1. Ceza Dairesi 2017/2090 E. , 2018/190 K. "" (KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ) Terör örgütüne üye olma suçundan sanık ......'ın, 12 yıl 6 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kapatılan İstanbul 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 29/03/2002 tarihli ve 2000/76 esas, 2002/59 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre yapılan uyarlama sonucunda adı geçen sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 10 Nolu Ağ…
**1. Ceza Dairesi 2017/2090 E. , 2018/190 K.** **"İçtihat Metni"** (KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ) Terör örgütüne üye olma suçundan sanık ......'ın, 12 yıl 6 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kapatılan İstanbul 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 29/03/2002 tarihli ve 2000/76 esas, 2002/59 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre yapılan uyarlama sonucunda adı geçen sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 10 Nolu Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2005 tarihli ve 2000/76 esas, 2002/59 sayılı ek Kararının infazı sırasında, söz konusu ilamın infazında ceza zamanaşımı yönünden tereddüt bulunduğundan bahisle bu hususta bir karar verilmesi talebi üzerine, ceza zamanaşımı nedeniyle infaz evrakının bilâ infaz iadesi talebinin reddine ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/04/2015 tarihli ve 2015/47 değişik iş sayılı Kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2015 tarihli ve 2015/303 değişik iş sayılı Kararı ile ilgili olarak; Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13/10/2015 tarihli ve 2015/5314 esas, 2015/3067 sayılı ilamında, "... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2008 tarihli ve 2003/4149 sayılı müddetnamesine göre sanığın tutukluluk ve gözaltında geçirdiği 941 gün mahsup miktarının bulunduğu, bu sürenin 6 yıl 3 ay hapis cezasından düşülmesi durumunda sanığın infaz etmesi gereken bakiye cezasının 5 yılın altına düştüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ceza zamanaşımını düzenleyen 68/5. maddesinde yer alan "Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır" şeklindeki düzenleme uyarınca ceza zamanaşımı süresinin kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanması gerektiği, somut olayda hükümlünün infaz etmesi gereken kalan cezası 5 yıldan az olduğundan 10 yıllık ceza zamanaşımına tabi olacağı ve hükümlü hakkında yakalama emrinin çıkarıldığı 05/12/2003 tarihinden itibaren herhangi bir kesilme nedeni de bulunmadığından, 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 05/12/2003 tarihinde dolmuş olduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir...." şeklinde belirtildiği, Somut olayımızda, sanığın mahkum olduğu ilk ceza olan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasının 05/04/2002 tarihinde kesinleşmesi üzerine 20 yıllık ceza zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başladığı, hükümlünün hastalığı nedeniyle 05/04/2002 ve 24/10/2002 tarihleri arasına iki kez altışar aylık olmak üzere cezasının ertelendiği, hükümlünün erteleme süresinin bitmesine rağmen cezanın infazı için teslim olmaması S/2