Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/3157 E. , 2024/4845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3157 Karar No : 2024/4845 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem :
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/3157 E. , 2024/4845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3157 Karar No : 2024/4845 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde başpolis memuru görev yapan davacı, "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının (5-1. maddesindeki fiili nedeniyle) iptali ile geriye dönük parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında verdiği 07/11/2023 günlü, E:2021/7683, K:2023/5234 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; dava dosyasının incelenmesinden; H.A. liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında yapılan telefon, ortam dinlemesi ve fiziki takibi içeren teknik takip bulguları sonuçlarına göre, HA-P-7 kodlu teknik takipte, H.A. ve Ç.B. isimli şahısların aralarında geçen telefon görüşmelerinde, "H.A. ve Ç.B.'nin fiilen ortak oldukları ... isimli masaj salonuna 18/07/2011 tarihinde yapılan suçüstü operasyonuna ahlak grup amirliği hizmetlerinde gayri resmi olarak kullanılan ve polis ekibiyle katılan bir şahsın, sonraki gün anahtarını salonda unuttuğundan bahisle salona geri gelerek Ç.B. ile görüştüğü, kendisini polis memuru olarak tanıttığı, sarkıntılık yaptığı, duygusal ilişki teklifinde bulunduğu, Asayiş Şube Müdürlüğü personeli hakkında detaylı bilgiler verdiği" ve Ç.B.'nin, söz konusu şahsın bu konuşmalarını cep telefonuna kaydederek H.A.'ya verdiği, H.A.'nın da İ.Ö. isimli şahıs aracılığı ile davacıya ve diğer polis memurları M.D. ve M.G.'ye ulaştığı ve buluşma ayarladıkları, H.A.'nın polis memurlarına ses kaydını aktardığı ve ses kaydının bulunduğu CD'yi savcılığa vermekle tehdit ettiği, ... günlü, ... sayılı Disiplin Soruşturma Raporunda; davacının, amirlerinin bilgisi dışında H.A. isimli şahıs ile görüştüğü ve bu olayla ilgili açıklamalar yaptığı sabit görülerek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı, uyuşmazlıkta; davacının soruşturmada alınan ifadesinde, "masaj salonu sahibi H.A.'nın elinde bir ses kaydı bulunduğuna ilişkin konuyu öğrendiğinde, durumu diğer ekip arkadaşlarına ve komiser yardımcısı İ.Ö.'ye bildirdiği, İ.Ö.'nün de büro amiri A.D.'yi arayarak karışık ve önemli bir durum olduğunu söyleyip büro amirliğine gelmesini istediği, durumun aynı gün büro amiri A.D.'ye arz edildiği, A.D.'nin, masaj salonuna gidip kendisini polis memuru gibi tanıtan şahsı çağırarak görüştüğü ve bir daha kendisini Şubede görmek istemediğini belirtip şahsı gönderdiği, H.A. isimli şahsın şikayetçi olmak istiyorsa Savcılığa başvurabileceğini söylediği"ni beyan ettiği, aynı soruşturma kapsamında komiser yardımcısı İ.Ö.'nün ise, "davacının konuyu kendisine haber vermesi üzerine, büro amiri A.D.'yi arayarak karışık bir konunun olduğu, masaj salonuna yapılan baskın sonrasında polis memurlarından birinin salonu işleten Ç.B. isimli bayana sarkıntılık yaptığına ilişkin bir görüntü kaydının olduğundan bahsedildiği, şikayetçilerin savcılığa başvurmak istediklerini söylediği, büro amiri A.D.'nin de, şikayeti gerektirecek bir görüntü kaydı vb. varsa şahısların isterlerse savcılığa gidebilecekleri, isterlerse de büro amirliğine gelerek şikayette bulunabileceklerini pek çok kez belirttiği" yönünde ifade verdiğinin anlaşıldığı; bu durumda davacının, H.A. isimli şahsın elinde bulunan görüntü kaydına ilişkin olarak, konuyu diğer ekip arkadaşlarına ve komiser yardımcısı İ.Ö.'ye bildirdiği, komiser yardımcısı İ.Ö.'nün de, bu yöndeki ifadesi ve büro amiri A.D.'yi arayarak konu hakkında bilgi verdiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde davacının ne şekilde "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinin açık ve net bir biçimde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesi gereğince "meslekten çikarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiği, fiilin davacı tarafından işlendiğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının onanmasına, Mahkeme kararının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden; Davacının, işbu davada incelenen meslekten çıkarma disiplin cezası yanında aynı dava konusu işlemle (22/05/2013 günlü, 2013/178 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının 5-3. maddesinde yer alan davranışlarıyla) "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca bir kez daha "meslekten çıkarma" disiplin cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davacının görevine döndürülmesini ya da açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının tazminini gerektiren hukuki bir nedenin bulunmadığı anlaşıldığından; davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemi yönünden "davanın reddine" karar verilmesi gerekmekte olup, İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile, anılan kararın, yoksun kalınan parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine yönelik kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.