Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6306 E. , 2024/2666 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6306 Karar No : 2024/2666 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kaymakamlığı KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : D…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6306 E. , 2024/2666 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6306 Karar No : 2024/2666 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kaymakamlığı KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, Gülhane Parkında bulunan set üstü çay bahçesinde 04/04/2016 gününde meydana gelen toprak kayması neticesinde hayatını kaybeden ...'ın annesi babası ve kardeşi olan davacılar tarafından, söz konusu çay bahçesinin tahliyesi yönünde karar alınmasına rağmen süresinde tahliye etmeyen davalı Fatih Kaymakamlığı'nın ve yine aynı alanı kiraya vermesine rağmen gerekli bakım ve onarımlarını yapmayan davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın meydana gelen zarardan sorumlu olduklarından bahisle, müteveffanın annesi ..., babası ... için 1.000,00'er-TL maddi, 80,000,00'er TL manevi ve müteveffanın kardeşi ... için 80.000,00-TL manevi zararın, olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu olayda, 04/04/2016 günü yıkılan set üstü çay bahçesinin, davalı idarelerden olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, ... Trz. Gıda Teks. İnş. San. Ltd. Şti'ye kiraya verildiği, ancak Müzeler Müdürlüğü'nün 28/04/2010 tarihli yazısına istinaden Gülhane Parkında yer alan set üstü çay bahçelerine ait izinsiz yapıların tahliyesinin istenildiği, bu kapsamda kira sözleşmesi feshedilerek taşınmazın tahliyesinin dava dışı şirketten talep edildiği, şirket tarafından söz konusu tahliye işlemine karşı ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden dava açıldığı, ayrıca adli yargı mercilerinde kiracılık sıfatının tespiti için de dava açıldığı, adli yargı ilk derece mahkemesince verilen kiracılığın devamının tespitine dair kararın Yargıtay ilgili dairesince bozulması üzerine, ilk derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak kiracılık sıfatının tespiti isteminin reddi yönünde hüküm kurulduğu ve söz konusu kararın Yargıtay'ca onandığı, bu sefer ... gün ... sayılı yazı ile taşınmazın tahliyesi için Fatih Kaymakamlığı'ndan talepte bulunulduğu, Fatih Kaymakamlığı'nca ilgili taşınmazın tahliyesi için kiracıya tebliğ edilen işlemin ... İdare Mahkemesi'nin... esasına kayden dava konusu edilmesi üzerine ve verilen herhangi bir yürütmenin durdurulması kararı olmamasına rağmen, ibraz edilen dava açıldığına dair derkenar yeterli görülerek taşınmazın tahliyesinin sağlanmadığı, müteakiben 04/04/2016 günü set üstü çay bahçesini zemin kotu üstünde tutan istinat duvarının yıkılarak, toprak kaymasına sebebiyet vermesi üzerine, ...'ın göçük altında kalarak hayatını kaybettiği, dava dosyasında yer alan tutanak, olay yeri inceleme raporu ve Cumhuriyet Savcılığı'nca olay yerinde uzman bilirkişilerce yapılan incelemenin akabinde tanzim edilen bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden de anlaşıldığı üzere; duvarın zaman içinde bakımının yapılmadığı, drenaj sistemi oluşturulmadığı, herhangi bir destek güçlendirmenin yapılmadığı, duvar arkasında yer alan ağaçların duvara baskı kurarak zamanla deforme ettiği görüldüğünden, söz konusu alanın bakım onarımından sorumlu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu, ayrıca taşınmazın İ.B.B tarafından Fatih Kaymakamlığı'ndan tahliyesinin talep edilmesine rağmen ve tahliye işlemlerine girişen Kaymakamlığın, tahliye işleminin yürütmesinin durdurulması yönünde verilmiş herhangi bir mahkeme kararı olmamasına rağmen taşınmazın tahliyesini sağlamadığından Fatih Kaymakamlığı'nın da hizmet kusurunun bulunduğu, davalı idarelerin meydana gelen zararın tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davacılar tarafından talep edilen destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat tutarının tespiti amacıyla, Mahkemece 15/06/2017 günlü karar ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, 02/11/2017 havale tarihli olarak sunulan raporda, müteveffanın babası davacı ...'