Başvuru, başvurucunun sendikal gerekçelerle iş sözleşmesi feshedildiği hâlde sendikal tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun sendikal gerekçelerle iş sözleşmesi feshedildiği hâlde sendikal tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Başvuruya Konu Olay Başvurucu, taşıma kolunda faaliyet gösteren Öz Taşıma-İş isimli işçi sendikası üyesidir. Davalı işyeri ise 000’in üzerinde mağazasıyla Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren perakende satış mağazasıdır. Başvurucu 9/8/2012 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmış ve 21/5/2018 tarihide Öz Taşıma-İş üyesi olmuştur. Başvurucunun iş sözleşmesi 25/9/2018 tarihinde "görev tanımındaki eylemleri yapmamakta ısrar etmesi" gerekçesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi kapsamında tazminatsız olarak feshedilmiştir. Başvurucu, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiği iddiasıyla Adana İş Mahkemesinde işe iade ve sendikal tazminat talepli dava açmıştır. Başvurucu, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğini ispat edebilmek için tanık deliline başvurmuştur. İlk derece mahkemesinde dinlenen davacı tanığı G.Ş., davacının hem sendika üyesi olduğu için hem de diğer çalışanların sendikaya üye olmalarını sağladığı için işten çıkartıldığını, davacıdan önce sendikaya üye olan kimsenin bulunmadığını, kendisi ile arkadaşları Ç., S.E., nin de aynı şekilde sendika üyesi olmaları nedeniyle işten çıkartıldıklarını, davacının işinde en iyilerden biri olduğunu ifade etmiştir. İlk derece mahkemesi dosyası içerisinde yer alan Öz Taşıma-İş yazısına göre, davalı işyerinde toplam 28 işçi sendika üyesi olmuştur. Bu işçilerden 16'sı 7/10/2018-22/9/2019 tarihleri arasında sendika üyeliğinden çekilmiştir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Davacının iş akdi davalı tarafça sipariş verilmeyen ürünü göndermek ve bu olaydan 7 ay sonra görevleri aksatarak şirketin zarara uğramasına sebebiyet vermekten feshedilmiştir. Görevi aksatma gerekçesi olarak da performans düşüklüğü gösterilmiştir. Ancak dosya kapsamında davacının performansının nasıl düştüğü, daha öncesinde aylık ne kadar ürün topladığı, feshe konu son 6 ayda bunun hangi sayılara düştüğüne ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacının performanstan dolayı işten çıkışının haklı veya geçerli nedene dayandığı davalı tarafça yukarıda açıklandığı üzere ispat edilememiştir. Davacı taraf yapılan bu fesih işleminin gerçeği yansıtmadığı davacının sendikal nedenlerle iş akdinin sonlandırıldığını beyan etmiştir... tanık sendikaya üye olma nedeni ile davacının kendisinin ve işyerinde çalışan Ç.L, S.E ve D gibi çalışanların işten çıkartılmış olduğunu beyan etmiştir. Davacının üye olduğu sendikaya müzekkere yazılarak iş yerinde sendika üyesi olan çalışanların listesi istenilmiştir. Gelen listede 28 işçinin ismi bildirilmiş olup, bu işçilerin hemen hemen bir çoğunun aynı zamanda sendikadan çekildiği, kalanların ise iş akdinin sonlanmış olduğu tespit olunmuştur. Bu tespitler doğrultusunda işyerinde sendikalı çalışanların üzerinde bir baskının olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Davalı işyerinde yetkili bir sendika olmadığı gibi toplu iş sözleşmesi de yapılmamıştır. Dolayısıyla sendikalı çalışanların örgütlenmesi ve çoğalmasının iş yerinde istenmediği açıkça anlaşılmakla ve davacının iş akdinin sebebi olarak gösterilen nedenlerin haklı veya geçerli sebep oluşturmadığı göz önüne alınarak yapılan feshin sendikal fesih olduğu kanaatine varılmış, davalı işveren tarafından halen sendikalı olup da çalışan işçi olduğunun, sendikal örgütlenmeye izin verildiğinin ispatlanamadığı