T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1142 KARAR NO : 2026/103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/02/2025 NUMARASI : 2024/26 E - 2025/97 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1142 KARAR NO : 2026/103 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/02/2025 NUMARASI : 2024/26 E - 2025/97 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmen bu sözleşme kapsamında düzenlenen faturalara ait ödemelerin yapılmadığını, beyanla, borçlunun kurumsal abonelik sözleşmesinden doğan borcunun ifasına karar verilmesini, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap vermemiştir. Mahkemece;Davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazının kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davacı vekili istinaf etmiş olup, yapılan istinaf incelemesi sonucunda Dairemizin 19/12/2023 tarih 2023/3291 Esas, 2023/3749 Karar sayılı ilamı ile karar kaldırılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kabulü ile, 26.808,30-TL alacağın son temerrüt tarihi olan 24/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde de yer verildiği üzere, dava konusu alacak kalemlerine ilişkin Merkezi Takip Sistemi 2022/263632 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş ve söz konusu dosya itiraz üzerine durdurulmuştur. İş bu davanın niteliği ise dosya münderecatından da anlaşılacağı üzere, itirazın iptali olmayıp, alacak davası niteliğindedir. Aynı alacak kalemleri için Merkezi Takip Sistemi'nin Dosya No:2022/263632 Esas sayılı dosyası derdest iken, aynı alacak kalemleri için iş bu davanın açılmış olması nedeniyle derdestlik itirazımız mevcuttur. Bilindiği üzere derdestlik itirazı, Mahkemenin her aşamasında ileri sürülebilen ve resen göz önünde bulundurulacak dava şartlarındandır. Müvekkilin itiraz ve beyanları hiç dikkate alınmamıştır. Müvekkil 30.04.2024 tarihli duruşmada; "Şirketimizin unvanı ... ... olarak değişmiştir unvan değişikliğine ve şirket yetkilisi olduğuma ilişkin belge ve kayıtları celse arasında mahkemenize ibraz edeceğim, biz davacı taraftan otobüslerimize cihaz aldık, daha sonradan öğrendiğimize göre bize verilen cihazlar ev tipi cihazlarmış bu nedenle kullanımı esasında kesiklikler yaşandı, araçlarımız bu yönden çeşitli sıkıntılar yaşadı, davacının kusuru nedeniyle biz verilen hizmeti gereği gibi kullanamadık, cihazlar halen bizdedir, teslim etmek istedik ancak teslim edemedik, davacı taraf teslim almadı teslim alacağız diyerek bizi oyaladılar buna ilişkin Whatsap yazışmaları mevcuttur, davanın reddini talep ederim dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesince değerlendirmeye esas alınan bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda müvekkilin iş bu beyanları tamamen yok sayılmıştır. Halbuki müvekkilin beyanlarının doğru olup olmadığı, davacı tarafından sağlanan hizmetin ayıplı olup olmadığı araştırılmalıdır. Nitekim yine 30.04.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında; "Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; Davacının hizmet ilişkisine dayalı faturadan kayaklı alacak talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı hususunda olduğu anlaşıldı." şeklinde uyuşmazlığın tespiti yapılmıştır. Ancak davacının alacak talebinin yerinde olup olmadığı sağlanan hizmetin ayıplı olup olmadığı ile ortaya çıkacak bir husustur. Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hizmetin ayıplı olup olmadığına ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Nitekim, davacının da hizmetin ayıplı olmadığına ilişkin herhangi bir beyanı da söz konusu değildir. Ayrıca müvekkilin ayıplı hizmet iddiasına ilişkin davacı kurumdan müvekkilin gerek arama kayıtlarının gerekse şikayet kayıtlarının celbedilerek dosya kapsamına alınması gerekmektiği halde bu eksik hususlar giderilmeden ve bu iddia hiç dinlenilmeden hüküm tesis edilmiştir. Münkir sayılan müvekkilin ön inceleme duruşmasında ifade etmiş olduğu ayıplı hizmet iddiası araştırılmadan hüküm tesis edilmesi ise açıkça hukuka aykırılık oluşturmaktadır. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , alacak talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı ... ... A.Ş. ile davalı ... ... ... Petrol Nakliye Otomotiv Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (eski ticaret ünvanı) arasında ... no.lu kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafça sözleşme kapsamında 2021 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları ile 2022 yılı Ocak ayına ait toplam 26.808.30 TL tutarlı faturalar düzenlendiği anlaşılmaktadır. İlamsız takip yapan alacaklının sonrasında itirazın iptali yoluna gitmeyip ,alacak davası açması halinde derdestlik sözkonusu olmayacağından,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin " Mali Hükümler " bölümünde ;5.1. Abone, ...'un duyurduğu Tarife'deki haberleşme ücreti, aylık sabit ücret, işlem ücretleri (açma, devir, tesis, SIM (Kart tahsis/değişiklik vb.), ayrıntılı fatura eti ve Katma Değerli Hizmetler'in bedelini, paket/servis üyelik ücretini, kampanya katılım ücretini, gecikme bedelini, yasalarda belirtilen tüm vergi, resim ve harç, telsiz şartname ve kullanım ücretleri ile birlikte oluşan