ın destekten yoksun kalmasına ilişkin zararının 34.243,00-TL olduğu, müteveffanın annesi davacı ...'ın zararının ise 36.877,00-TL olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu karara esas alınabilecek mahiyette olduğu, 17/11/2017 tarihli dava konusu tazminat tutarının ıslahına ilişkin beyan da göz önüne alınarak, davacılardan ...'ın 34.243,00-TL maddi zararının, yine davacılardan ...'ın 36.877,00-TL maddi zararının 2.000,00-TL'sinin idarelere başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle, kalan tutarın ise dava konusu tutarın ıslah edildiği 17/11/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, davalı idarelerden müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek taraflarına ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, manevi tazminat yönünden ise, müteveffanın annesi ... ile babası ...'ın 100.000,00'er-TL manevi tazminat talebinin 80.000,00'er-TL'sinin kabulüne, 20.000,00'er-TL'sinin reddi ve müteveffanın kardeşi ...'ın 100.000,00-TL manevi tazminat talebinin 50.000,00-TL'sinin kabulü ile 50.000,00-TL'sinin reddi gerektiği, söz konusu tutarların davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı ...'ın 36.877,00-TL maddi zararının tazmini isteminin, yine davacı ...'ın 34.243,00-TL maddi zararın tazmini isteminin kabulü ile, söz konusu tutarın 2.000,00-TL'sinin davalı idareye başvuru tarihinden, kalan tutarının dava konusu miktarın ıslah edildiği 17/11/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tazminine, davacı ...'ın 100.000,00-TL manevi tazminat talebinin 80.000,00-TL'sinin kabulüne, 20.000,00-TL'sinin reddine, davacı ...'ın 100.000,00-TL manevi tazminat talebinin 80.000,00-TL'sinin kabulüne, 20.000,00-TL'sinin reddine, davacı ...'ın 100.000,00-TL manevi tazminat talebinin 50.000,00-TL'sinin kabulüne, 50.000,00-TL'sinin reddine, söz konusu tutarların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, ilgili idarelerden müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 2010 yılından itibaren dava konusu taşınmazın kira sözleşmesi fesih edilerek mülki amirden tahliyesi ve boşaltılmasının talep edildiği, taşınmazın kiracısı tarafından adli yargıda açılan davada hatalı olarak dava sonuna kadar tedbir kararı verilmesi ve mülki amirin Danıştay kararını hatalı yorumlaması sonucu tahliye işleminin gerçekleştirilemediği, kusur yönünden Mahkemece bilirkişi raporu alınmayarak taşınmazın eski kiracısına karşı rücu davası açma hakklarının engellendiği, Mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranı ve hesaplamanın tümüyle hatalı olduğu, Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara bağlanan bir gelir olup olmadığının araştırılmadığından bu miktarın destek zararından tenzil edilemediği, destek tazminatı hesaplamasında davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmadığı, kendilerinin zararı ağırlaştırıcı bir işlem ve eylemlerinin bulunmadığı, adli mahkeme ve hatalı Kaymakamlık işlemi sonucu olayın meydana geldiği, kendilerince tazmini gereken maddi ve manevi zararın bulunmadığı ileri sürülmektedir. 2- Fatih Kaymakamlığı tarafından, tahliyesi talep edilen, Gülhane Parkı set üstü çay bahçesi olarak kullanılan taşınmazın mülkiyetinin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu, 16/03/2016 tarih ve 1342 sayılı tahliye kararının infazı sürecinde anlaşmazlık konusu gayrimenkulün kullanıcısı tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve Esas No: ... sayılı kararının ibraz edildiği, tarihi önceden belirlenmiş olan tahliye işleminin ibraz edilen Mahkeme kararına istinaden ... tarih ve ... sayılı yazıyla durdurulduğu, söz konusu gayrimenkül ile ilgili tüm idari iş ve işlemlerin usül ve yasalara uygun olarak, aynı zamanda yasal süreler içerisinde gerçekleştirildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu taşınmazın tahliyesi, bu taşınmazın mal ve can güvenliği yönünden mahzurlu bir istinat duvarı/yapı olduğundan bahisle değil kiracı şirket ile aralarında yapmış oldukları kira sözleşmesinin fesih edildiği sebebiyle istendiği, bahse konu yapı can ve mal güvenliği yönünden