12. Ceza Dairesi 2024/409 E. , 2024/2762 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/319 E., 2023/513 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulu…
**12. Ceza Dairesi 2024/409 E. , 2024/2762 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/319 E., 2023/513 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin kararların, sanıklar ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.09.2022 tarihli kararıyla bu sanıklar yönünden bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar ..., ..., ... hakkında kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre ayrı ayrı beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; raporlardaki tespitler çerçevesinde, tali kusurlu olan sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine, Yargıtay ilamından sonra Sayın Mahkemenin yapması gerekenin bozma karşısında yeni bir rapor alınması gerekirken bu inceleme yapılmamış; kısa yoldan ilama uyularak hüküm kurulmuş olduğuna, sanıkların en üst hadden cezalandırılmasına, hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'ın ...İlçesi ... Köyünde bulunan, hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan sanık ...'ün ruhsat sahibi ve işletmecisi olduğu maden ocağında işçi olduğu, olay günü sanık ...'ün talimatı ile ocakta daha önceden meydana gelen göçüğün arka kısmına ulaşmak ve oradaki hafriyatı çıkarmak amacıyla sanıklar ..., ... ve ... ile çalışma yaptığı, çalışmalar sonucunda göçük bölümün arka kısmına geçebilmek için göçükten bir insanın sığabileceği kadar delik açtıkları, göçüğün arka kısmında vagona bağlı bulunan halatı kurtarmak için sanık ...'ın göçüğe girdiği, 5-10 metre ilerledikten sonra içerinin havasız olduğunu söyleyerek çıktığı, ölen ...'ın bir süre sonra içeriye girdiği, 25-30 metre gittikten sonra yere düştüğü ve öldüğü, Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kuruluna ait 10.10.2012 tarihli raporda; ...'ın ölümünün havasız kalma ve toksikgaz imhalasyonu sonucu gerçekleştiğinin bildirildiği, ...İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 24.04.2012 tarihli tutanakta olayın meydana geldiği ocağın kapatılmış olduğu, buna rağmen içerideki malzemeleri toplamak ve ocağın içerisinde daha önce meydana gelen göçüğü temizlemek amacıyla işçilerin uzun zamandan beri kapalı olan ocakta çalıştıkları, olayın meydana geldiği yerde ocağın içerisindeki oksijen değerini ölçen aletin olmadığı, bu cihazın ve gaz ölçüm defterinin şantiye binasının bulunduğu alanda olduğu, defter kaydına göre en son 10/04/2012 tarihinde ölçüm yapıldığı hususunun bildirildiği; 03.05.2012 ve 04.04.2015 tarihli bilirkişi heyet raporlarına göre, işveren olarak sanık ...'ün üretim yapılmayan ancak göçük sonrası temizlik yapılan ve hafriyat çıkarılan ocakta, yeraltı işletmelerinde alınması gereken önlemleri almadığı, yeterli sayıda ölçüm cihazı bulundurmadığı, personele uygun koruyucu ekipman ve kişisel koruyucu donanım sağlamadığı ve gerekli denetimleri yapmadığı için asli kusurlu; ..., ... ve ...’ın göçük üzerinde açılan delikten ...’ın havasız olabileceği bilinen yere amirlere bilgi verilmeden, gerekli ölçüm ve önlemler alınmadan girmesine izin vermelerinden dolayı tali kusurlu olduklarının kabulü ile sanıklar ..., ... ve ...’ın taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin kararların, sanıklar ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.09.2022 tarihli ilâmıyla; "...Ölen ...'ın ...İlçesi ... Köyünde bulunan, sanık ...'ün ruhsat sahibi ve işletmecisi olduğu maden ocağında işçi olduğu, olay günü sanık ...'ün talimatı ile ocakta daha önceden meydana gelen göçüğün arka kısmına ulaşmak ve oradaki hafriyatı çıkarmak amacıyla sanıklar ..., ... ve ... ile çalışma yaptığı, çalışmalar sonucunda göçük bölümün arka kısmına geçebilmek için göçükten bir insanın sığabileceği kadar delik açtıkları, göçüğün arka kısmında vagona bağlı bulunan halatı kurtarmak için sanık ...'ın göçüğe girdiği, 5-10 metre ilerledikten sonra içerinin havasız olduğunu söyleyerek çıktığı, ölen ...'ın bir süre sonra içeriye girdiği, 25-30 metre gittikten sonra yere düştüğü ve öldüğü, Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kuruluna ait 10.10.2012 tarihli raporda; ...'ın ölümünün havasız kalma ve toksikgaz imhalasyonu sonucu gerçekleştiğinin bildirildiği, ...İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 24.04.2012 tarihli tutanakta olayın meydana geldiği ocağın kapatılmış olduğu, buna rağmen içerideki malzemeleri toplamak ve ocağın içerisinde daha önce meydana gelen göçüğü temizlemek amacıyla işçilerin uzun zamandan beri kapalı olan ocakta çalıştıkları, olayın meydana geldiği yerde ocağın içerisindeki oksijen değerini ölçen aletin olmadığı, bu cihazın ve gaz ölçüm defterinin şantiye binasının bulunduğu alanda olduğu, defter kaydına göre en son 10/04/2012 tarihinde ölçüm yapıldığı hususunun bildirildiği; 03.05.2012 ve 04.04.2015 tarihli bilirkişi heyet raporlarına göre, işveren olarak sanık ...'ün üretim yapılmayan ancak göçük sonrası temizlik yapılan ve hafriyat çıkarılan ocakta, yeraltı işletmelerinde alınması gereken önlemleri almadığı, yeterli sayıda ölçüm cihazı bulundurmadığı, personele uygun koruyucu ekipman ve kişisel koruyucu donanım sağlamadığı ve gerekli denetimleri yapmadığı için asli kusurlu; ..., ... ve ...’ın göçük üzerinde açılan delikten ...’ın havasız olabileceği bilinen yere amirlere bilgi verilmeden, gerekli ölçüm ve önlemler alınmadan girmesine izin vermelerinden dolayı tali kusurlu olduğunun kabulü ile sanıklar ..., ... ve ...’ın mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, sanıkların ölen işçi üzerinde denetim ve gözetim görevlerinin bulunmadığı bu nedenle de, iş kazasının meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ... ve ...’ın beraatlerine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, sanıklar ..., ..., ... hakkında kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, sanıkların olayda taksire dayalı kusurlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek verilen beraat kararlarının mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, ...Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.