(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16129 E. , 2010/12277 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı-karşı davalı, murisinin ... sigortalılığını ve almakta olduğu ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline Davalı-karşı davacı Kurum ise, davacının yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının davasının kabulüe, davalı-karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyi…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16129 E. , 2010/12277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı-karşı davalı, murisinin ... sigortalılığını ve almakta olduğu ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline Davalı-karşı davacı Kurum ise, davacının yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının davasının kabulüe, davalı-karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle murisinin ... hizmetinin ve dolayısıyla kendisine bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiş, davalı-karşı davacı Kurumda davacının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını istemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacı murisi ...’ın 22/03/1985 – 31/12/1990 tarihleri arasındaki Sigortalılığının ve buna bağlı davacıya bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin 28/05/2001 tarih ve 6110 sayılı kurum ( ... ) işleminin iptaline , birleşen davanın reddine, karar verilmiştir. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, ...’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı murisinin 1929 doğumlu ... olduğu,19.12.1996 tarihinde öldüğü, mirasçıları tarafından verilen 21.10.1997 tarihli giriş bildirgesi ile 18.01.1985 tarih ve 645 sıra numarası ile Bismil esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki üye kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle tescil edildiği, 31.12.1990 tarihinde oda kaydı sona erdiğinden terkin edildiği, davacıya 01.01.1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, Kurumca, 28.05.2001 tarih ve 6110 sayılı yazıyla,Bismil Esnaf Odası kayıtlarının müfettiş raporuyla usulsüz olduğu tesbit edildiğinden ... hizmet sürelerinin ve bağlanan ölüm aylığının iptal edildiği ve davacıya yersiz ödenen 01.01.1997-24.03.2001 tarihleri arasındaki ölümaylığı nedeniyle 2.987.141.601 TL asıl ve 1.796.285.622 TL faiz olmak üzere toplam 4.783.426.382 TL borç çıkarılıp davalı Kurumca takip yapıldığı, davacının borca itiraz ettiği, Kurumca itirazın iptali davası davası açıldığı, davacı murisinin Bismil Esnaf Odasındaki kaydının 01.01.1985 tarihinde başladığı, 31.12.1990 tarih ve 31 sayılı karar ile silindiği, Odaca eski kayıt defterinin sunulmadığı,1997 tarihli kayıt defterinin sunulduğu,1997 tarihli kayıt defterinin gelişigüzel tutulduğu, imzaların atılmadığı, karar defterinin,1996 yılı öncesine dair hazirun cetvellerinin ve aidat ödendiğine dair makbuzların sunulmadığı,18.10.1997 tarihli 279 sayılı Kurum Genelgesi uyarınca mahallinde düzenlenen tutanakta; davacının Bismil Noterliğinin 20.08.1997 Tarih ve 5447 yevmiye numarası ile tasdikli Üye Kayıt Defterinin 162. sahifesinde 645 sıra numarada Şeyhmus oğlu 1929 doğumlu ...’ın 18.01.1985 tarihinde kaydolduğu ve 31.12.1990 tarihinde kaydının silindiğinin, Şube Müdürü, Şef ve Esnaf Odası Başkanından oluşan 3 kişilik kurul tarafından tesbit edildiği, vergi ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, Kurum müfettişinin düzenlediği raporda ...'ın oğlunun babasının bakkallık yaptığını beyan ettiği ancak uzun süre esnaf sicil kaydı ve vergi kaydı olmadan bu mesleği sürdüremeyeceği bu nedenle mirasçıları tarafından murisin oda kaydının usule aykırı olarak yeni deftere geçmişe dönük kayıt yaptırılmak suretiyle murise haksız yere hizmet süresi kazandırılıp, ölüm aylığı bağlanmasının sağlandığı, Bismil Esnaf Odası üye kayıt defterinin 1997 yılında yeni deftere kayıt edildiği, eski üye kayıt defterinin akıbetinin bilinmediği gerekçesi ile müfettişliğe ibraz edilmediği, sonradan yapılan kaydın usule aykırı olduğu, bu kayıtlar sırasında odayla ilgileri bulunmayan kişilerin kaydının yapılarak ... dan haksız yere hizmet süresi kazandırmanın amaç edinildiği