(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10133 E. , 2011/14330 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 12.05.1992 tarihinden Kurumca sigortalılığının başlatıldığı tarihe kadar ... sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduk…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10133 E. , 2011/14330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 12.05.1992 tarihinden Kurumca sigortalılığının başlatıldığı tarihe kadar ... sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, davacının vergi kaydının başladığı 12.05.1992 tarihinden itibaren Kurumca tescil edildiği 04.10.2000 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile, davacının 12/05/1992-03/10/2000 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun ve 12/05/1992-03/10/2000 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili hizmetlerini borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 27.08.2001 tarihli bildirgeye göre 12.05.1992 tarihli vergi kaydı nedeniyle 04.10.2000 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa'ya tabi ... sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 12.05.1992-devam şeklinde vergi kaydının bulunduğu,23.08.2001-devam şeklinde oda ve 12.11.2011-devam şeklinde sicil kaydının bulunduğuı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan, 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. Diğer yandan 1479 sayılı Yasa'ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen ve 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren Geçici madde 18’e göre “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar.” hükmü getirilmiştir. 619 sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesi hükmünde ise; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Ancak, 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20.4.1982 tarihinden bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” denilmekte olup, 619 sayılı anılan KHK 4.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca tüm hükümleriyle iptal edilmiştir. Somut olayda Anayasa Mahkemesince iptal edilen 619 sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanma olanağı bulunmadığı gibi, benzer bir düzenlemeyi öngören 4956 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanunun Geçici 18. madde hükmü ise; Kanunun yayım tarihi olan 2.8.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmakta olup, davacının 27.08.2001 tescil talep tarihi dikkate alındığında 4956 sayılı Yasa'nın da uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmekle; 1479 sayılı Kanunun 2654 ve 3165 sayılı Kanunlar ile değişik hükümlerinin sigortalılık için aradığı koşullar dikkate alındığında davacının zorunlu sigortalı olarak ... kapsamında değerlendirilmesinde, hak ve yükümlülüklerin, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmiş olması ön koşulu dikkate alınarak, vergi mükellefiyetinin oluşturulduğu tarih ile başlatılmasında yasal zorunluluk bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.2.2009 gün ve 2009/21-10 Esas ve 2009/52 Karar sayılı ilamlarında bu husus açıkça belirtilmiştir. Mahkemece davacının vergide kayıtlı olduğu 12/05/1992-03/10/2000 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olduğunun kabulüne karar verilmesi yerinde ise de talep ettiği dönemde sigortalılık şartları bulunan davacının ayrıca aynı dönemdeki hizmetlerini borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.nun 438/7. (6100 sayılı H.M.K.’nun 370/2.) maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendinin silinmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.