için, sendikal fesih nedeni ile davacının işe iadesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır..." İlk derece mahkemesi kararının istinaf yargı yoluna götürülmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararda; Türkiye genelinde ve davalı işyerinde sendikaya üye olan işçi sayısı, üyelikten istifa eden işçilerin sayıları, fesih öncesinde sendikaya üyelik yaptıran işçilerin sayıları ile sendikaya üye olduğu tarihten hemen sonra iş sözleşmesi sona eren işçiler ve istifa etmesi üzerine yeniden işe devam eden işçilerin mevcut olup olmadığı hususları araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi istinaf incelemesi sonrası yaptığı yargılama sonucunda davanın kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir: "... İlgili sendika tarafından gönderilen listede 27 işçinin ismi bildirilmiş olup, bu işçilerin hemen hemen bir çoğunun aynı dönemde sendikadan çekildiği, kalanların ise iş akdinin sonlanmış olduğu tespit olunmuştur. Ayrıca sendika tarafından gönderilen listede yer alan davalı işyerinde çalışan bir çok işçinin sendikaya üye olduktan belli bir süre sonra iş akdinin davalı işveren tarafından SGK' ya kod 4 'Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi' olarak bildirim yapılarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu tespitler doğrultusunda işyerinde sendikalı çalışan işçilerin sendikaya üye olduktan belli bir süre sonra iş akitlerinin davalı işveren tarafından feshedildiği görülmektedir. Ayrıca davalı işyerinde yetkili bir sendika olmadığı gibi toplu iş sözleşmesi de yapılmamıştır. Dolayısıyla sendikalı çalışanların örgütlenmesi ve çoğalmasının iş yerinde istenmediği açıkça anlaşılmakla ve davacının iş akdinin sebebi olarak gösterilen nedenlerin haklı veya geçerli sebep oluşturmadığı göz önüne alınarak yapılan feshin sendikal fesih olduğu kanaatine varılmıştır..." İlk derece mahkemesi kararı tekrar istinaf yargı yoluna götürülmüştür. Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi feshin geçersizliği yönünden ilk derece mahkemesi kararını doğru bulmuş ancak sendikal fesih değerlendirmesi yönünden yeniden hüküm kurarak sendikal tazminat talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; Öz Taşıma- İş Sendikası tarafından gönderilen müzekkere cevabında 27 kişilik üye listesinin gönderildiği, üyelerin tamamının istifa, iş kolu değişikliği ve işsizlik nedenleriyle üyeliklerinin sona erdiği ancak bu üyelerin hepsinin işine son verilmediği ve bir kısmının çalışmaya devam ettiği anlaşıldığından işverenin sendikal sebeple işçi çıkardığının sabit olmadığı değerlendirilmiştir. Başvurucu süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Başvuru Konusu Olmayan Diğer Davalar Başvurucu ile birlikte Ç., F.B., G.Ş., ve Ö.A. isimli işçilerin de aynı gerekçelerle ve yakın tarihlerde iş sözleşmeleri sonlandırılmıştır. Adı geçenlerin açtığı işe iade ve sendikal tazminat talepli davalar ilk derece mahkemelerince kabul edilmiş ve kararlar Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından uygun bulunarak, kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararlarda yer alan sendikal fesih değerlendirmelerinin ilgili kısmı şöyledir:"...davalı iş yerindeki işçilerden 20 işçinin iş sözleşmesinin işverence 'Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış' nedeni ile işten çıkarıldığı, davalı iş yerinde 23 tane Öz Taşıma-İş Sendikasının üyesi olduğu, 3 sendikalı işçi dışında diğer sendikalı işçilerin üyelikten çekilmiş olsalar dahi işten çıkışlarının verildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davacıların iş yerinde aktif olarak sendika lehine çalışma yaptığı da anlaşıldığından..."