bunun ortaya çıkmasını önlemek için odanın eski üye kayıt defterleri ve yönetim kurulu karar defterlerinin ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, bahse konu üye kayıt defterlerinin gelişigüzel yeni deftere kayıt edildiği ,defterde üyelikle ilgili bilgiler ve imzaların olmadığı, eski defterlerin ibraz edilmememesi nedeni ile bu defterlerin güvenilirliği konusunda tereddütler oluştuğu, 1997 yılında yeni defterdeki kayıtlara göre ...’a kayıt ve tescili yapılan ve başka bir yerde kaydı bulunmayan kişilerden bilgisine başvurulmak üzere gelenlerin genellikle zahirecilik ve seyyar satıcılık gibi mesleklerle uğraştıklarını,ancak buna ilişkin belge ibraz edemedikleri gibi odaya hiçbir aidat ödemediklerini ve seçimlerde oy kullanmadıklarını beyan ettikleri,oda kayıtlarının çok eski tarihlerde başlamasına ve sadece oda kaydı olduğu halde vergi mükellefiyeti ve esnaf sicil kaydı olmaksızın bağımsız çalışmalarını nasıl devam ettirdiklerini ve ...’a neden 1998-1999 yılında başvurdukları konusunda inandırıcı bir açıklamada bulunamadıkları, incelemeye konu kişilerin 1984 yılından öncesine ilişkin hazirun cetvellerinin temin edilemediğini , il müdürlüğünce kayıtların doğruluğu ile ilgili yapılan tetkiklerinde oda başkanlığınca eski defter ve belgeler ibraz edilemediği için sonradan düzenlenen defterdeki bilgilere itibar edilerek tutanak tutulduğunu, bu nedenlerle davacı murisinin sigortalılığının geçersiz sayılarak davacıya bağlanan aylıkların iptal edilmesi gerektiğinin tesbit edildiği, Bismil Esnaf Odası yöneticileri ve üyelerinden oluşan 59 kişi hakkında resmi evrakta sahtekarlık suretiyle kamu kuruluşunu dolandırmak suçlarından Diyarbakır Ağır 3. Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,davanın derdest olduğu,İddianamede, eski üye kayıt defterinin ibraz edilemediği, mevcut üye kayıt defterinin düzenli tutulmadığı, oda ile ilgisi bulunmayan kişilerin odaya kaydının yapılarak ... dan haksız aylık almalarının sağlandığının belirtildiği, davacı hakkında da dava açıldığı, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas sayılı dava dosyasında Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterleri üzerinde yapılan Kriminal İnceleme Raporunun 7. sayfasında davacının murisinin Bismil Noterliğince 20.08.1997 tarih ve 05447 yevmiye numarası ile tasdiklenmiş üye kayıt defterinin 163. sayfasında 645. sıra numaralarında kayıtlı olduğu, Kriminal raporun 9. sayfasında; bu kaydın döküman inceleme cihazı ile yapılan incelemeleri neticesinde belirtilen kayıt üzerinde tahrifat amaçlı olarak silinti-kazıntı veya ilave yapıldığını gösterir nitelikte yeterli bulgulara rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davacı murisinin oda kaydı usulsüz olduğundan 22.3.1985-31.10.1990 tarihleri arasında sigortalılık şartlarını taşımadığı açıktır. Ancak, davalı Kurumun davacının murisini önce sigortalısayıp sigortalılık dönemine ilişkin primleri tahsil edip hak sahibine ölüm aylığı bağlayıp ödenen primleri uzunca süre kullanıp hak sahibine ölüm aylığı konusunda umut verildikten sonra murisin sigortalılığını ve hak sahibinin ölüm aylığını iptal etmesi Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Ne varki; kimde kendi hilesinden istifade edemeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacının da katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gerekir. Somut olayda, davacı murisinin 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu ... sigortalılığını sağlayan Bismil Esnaf Odası kayıtlarının sigortalılığı ve buna bağlı olarakta davacıya ölüm aylığı bağlanmasını sağlamak amacı ile sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri , üyeleri ve davacı hakkında ceza davası açılmış olup, usulsüz oda kaydının oluşturulmasından davacının katılımının olup olmadığı, bu dava sonucu verilecek karar ile saptanacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delilleri bir arada değerlendirilip bir sonuca varılması gerekirken, eksik inceleme sonucu tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı ve karşı davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.12.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.