11. Ceza Dairesi 2013/25233 E. , 2013/20110 K. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.10.2013 gün ve 2013/15719/64300 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.11.2013 gün ve KYB 2013/347806 sayılı ihbarnamesi ile; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 28/…
**11. Ceza Dairesi 2013/25233 E. , 2013/20110 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.10.2013 gün ve 2013/15719/64300 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.11.2013 gün ve KYB 2013/347806 sayılı ihbarnamesi ile; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 28/04/2009 tarihli ve 2008/547 esas, 2009/828 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Ticaret şirketlerinin müdürleri veya yetkililerinin, 2004 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile getirilen mal beyanında bulunma yükümlülüğünün bulunmadığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinde sayılan kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin müdür veya yetkilileri yönünden anılan Kanun'un 337/a. maddesindeki suçun işlenmesinin mümkün olmadığı cihetle, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında, Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 gün ve 2008/547 esas, 2009/828 sayılı kararının, CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticareti terk suçlarında duruşma davetiyesinin sanığın terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligat geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.