12. Ceza Dairesi 2022/3327 E. , 2023/3865 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3473 E., 2021/508 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’n…
**12. Ceza Dairesi 2022/3327 E. , 2023/3865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3473 E., 2021/508 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 20/09/2018 tarihli dava dilekçesi ile; Davacının 05.11.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 08.11.2008 tarihine kadar gözaltında kaldığını, 08.11.2008 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildiğini, 19.06.2009 tarihine kadar cezaevinde kaldığını, müvekkilinin yargılamasının (Kapatılan) Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/137 Esas sayılı dosyasında yapıldığını, 30.12.2011 tarihinde (Kapatılan) Ankara l1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/137 Esas, 30.12.2011 tarih ve 2011/327 sayılı karar ile müvekkilin beraat ettiğini, iş bu beraat kararı Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/2056 Esas, 2017/5023 Karar ve 21.09.2017 tarihli kararıyla onandığını, buna göre de iş bu kararın kesinleştiğini, müvekkil tutuklanmadan önce eğitimci ve yazar olduğunu, üniversiteye hazırlık kitapları yazmakta ve yayınevleri için soru hazırladığını, müvekkil bir ulusal gazete olan Doğruhaber Gazetesi'nde daha yeni yazarlığa da başladığını, cezaevine girdiğinden dolayı müvekkil tutukluluk süresi boyunca işinden ve gücünden geri kaldığını, bundan dolayı müvekkilin maddi zararının oluştuğunu, müvekkilin aylık 4.000,00 TL. civarında bir geliri olduğunu, bundan dolayı toplamda 30.000,00 TL. Maddi zararın oluştuğunu, müvekkil ve ailesinin manevi olarak fazlasıyla acı ve ıstırap duyduğunu, haksız yere uzun tutukluluktan dolayı müvekkilin hayatının alt üst olduğunu, bundan dolayı kendisi için 150.000,00 TL. manevi tazminat talebinde bulunduklarını, belirterek tazminatlar için gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılmadığını, verilen kararın tazminata hak kazanmasını sağlayacak mahiyette olmadığını, talep edilen miktarların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/363 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/3473 Esas, 2021/508 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; dayanak kararın kesinleştiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''Dava konusu (Kapatılan) Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/137 Esas sayılı dosyasının celbi ile yapılan incelemesinde, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği, ancak mahkeme cevabı yazısı ile anılan kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda incelemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.02.2012 gün,2011/14565 Esas ve 2012/2333 Karar sayılı tazminat davası ile ilgili İçtihadında; ''....Mahkemece beraat kararının kesinleşmediği gerekçesiyle davacının dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; beraat kararının kesinleşmesinin dava şartlarından olduğu, bu şartın gerçekleşmemesi durumunda ancak davanın reddine karar verilebileceği, bu nedenle yazılı gerekçeyle dilekçenin reddine dair verilen kararın davanın reddi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu kararın da itiraza tabi olmayıp temyize tabi olduğu ....'' belirtilmiş olup dava konusu (Kapatılan) Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/137 Esas 30/12/2011 tarih ve 2011/327 sayılı Kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda incelemesinde olması nedeniyle kesinleşmediği bu nedenle dava şartı gerçekleşmediğinden tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varıldığı...''' gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ''Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, İstinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi ve CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2011 tarihli 2009/137 Esas, 2011/329 Karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan suçundan 05.11.2008- 19.06.2009 tarihleri arasında 315 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın da içinde bulunduğu 10 kişi hakkında beraat kararı, 1 kişi hakkında mahkumiyet kararı verildiği, verilen karara karşı o yer Cumhuriyet savcısının ve mahkumiyetine hükmedilen sanığın temyiz talebi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli 2015/ 2056 Esas, 2017/5023 Karar sayılı kararıyla beraat kararlarının onanmasına karar verildiği, mahkumiyetine karar verilen tazminat davası dışı sanık Mehmet Şerif Onuk hakkında bozma kararı verildiği, bozma kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 08.02.2018 tarihli 2017/4071 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararıyla itiraz hususunun değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, itiraz konusunun sanık Mehmet Şerif Onuk hakkındaki bozma kararına karşı olduğu, tazminat talebinde bulunan davacı hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli 2015/ 2056 Esas, 2017/5023 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği yapılan Uyap incelemesinde anlaşılmış olmakla, mahkemece tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dayanak hükmün kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/3473 Esas, 2021/508 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.