Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4067 E. , 2024/3369 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4067 Karar No : 2024/3369 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... VEKİLLERİ : Av. ... DİĞER DAVACILAR : 1) ... 2) ... 3) ... 4) ... (...) 5) ... (...) 6) ... (...) 7) ... 8) ...(müteveffa) VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişk
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4067 E. , 2024/3369 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4067 Karar No : 2024/3369 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... VEKİLLERİ : Av. ... DİĞER DAVACILAR : 1) ... 2) ... 3) ... 4) ... (...) 5) ... (...) 6) ... (...) 7) ... 8) ...(müteveffa) VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları olan ...'un, 19/04/2011 tarihinde İzmir ili, Menemen ilçesinde bulunan 75. Yıl Asarlık İlköğretim Okulu'nun bahçe kapısının önünde oynadığı sırada kapının üzerine düşmesi neticesinde yaralanıp kaldırıldığı hastanede 21/04/2011 tarihinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (11/04/2014 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 67.363,75 TL, 19/04/2024 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 701.604,59 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, babası ... için 1.000,00 TL (11/04/2014 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 43.025,88 TL, 19/04/2024 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 424.001,88 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ...,... (...), ... (...) ve ... (...) için ayrı ayrı 100,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, babaannesi ...ve dedesi ... için ayrı ayrı 100,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı bozmaya uyularak verilen kısmen kabul, kısmen ret kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2018/3441, K:2022/1729 sayılı kararıyla manevi tazminata ilişkin kısımının gerekçeli onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması üzerine müteveffanın annesi ve babasının maddi tazminat istemi yönünden dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda ... için 701.604,59 TL, ... için 424.001,88 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak, davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ve Mahkemelerince anne ve babanın %35 müterafik kusurunun tenzili sonrasında davacılardan ... için 456.042,98 TL, ... için 275.601,22 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle idareye başvuru tarihi olan 19/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine fazlaya ilişkin maddi tazminat ve faiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dosya kapsamında yer alan 01/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda %35 müterafik kusur indirimi yapılmasının ardından ... için 701.604,59 TL, ... için 424.001,88 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu belirlendiği halde İdare Mahkemesince bilirkişi raporunda belirlenen tutar üzerinden yeniden müterafik kusur indirimi yapılmasının mükerrer tenzilata neden olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, üçüncü kişilerin eylemi nedeniyle zararlı sonuç ile idarelerinin eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan ... ve ...'un 4 yaşındaki oğlu ...'un, 19/04/2011 tarihinde, İzmir ili, Menemen ilçesinde bulunan 75.Yıl Asarlık İlköğretim Okulu'nun demir kapısının üzerine çıkarak oynadığı sırada demir kapının yerinden ayrılarak üstüne düşmesi sonucu vefat ettiği, olayla ilgili olarak taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanan okul müdürüne, "olayın kaynak yerlerinin kopması sonucu demir kapının rayından çıkması suretiyle meydana geldiği, kaynakların dayanıklılığını kontrol etmeyen, kapının raydan çıkmasını engelleyecek tedbirleri almayan, kapının bağlantı demirinin olaydan iki gün önce başkaları tarafından alınmasına rağmen tamirat ve onarımını yaptırmayarak kapıyı her an devrilmeye müsait durumda bırakan okul müdürünün olayda asli kusurlu olduğu" yolundaki bilirkişi raporu dikkate alınarak ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan ceza mahkemesi kararının 10/09/2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra 19/06/2013 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğini kaybeden kimseye, diğer bir ifadeyle ölen kimsenin yakınlarına, ölüm olayından önceki sosyal ve ekonomik yaşam düzeyinin devamını sağlayacak bir miktar para ödenmesini ifade etmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermek zorundadır. Maddi tazminatın amacı, zarar verici olay meydana gelmeseydi; zarar gören, mal varlığı açısından hangi durumda bulunacak idiyse, o durumun yeniden kurulması olup; zarar, eğer destek ölmeseydi, destekten yoksun kalanın gelecekte faydalanacağı yardımı tespit etmek amacıyla belirlenir. Burada karşılanması gereken gerçek zarar, desteğin davacıya sağlayacağı yardımların toplamıdır. Öte yandan, dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi, yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere, hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple özellikle aktüeryal yönden maddi tazminat hesaplanması gereken davalarda bilirkişinin görüşünün alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2018/3441, K:2022/1729 sayılı kısmen onama kısmen bozma kararında, dava konusu olaya ilişkin 15/12/2017 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif neticesinde düzenlenen 15/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı idarenin %65, müteveffanın anne ve babasının %35 kusurlu bulunduğunun belirlenmesine yönelik raporun hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, müteveffanın evleninceye kadar gelirinin 1/2'sini kendisine, 1/2'sini anne ve babasına ayıracağı, evlendikten sonra gelirinin 1/3'ünü kendisine, 1/3'ünü eşine, 1/3'ünü anne ve babasına ayıracağı, ilk çocuk olduktan sonra gelirinin 2/7'sini kendisine, 2/7'sini eşine, 1/7'sini çocuğuna, 2/7'sini anne ve babasına ayıracağı, ikinci çocuk olduktan sonra 1/4 kendisine, 1/4 eşine, 1/4 çocuklarına, 1/4 anne ve babasına ayıracağı varsayımına göre hesaplanması gerektiği, müteveffanın annesinin gelir getirici bir işte çalışmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı anneye ödenecek tazminat miktarından yetiştirme ve eğitim giderleri yönünden bir indirim yapılmayarak, yalnızca baba yönünden hesaplanacak tazminattan %5 oranında yetiştirme gideri indirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İdare Mahkemesince, anılan bozma kararına uyularak alınan bilirkişi ek raporunda müteveffanın anne ve babasının %35 müterafik kusuru dikkate alınarak ... için 424.001,88 TL, ... için 701.604,59 TL destekten yoksun kalma zararı belirlenmişse de ...'dan düşülen yetiştirme giderleri ...'a yapılması gereken toplam destekten yoksun kalma zararının %5'i olarak belirlenmiştir. Oysaki yetiştirme giderleri müteveffanın 18 yaşını doldurmasına kadarki dönem olup, olay tarihinden müteveffanın 18 yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönem için asgari ücretin %5'i esas alınarak belirlenecek olan tutarın yetiştirme gideri olarak düşülmesi gerekmektedir. Anılan hesap ek raporu, yukarıda belirtildiği üzere yetiştirme giderlerinin hesaplanması yönüyle hatalı bulunmaktadır. Öte yandan bilirkişi raporunda davacıların müterafik kusuru dikkate alınarak %35 kusur indirim yapıldığı halde İdare Mahkemesince bilirkişi ek raporunda kusura ilişkin indirim yapılmamışcasına belirlenen tutarlar üzerinden yeniden %35 kusur indirimine gidilerek hüküm kurulması mükerrer tenzilata neden olmuş olup, Mahkeme kararında bu yönüyle isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.