17. Hukuk Dairesi 2013/1265 E. , 2013/6850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasar meydana geldiğini
**17. Hukuk Dairesi 2013/1265 E. , 2013/6850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasar meydana geldiğini ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kusuru kabul etmediğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüyle davalının bilirkişi raporuyla belirlenen kusur oranına isabet eden 6.702,44 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK'nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Olaya ilişkin olarak düzenlenen 05.1.2011 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davacıya kaskolu araç sürücüsünün beyanına göre dava dışı bir araç sürücüsüyle tartışırken sağ şeritte durduğunda davalı tarafa ait aracın (30 metre fren iziyle) sigortalı araca arkadan çarptığı ve davalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Kaskolu araç sürücüsü ... hazırlıktaki 06.1.2011 tarihli ifadelerinde bu yönde beyanda bulunmuş, davalı araç sürücüsü ..., hazırlık ifadesinde, sağ şeritteki (sigortalı) aracın hızlı bir şekilde geriye gelirken kazanın meydana geldiğini, sonra bu aracın ileriye doğru gittiğini, kendi aracına çarpan bu aracın olay yerinden ayrıldığını belirtmiştir. Olaya ilişkin tarafsız görgü tanığı olduğu anlaşılan ... 06.1.2011 tarihli karakol ifadesinde olay esnasında evinin balkonunda iken sigortalı aracı yolun sağ şeridinde dörtlü ikaz lambaları yanık vaziyette geri geri gelirken gördüğünü, 10-15 metre kadar bu aracın geri gittiğini, bu sırada aynı şeritten gelen davalı tarafa ait aracın sigortalı araca arkadan çarptığını ifade etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 17.9.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda özet olarak, davacıya sigortalı aracın üç şeritli bölünmüş yolda geri geri giderken meydana gelen kazada bu araç sürücüsünün 6/8 oranında, davalı taraf sürücüsünün ise 2/8 oranında kusurlu bulundukları belirtilmiştir. Mahkemece kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur oranları yönünden meydana gelen çelişkiler giderilmiş değildir. O halde, mahkemece, gerektiğinde olay yerinde keşif yapılarak olayın tarafsız görgü tanığı olduğu anlaşılan ...'ın evinin balkonundan olay yerinin görülüp görülmediği hususu da tespit edilip, keşif mahallinde dinlenmesi, mümkün olduğu takdirde kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak mümziilerinin de keşifte dinlendikten sonra, dosyanın Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak yeni bir uzman bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, kaza tespit tutanağı, yol durumu, oluş şekli, saati, tanık ifadeleri, mevcut bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenmek suretiyle, sürücülerin kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve kusur yönünden meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.