Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23922 E. , 2024/1425 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23922 Karar No : 2024/1425 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ……
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23922 E. , 2024/1425 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23922 Karar No : 2024/1425 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Darbe girişimi ile kamu görevinden çıkarılması arasında herhangi bir illiyet bağının kurulmadığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin herhangi bir somut gerekçenin ortaya konulamadığı, varsayımsal iddialara dayanıldığı, meslek hayatı boyunca hiçbir zaman hukuka aykırı bir davranışta bulunmadığı, irtibatlı ve iltisaklı şeklinde yeni bir suç tipinin ihdas edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının geçici değil daimi bir durum olması nedeniyle tedbir olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki ceza yargılamasının derdest durumda olduğu ve henüz kesinleşmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir temasının bulunmadığı, tarafından yapıldığı iddia edilen görüşmelerin isteği ve kontrolü dışındaki kimselerce gerçekleştirildiği, kendisinin FETÖ/PDY terör örgütü mensupları ile herhangi bir görüşmesinin söz konusu olmadığı, hakkındaki kurum kanaatinin soyut ve gerçeği yansıtmayan bir iddia niteliğinde olduğu ve bu kanaatin dayanağının belirtilmediği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi: … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararında; "...sanığın 2012 ve 2013 yılları arasında Nevşehir İlindeki ankesörlü telefonlar aracılığı ile ve … Cumhuriyet Başsavcılığının … ve … soruşturma, … Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma ile … Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı evraklarında sanıkla birlikte ardışık olarak aranan ve örgüt tarafından arandıkları ve bağlantılarını etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak açıklayan T.U. ve E.T. (sanıkla birlikte: 03/08/2012 tarih ve 15:27:09 saatinde ardışık arandığı tespit edilen) isimli askeri personeller ile ardışık olarak arandığı, bu şahısların mahkememizce tanık olarak dinlendiklerinde örgüt tarafından mahrem imamlar tarafından arandıklarını ikrar ettikleri, ayrıca … CBS tarafından düzenlenen 42 sabit/ankesörlü telefona ait olan HTS verilerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen analiz raporunda; mahkememizce yapılan araştırmalarda hakkında benzer suçtan soruşturma ve kovuşturma bulunan ve haklarında mahkumiyet kararı verilen F.S. (03/08/2021-15:35:00), M.A. (11/05/2012 tarihi- saat 13:28:50), M.T.B., E.A. (03/08/2012-15:31:03), G.O., N.K.S., U.B., M.G. (11/05/2012 tarihi saat:13:30:07-13:31:23) H.G., M.K. (11/05/2012 tarihi-saat: 13:37:17), Ö.K. ve H.K. isimli şahısların sanık ile ardışık olarak arandıkları, ayrıca Nevşehir ilindeki sabit telefonlardan askeri personel olan ve sanık ile birlikte aynı ilde görev yapan ve aynı il nüfusuna kayıtlı olan T.D. ve D.A. isimli şahısların da arandığı, aranan şahısların yaklaşık birer dakika aralıklarla peş peşe arandıkları, aramaların genellikle çağrı bırakma veya çok kısa görüşmelerden ibaret olduğu, aranan şahısların ortak bağlarının askeri personel olmaları olduğu, ayrıca aramaların sanığın görev sefahati ile de uyumlu olduğu..." şeklinde tespitlere yer verildiği, öte yandan anılan ceza mahkemesi kararında davacı ile ardışık olarak arandığı tespit edilen tanık T.U.'nun; "...Ben sağlık astsubayı olarak görev yapıyordum. Görev yaptığım esnada beni ankesörlü hatlardan E.A. isimli kişi aramıştı. Bir kere görüşmem oldu. Başka görüşmem olmadı. Ben bu E.A. isimli şahısla dershaneye giderken bir arkadaşım vardı, onun evinde ortak kalıyorlarmış. O vesileyle tanışmıştım. O.G. diye bir şahsı tanımıyorum. E.A. isimli şahıs ben Çanakkale'ye tayin olunca hayırlı olsun, seninle görüşmek istiyoruz gibi şeyler söyleyerek benimle tanışmaya çalıştı. Ben bu şahsın fetöcü olduğunu o zaman tam olarak bilmiyordum. Olaylar ortaya çıktıktan sonra bu şahsın o zaman ki cemaat yapılanması adına beni aradığını sonradan anladım..." şeklinde, tanık D.A.'nın; "...Benim davam vardı, HAGB kararı verildi. Benim ardışık olarak aranmam vardır. Beni ... isimli bir şahıs arardı. Arayan kişinin FETÖ ile bağlantısı olup olmadığını o tarihlerde bilmiyorum. O zaman zaten FETÖ yoktu. Beni arayan kişi cemaat adı altında arıyordu..." şeklinde, tanık E.T.'nin; "... Bende FETÖ'den yargılandım. HAGB aldım. Etkin pişmanlıktan yararlanmıştım. Ben askeri personeldim. Rütbem astsubaydı. Hatay ilinde görev yaptım. Benim dosyamda ardışık aranma iddiası vardı. Beni sabit hatlardan o zaman ki adıyla cemaat olarak bilinen yapıdan şahıslar arıyordu. Benim iddialarım 2013 yıllarına ilişkin diye hatırlıyorum. Beni arayan şahıslar bu yapıdan şahıslardı..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.