T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1318 KARAR NO : 2026/326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/74 Esas, 2025/480 Karar DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1318 KARAR NO : 2026/326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/74 Esas, 2025/480 Karar DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile müvekkili firma arasında yıllara sari ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında yapılan bağlantı sözleşmesi gereği; müvekkili firma toplam 35 adet olan 33.149.970,00 TL. bedelli çekler karşılığında davalı firmadan boru teslim alacağını ancak çeklerin verilmesine rağmen boruların teslim edilmediğini ve çeklerin de taraflarına iade edilmediğini, çeklerin firmaya teslim edilmediği gibi davalı firma tarafından konkordato sürecinde bulunan müvekkili firma aleyhine haksız takibe ve haksız davalara konu edildiğini, öncelikle davalı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, müvekkil firmaya ait davalı firmada bulunan talebe konu çeklerin iadesine ve Erzurum .... İcra Dairesi 2024/....Esas sayılı takibin iptaline, dazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilş firmanın uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve harçlarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, öncelikle dava değeri üzerinden alınması gerekli harcın tamamlanması için davacı tarafa muhtıra çıkarılmasını, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, yine müvekkilinin şirketinin....adresinde olması nedeniyle yetki itirazlarının olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın asıl amacının mahkememizde davacı tarafça açılan 2024/... Esas sayılı konkordato davasında ticareti defter ve kayıtların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkmasının önüne geçmesi olduğunu, alacak kayıt taleplerine şimdiye kadar bir yanıt verilmediğini ve davacı tarafın teslim aldığı malları piyasada kırdırarak dolandırıcılık eylemi içerisinde olduğunu, buna yönelik suç duyurusunda bulunacaklarını, davacı tarafın iddialarının aksine üretilen malzemelerin peyderpey istenilen adreslere sevk edildiğini, davacı tarafından mevcut ticari borçlarına ve son siparişlerine karşılık olarak bir kısım çekler müvekkiline teslim edilmiş ise de ilgili çeklerin karşılığının ödenmediğini, davacı taraf konkordato geçici mühlet kararı aldığı ana kadar toplam değeri 19.735.780,84 TL.'lik ürünün üretiminin yapılarak davacı tarafın bildirdiği adreslere sevk edildiğini, 18.568.854,00 TL.'lik ürünün ise sevke hazır halde beklediğini ancak çeklerin ödenmemesi nedeniyle ürünleri sevke hazır halde beklettiklerini, tüm bu nedenlerle davacının reddine, %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Davacının dava dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu olduğu adli yardım talebi 18.02.2025 günlü tensip tutanağının 12. maddesinde yer verilen gerekçe ile yerinde görülmeyerek 21.04.2025 tarihli tensip tutanağı ile dava tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. maktu başvuru harcı ve dava değeri (33.149.970,00 TL.) üzerinden hesaplanarak alınması gereken nispi 566.118,61 TL. peşin harcın mahkememiz veznesine yatırılması bakımından davacı tarafa 2 (İki) haftalık kesin süre verilerek aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağının ve noksan harçlar yatırılmadıkça yeniden işleme alınmayacağının ve neticeten davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, ilgili tensip tutanağının davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen belirtilen harçların verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça ikmal edilmediği anlaşılmakla mahkememizce verilen kesin sürenin dolduğu tarihe denk gelen 13.05.2025 tarihi itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmış olduğu; dosyanın yenilenmesi bakımından yasal 3 (Üç) aylık sürenin adli ara verme süresine rastladığı ve 09.09.2025 tarihi itibariyle dolduğu ve bu süre içerisinde davacı tarafça usulünce yapılmış bir yenileme başvurusunun (noksan harç ikmali ile birlikte) bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince "Davanın Açılmamış Sayılmasına" dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5. maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'nın 334/2. madesi hükmünün Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 Tarihli ve E: 2024/78, K: 2024/164 sayılı kararı ile iptal edildiğini, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından baslayarak dokuz ay sonra (21/8/2025) yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla müvekkil hakkında adli yardım kararı verilmesinin AYM kararı doğrultusunda mümkün olduğunu, usul ekonomisi gereği davanın henüz karara çıkmadan Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda müvekkili hakkında adli yardım kararı verilebilecek iken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından davalı şirkete ticari ilişki nedeniyle verilen çekler hakkında adli yardım talepli olarak borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, ilk derece mahkemesinin 18.02.2025 tarihli tensip zaptının ... nolu ara kararı ile davacının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, yine aynı bentteki ara kararında "İşbu red ara kararına karşı 6100 sayılı HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca işbu tensip tutanağının tebliğinden itibaren 1 (Bir) hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde İTİRAZ yasa yoluna başvurulabilineceğinin BİLİNMESİNE" şeklinde itiraz yolunun açık gösterildiği, yine aynı tensip zaptının ....nolu ara kararı ile adli yardım talebi reddedildiğinden 615,40 TL başvuru harcı ve 566.118,61 TL nispi harcın yatırılması için davacıya tensip zaptının tebliği ile birlikte 2 haftalık kesin süre verildiği, tensip zaptının davacı vekiline "Tensip tutanağı örneği eklidir" şerhini içerir tebligat ile gönderildiği ve 24.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde ilk derece mahkemesinin 21.04.2025 tarihli ara kararı ile harcın yatırılacağı merci bildirilmediğinden nispi harcın yatırılması için davacıya yeniden 2 haftalık kesin süre verildiği, işbu ara kararın davacı vekiline 26.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından harcın yatırılmadığı, mahkemece 14.05.2025 tarihli ara karar ile belirtilen harçların süresi içerisinde ikmal edilmediği gerekçesiyle dosyanın 492 sayıl HK atfı ile 6100 sayılı HMK 150. Maddesi uyarınca 1. Kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, akabinde de 09.09.2025 tarihli ara karar ile dosyanın 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği dikkate alınarak mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Adli yardım, 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup HMK'nın "Adli yardım talebinin incelenmesi" başlıklı 337. maddesi; "(1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir. (2) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir..." hükmünü içermektedir. HMK'nın 337/1. maddesinde belirtilen adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın gerekçeli olması gerekmektedir. Nitekim doktrinde de adli yardım talebinin reddine ilişkin gerekçeli karara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği belirtilmiştir (..., Mahkeme Harçları, .... Yayıncılık, 2. Baskı, 2023, s.424-425). Ayrıca, adli yardım talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara karar tebliğ edilirken, tebligatın “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren bir hafta içinde Mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği” şerhini içerir şekilde gönderilmesi gerektiği Yargıtay'ın kabulü doğrultusundadır (Bknz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2025 Tarihli, 2025/2286 Esas ve 2025/5989 Karar sayılı kararı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24.12.2025 Tarihli, 2025/6087 Esas ve 2025/5627 Karar sayılı kararı; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2025 Tarihli, 2025/18785 Esas ve 2025/17862 Karar sayılı kararı). Eldeki dosyada, davacının adli yardım talebinin reddi hakkında ayrı bir ara karar yazılmadığı, adli yardım talebinin reddedildiği tensip tutanağının davacı vekiline "Tensip tutanağı örneği eklidir" şerhini içeren tebligat ile gönderildiği ve yine tensip zaptında itiraz süresi beklenmeden harçların tamamlanması yönünde karar verildiği dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince verilen adli yardım talebinin reddi kararının tensip zaptının içeriğine dahil edilerek, ilgili şerhi içermeyen tebligat ile davacıya gönderilmesi ve akabinde harçlar tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 355 ve 353/(1)-a-6. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemesine geri gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 27.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.