mahzurluysa yani bitişik istinat duvarının yıkılma/çökme tehlikesi var ise can ve mal güvenliği yönünden mahzurlu yapıları tahliye etme ve/veya güvenlik tedbiri alma yetkisi ve sorumluluğunun 3194 sayılı Kanunun 32,39,40 ve 41. maddeleri gereğince Kaymakamlığa değil, bizzat her türlü teknik ve personel imkanına da sahip bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargılama giderleri dışında temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın yargılama giderlerine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup; temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 'Mevzuu' başlıklı 2. maddesinde; yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu, 'Mükellef' başlıklı 11. maddesinde; genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, 'Harçdan müstesna işlemler' başlıklı 13. maddesinin (j) fıkrasında; Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu belirtilmekle birlikte, parantez içi hükmünde yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline igili yargı merciince karar verileceği düzenleme altına alınmış olup, 'Harç alma ölçüleri' başlıklı 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı, 'Değer esası' başlıklı 16. maddesinde; değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu, 'Harcın nispeti' başlıklı 21. maddesinde; yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği, 'Nispi harclarda ödeme zamanı' başlıklı 28. maddesinde ise; (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 'Yargılama giderlerine hükmedilmesi' başlıklı 332. maddesinde; "Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükmü yer almıştır. ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın hüküm fıkrasında; "Davacılar tarafından ödenen 1.267,10-TL nispi karar harcının davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden alınarak davacılara verilmesine, hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 4.115,35-TL nispi karar harcının 2.057,67-TL'sinin davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinde bırakılmasına, bu kapsamda 790,57-TL (davacıya ödenecek tutar düşüldüğünden...) nispi karar harcının tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, nispi karar harcının Fatih Kaymakamlığı üzerinde bırakılan kısmının tahsiline yer olmadığına" şeklinde karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, yargılama giderlerine hükmedilmesi kamu düzeninden olup re'sen incelenerek, bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekmektedir. Ayrıca, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının tümüyle haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletileceği, bir idarenin harçtan muaf olmasının davanın açılması safasında ve davacı konumda iken söz konusu olduğu, davacıdan alınması gereken harcın ise dava süresince yargılama giderlerine dönüştüğü ve idarenin haksız çıktığı ölçüde bu yargılama giderlerine katlanmak zorunda olduğu, bu durumda Fatih Kaymakamlığı harçtan muaf ise de dava sonunda yargılama gideri haline gelmiş tutardan muafiyetinin söz konusu olmadığı, nispi karar harcı dışında kalan yargılama giderleri için haklılık oranına göre değerlendirme yapılacağı hususu açıktır. Bu durumda, hüküm fıkrasında yer alan "Davacılar tarafından ödenen 1.267,10-TL nispi karar harcının davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden alınarak davacılara verilmesine, hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 4.115,35-TL nispi karar harcının 2.057,67-TL'sinin davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinde bırakılmasına, bu kapsamda 790,57-TL (davacıya ödenecek tutar düşüldüğünden...) nispi karar harcının tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, nispi karar harcının Fatih Kaymakamlığı üzerinde bırakılan kısmının tahsiline yer olmadığına" ibaresinin, "Hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 19.203,30-TL nispi karar harcından davanın açılması sırasında peşin yatırılan 1.267,10-TL nispi karar harcının davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine, bakiye 17.936,20-TL nispi karar harcının davalı idarelerden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.