dönem fatura tutarından, Ara Ödeme tutarları ve varsa düzeltme tutarlarının mahsup edilmesinden sonra kalan fatura tutarını faturasında belirtilen son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlüdür. Herhangi bir aya ait alacağın tahsili, Abone'nin önceki dönemlere ait ödenmemiş borçlarının ifa edildiği anlamına gelmez. ..., Abone tarafından yapılacak ödemeleri öncelikle geçmiş dönem borçlarına ilişkin faize ve geçmiş dönem borçlarına sayma hakkını saklı tutmaktadır. Abone'nin Sözleşme ya da farklı tip abonelik sözleşmeleri ile üzerine kaydedilmiş olan birden fazla hattı her bir abonelik türü için tek fatura düzenlenebileceği gibi, birden fazla fatura tek zarf içinde gönderilebilir.Fatura ödemeleri, ...'un belirleyeceği yöntemlerle ve duyurduğu anlaşmalı banka ve kurumlardan yapılır. Faturada belirtilen son ödeme tarihini geçen ödemeler için, ... tarafından günlük bazda gecikmeli gün sayısı kadar faiz uygulanır. Uygulanacak faiz oranları hakkında düzenlenen faturalarda ve ilgili hizmet kanallarından bilgi verilir. Sözleşmenin uygulanacak faize ilişkin hükümlerinde ;son ödeme tarihinden sonra ödenen faturalardan geç ödeme bedeli alınır. Bu bedel, vadesinde ödenmeyen tutar üzerinden, ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar aylık %4 oranıyla hesaplanır ve takip eden faturayla tahsil edilir. Son ödeme tarihinden itibaren, ödenmeyen fatura borçları için ikinci bir bildirime gerek kalmaksızın, ABONE'nin hattı görüşmeye kapatılır. Ancak, bu süre içinde belirlenen ara ödeme limitlerinin aşımı halinde, verilen sürenin bitimi beklenmez ,şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir. Mahkemece yargılamada alınan Mali Müşavir bilirkişi raporunda özetle;" davacı ... ... AŞ'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2021-2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür.Somut olayda, davanın konusunun, taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda, davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davacının kendi defter kayıtlarında davaya konu 2021 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları ile 2022 yılı Ocak ayı faturalarının yevmiye defterine ve davalı cari hesabına kaydedildiği, faturalar ile ilgili olarak davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödemenin bulunmadığı tespit edilmiştir.Sözleşmenin 5.6 maddesinde “...Faturada belirtilen son ödeme tarihini geçen ödemeler için, ... tarafından günlük bazda gecikmeli gün sayısı kadar faiz uygulanır. Uygulanacak faiz hakkında düzenlenen faturalarda ve ilgili hizmet kanallarından bilgi verilir.” hükmüne yer görülmüş olup faiz oranının faturalarda yer alacağının belirtildiği, tarafımca incelenen faturalarda yukarıda da tespiti yapıldığı üzere süresinde ödenmeyen faturalar için aylık %4 yıllık %48) oranında faiz uygulanacağı görülmüştür.2021 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları ile 2022 yılı Ocak ayı faturalarına ilişkin davacının 26.808,30 TL asıl alacağı; dava tarihine kadar geçen süreçte de 15.626,10 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.Esasa ilişkin cevap süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalının yargılama aşamasında delil ileri sürüp süremeyeceği noktasında yapılan değerlendirmede, 6100 Sayılı HMK nın 128. maddesinde : Süresi içerisinde cevap vermemiş olan davalı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. Süresinde cevap dilekçesi vermeyerek münkir durumuna düşen davalı taraf, davacının dava vakıalarını ispat sadedinde ileriye süreceği iddia delillerine karşı bunları çürütücü mukabil deliller ileriye sürebilmek hakkını kaybetmez. Kendisine bu delillerin ileriye sürülebilmesi için son defa bir kesin mehil verilmiş olup da o, müdafaa delillerini yine ileriye sürmemişse, davalı bu delilleri ancak bu takdirde ikame edebilmek imkanını kaybedecektir.Uygulamada baskın olan görüşe göre: hiç cevap dilekçesi vermemiş olan davalı davacının iddialarını inkar etmiş sayılır, inkar da bir savunma sebebi teşkil eder. Süresinde cevap dilekçesi vermediği için davayı inkar etmiş sayılan davalı, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını, m.191 uyarınca ispat etmeye ve bunun için karşı (mukabil delil) göstermeye yetkilidir ve bu karşı delillerle davacının iddiasının doğru olmadığını ispat edebilir. Bu halde mahkeme, davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte takdir ederek (değerlendirerek) varacağı sonuca göre hüküm vermelidir. Yukarıda anlatıldığı üzere davalı sadece davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebilir. Yoksa yeni vakıalar ileri süremez. Bu savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir. (m.141.)Davalı taraf davaya cevap vermediğinden münkir sayılmış,inkara ilişkin delil bildirilmemiş,mahkemenin ihtarlı ve kesin süreli tebligatına rağmen ticari defterleri incelemeye sunulmamıştır.Bu durumda, mevcut delil durumuna göre davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu ispatlanmış olup, davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 1.831,27 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.215,87 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/01/2026