlenme suçundan soruşturma ve kovuşturma yürütülebileceğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlilerince olay tarihinde, sanıklar ..., ... ve ...'in doğu ve güney doğu illerinden temin etmiş oldukları kaçak sigaraları .... plaka sayılı..... marka kamyonet ile Kayseri iline getirdikleri, .... plaka sayılı kamyonetin ise Kayseri ili Gültepe Mahallesi civarında bulunduğu bilgisinin alınması üzerine, aynı gün yapılan araştırmada, sanıklardan ... adına kayıtlı, .... plaka sayılı, 2005 model...marka açık kasa kamyonetin Gültepe Mahallesi, G... Sk., No:26, sayılı ikamet önünde park halinde bulunduğu, arka kapak kısmının açık olduğu, aracın kasa kısmında bulunan üç sanığın üzerlerinde M&M ve Vigor ibareleri bulunan kaçak olduğu değerlendirilen sigara kolilerini ikametin bahçesine indirmekte oldukları görülerek sanıklara müdahale edildiği, sanık ...'ın, görevlilere şifahen Gültepe Mahallesi, G... Sk., No:26, sayılı ikametin kendisine ait olduğu, ... plaka sayılı aracın ise sanık ...'e ait olduğunu beyan etmesi sonrası, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile yapılan aramalarda, sanık ...'a ait ikamette 2975 karton,.... plaka sayılı araçta ise 2970 karton olmak üzere, gümrüklenmiş değeri 343.333,02 TL olan toplam 5945 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Bu olay nedeniyle sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, kaçak sigaralar ve nakil aracının ise müsaderesi istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında; ismini söylemek istemediği bir kimsenin azmettirmesiyle para karşılığı söz konusu işi yaptığını, kaçak sigaraları sanık ...'e teslim edecek olduğunu, iddianamede anlatılanların doğru olduğunu beyan ederek ikrarda bulunmuştur. Sanık ... savunmasında; kaçak sigaraların kendisine değil de dayısı sanık ...'ya ait olduğunu, sanık ...'ı tanımadığını, olay tarihinde dayısı ....'ın ikametine ailesiyle misafirliğe gitmiş olduğunu, müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde öğrenci olan dayısının oğlunun bu işten zarar görmemesi için kaçak sigaraları sahiplendiğini, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Sanık ... savunmasında; sanık ...'in kendisinin yeğeni olduğunu, diğer sanık ...'ı ise tanımadığını, yeğeni Salih'in fazla gelen eşyalarını koymak için kömürlüğünü kullanmak istediğini, buna izin verdiğini, kolilerde kaçak sigara olduğunu bilmediğini, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. Sanıklara, bozma öncesi alınan savunmaları sırasında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan toplu suç hükümlerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmış olup, sanıklara toplu suç hükümlerinden ek savunma hakkı tanınmadığından bahisle bozma isteyen Tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Mahkemece, sanıklara yapılan etkin pişmanlık ihtaratlarında; soruşturma evresinde alınan ifadeleri sırasında etkin pişmanlık ihtarında bulunulması nedeniyle, dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin toplamının iki katı tutarı oluşturan bedeli ödemeleri halinde, cezalarında 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtildiği ancak sanıkların ödeme gücü olmadığından bahisle ödeme yapmayacaklarını belirttikleri anlaşılmış olup, sanıklara yapılan etkin pişmanlık ihtaratının usulsüz olduğundan bahisle bozma isteyen Tebliğnamedeki bozma isteyen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Ele geçen kaçak sigaraların Daire uygulamalarımıza göre ticari miktar ve mahiyette olması, sanık ... ve ...'nın birbirlerini suçlayıcı savunma içerikleri, kaçak sigaraların içerisinde bulundukları kaçak sigara kolilerinden mahiyetlerinin anlaşılabilir durumda olması, sanık ...'ın ikrarı, olay tutanağı içeriği, olaydan önce kolluğa ulaşan bilgi içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde kaçakçılık suçu için bir araya gelerek, kaçak sigaraları 06 AT 2909 plaka sayılı araçtan sanık ...'a ait ikamete indirirken yakalandıkları ve böylece sanıkların üzerlerine atılı toplu kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Nakil aracının sanıklardan ...'e ait olduğu, dava konusu eşyanın taşıma aracının yüküne göre hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve dava konusu nakil aracının değerine göre, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmadığı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmadığı anlaşılmış olup, nakil aracının müsaderesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Nakil aracının müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişikliğin göz önünde bulundurulmaması, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin nakil aracının müsaderesine ilişkin bendine ''TCK'nın 54/(1)'' ibaresinden önce gelmek üzere ''5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile'' ibaresinin eklenmesi, hükümlerden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.