T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1861 Esas KARAR NO: 2026/197 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2024 NUMARASI: 2023/712 Esas, 2024/614 Karar DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1861 Esas KARAR NO: 2026/197 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2024 NUMARASI: 2023/712 Esas, 2024/614 Karar DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile Mayıs 2014 ayında yapılan 60 ay vadeli ...numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile ... marka tipi, ... seri numaralı, ... hattının satın alındığını, ödemelerin 49 ay boyunca düzenli yapıldığı; 2018 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle sonraki birkaç ödemenin gecikmeli yapıldığını, davalı tarafça 01/11/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği;, davalı tarafından sözleşme konusu birleştirme makinesinin borcun bitmesine 9 ay kala 18/02/2019 tarihinde geri alınarak, rayiç değeri 120.000 – 175.000 Euro arasında olan makinenin 3. kişilere ucuza satıldığını, makinenin gerçek rayiç değerinden davacının bakiye borcu düşüldükten sonra kalan kısmının davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, davaya konu makinenin satış tarihindeki rayiç değerinden müvekkilinin bakiye borcu düşüldükten sonra kalan kısmının satış tarihi itibariyle avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin davacının borcunu ödeyememesi üzerine sözleşmenin feshedilerek, makine ile ekipmanların 18/02/2019 tarihinde icra yoluyla geri alındığını, finansal kiralama konusu makine ve ekipmanların ekspertiz incelemesi ile rayiç değerinin 200.000-TL olduğunun belirlendiği, 28/03/2019 tarihinde 3.şahsa satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2022/102 Esas, 2023/1487 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi heyetinden alınan 02/05/2024 tarihli ek raporda, dava konusu; "... marka tipi ... makinesinin 3. kişiye satış tarihi 28.03.2019 itibariyle rayiç değerinin (KDV dahil) 217.500 Euro karşılığı 1.360.266 TL olduğu, buna göre KDV hariç 1.152.767,80 TL rayiç bedel ile KDV hariç 285.000,00 TL satış bedeli arasındaki farkı 867.767,80 TL olduğu, bu durumda satış tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 867.767,80 + 127.484,76 = 995.252,56 TL alacaklı olacağı, davacı taleplerinin kabul edilmesi halinde, 28.03.2019 satış tarihinden 28.06.2019 dava tarihine kadar, tarafların tacir oldukları dikkate alınarak 995.252,56 TL davacı alacağı için ticari avans faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre işlemiş faiz tutarının 49.596,75 TL olduğu, sonuç olarak dava tarihi itibarıyla davacı alacağının 995.252,56 + 49.596,75 - 77.380,05 (davalı temerrüt hesabı) = 967.469,26 TL olacağı, 15/12/2020 tarihli kök raporun sadece detaylandırıldığı ancak sonucun aynı olduğu..." tespit ve rapor edildiği, dava konusu malın üçüncü kişilere satılması hâlinde, satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki farkın kiracı tarafından kiralayana ödenmesi gerektiği, sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın kiralayan tarafından kiracıya ödenmesi gerektiği, bilirkişi ek raporunda gerekli emsal araştırması da yapılarak hükme ve denetime elverişli şekilde dava konusu ... marka tipi ... makinesinin 3. kişiye satış tarihi 28.03.2019 itibariyle rayiç değerinin (KDV dahil) 217.500 Euro karşılığı 1.360.266 TL olduğunun belirlendiği, yine rapora göre KDV hariç 1.152.767,80 TL rayiç bedel ile KDV hariç 285.000,00 TL satış bedeli arasındaki farkı 867.767,80 TL olduğu, bu durumda satış tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 867.767,80+127.484,76=995.252,56 TL alacaklı olacağı, bu tutardan davalının işletmiş olduğu 77.380,05 temerrüt faizinin (temerrüt olgusunun dava ile gerçekleştiği kabulü ile) düşülmesi sonucu 917.872,51-TL'nin davacıya ödenmesi gerekli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 917.872,51-TL'nin 1.000,00-TL'sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yetersiz inceleme ve değerlendirme ile BAM kararına aykırı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınarak, oluşturulan mahkeme kararı bozma kararına aykırı olup bozulması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki emsal araştırmasının hatalı ve yetersiz olduğunu, makinanın değer tespit şeklinin istinaf mahkemesinin taleplerini karşılamayan ve standartlara aykırı bir model olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından emsal alınan makine ile davaya konu olan makinenin aynı özellikte ve şartlarda olan makinalar olmadığını, makinenin 3. şahsa satışı sırasındaki mevcut durumu değerlendirilmediğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yasal sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının zarara uğramasına sebebiyet vermediğini, müvekkilince, mimarlar ve mühendisler odası ile bağımsız değerleme uzmanlarından aldırılan raporlar da hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, mahkeme bilirkişisinin verdiği fiyat bilgisinin, diğer bilirkişi ve eksperlerce verilen fiyatlarla karşılaştırıldığında, alenen gerçeğe aykırı ve abartılı olduğunu, bilirkişinin verdiği fiyata makinaya alıcı bulunabilmesi mümkün olmadığını, tüm bu beyanlara ve belgelere rağmen mahkemece gerekli araştırma yapılmamış, ek rapor dahi istenmeden dava hakkında verilen kararın hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Finansal Kiralama Sözleşmesine konu olan ve kira bedelleri ödenmediği için geri alınarak 3.kişiye satılan malın, gerçek değerinin çok altında satıldığı iddiasıyla; gerçek değerinden ödenmeyen kira bedelleri düşüldükten sonra, bakiye tutarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kaldırma kararı sonrası alınan ek bilirkişi raporunda, emsal araştırması yapılarak dava konusu 2014 model ahşap birleştirme makinesinin, davalı tarafından 3. kişiye satış tarihi olan 28/03/2019 itibariyle rayiç değerinin (KDV dahil) 217.500 Euro karşılığı 1.360.266-TL olduğunun belirlendiği, raporda 2 adet emsal makine satış ilanına yer verilerek karşılaştırma yapıldığı, söz konusu makine değeri ile davalı şirketin makineyi 3.kişiye satış bedeli arasındaki farkın 867.767,80-TL olduğu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 62.699,87 TL harçtan, peşin alınan toplam 15.674,96 TL (15.247,36 + 427,60) harcın mahsubu ile bakiye 47.024,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/02/2026