4. Hukuk Dairesi 2022/6894 E. , 2025/1277 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/545 Esas 2022/656 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 06.11.2020 SAYISI : 2019/436 Esas 2020/335 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve …
**4. Hukuk Dairesi 2022/6894 E. , 2025/1277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/545 Esas 2022/656 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 06.11.2020 SAYISI : 2019/436 Esas 2020/335 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tarımsal üretim sektöründe saygınlığı ve itibarı olan en büyük çiftçi kuruluşlarından biri olduğunu, Adıyaman'da tohum yetiştiriciliği konusunda faaliyet gösteren dava dışı ...Tohumculuk Ltd. Şti'nin yönetim kurulu başkanı olan davalı tarafından CİMER'e yapılan başvuruda kullanılan söz ve ifadelerle müvekkili tüzel kişiliğin itibarının zarar gördüğünü, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalı tarafından hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını belirterek 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan CİMER başvurusunun Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında olduğunu, 2018 yılına kadar müvekkili tarafından davacıya tohum satışı yapılmasına rağmen 2018 yılında davacı tarafından sözleşmelerin iptal edildiğini, müvekkilinin maddi zarara uğradığını, davacı tarafından yerli üretim yapan firmalardan ürün satın alınmayarak yıpratma politikası uygulandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından başvuru yapılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'nin, vatandaşların talep, ihbar ve şikayetlerini doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na iletmek amacıyla kurulmuş olduğu, sistemin vatandaşlardan gelen geri bildirimlerin ölçülmesi ile birlikte halkla ilişkiler kavramının öneminin tüm kamu teşkilatına yaymayı amaçladığı; başvuruların içerikleri, başvuru hareketleri veya başvuru sahibinin kişisel bilgileri kanundaki ilke ve prensipler gözetilerek konunun muhatabı dışında hiçbir makam veya kurumla paylaşılmadığı, davalının başvurusundaki söz ve ifadeleri nedeniyle davacı kurum aleyhine herhangi bir idari ya da cezai soruşturma açılmadığı, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF