8. Hukuk Dairesi 2015/16733 E. , 2018/2164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : El Atmanın Önlenmesi ve Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu iddia ettiği 5000 m2 miktarındaki tescil har
**8. Hukuk Dairesi 2015/16733 E. , 2018/2164 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : El Atmanın Önlenmesi ve Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu iddia ettiği 5000 m2 miktarındaki tescil harici yere, davalının, arazi kazanma çalışmaları yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak, davalının müdahalesinin önlenmesine ve dikim alanlarının kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “Dosyanın incelemesinde, davanın 29.05.2013 tarihinde taraflarca takip edilmemesi nedeni ile yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarih üzerinden 3 aydan fazla bir sürenin geçtiği halde müracaat edilmediği anlaşılmakla davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” gerekçesi ile “Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar yukarıda yazılı gerekçeler ile, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır. Zira; dosyanın incelenmesinden, davanın ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/345 Esas Sayılı dosyası ile açıldığı, Hazine vekilinin, 20.3.2013 tarihli duruşmaya katılamayacağına dair mazeret sunarak, duruşma gününü UYAP ya da mahkeme kaleminden öğreneceğini bildirdiği, 20.3.2013 tarihli duruşmada, davacının mazeretinin kabulüne ve duruşma gününü UYAP tan öğrenmesine karar verilerek, duruşmanın 29.5.2013 tarihine ertelendiği, davacı tarafın 29.5.2013 tarihli duruşmaya katılmaması üzerine, davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu aşamadan sonra dosyanın, ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devredilerek, 2013/35 Esas sayısına kaydedildiği, Mahkeme tarafından, 10.9.2013 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde ''Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması'' düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesinde, ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir'' düzenlemesi getirilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez" hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda da ifade edilen usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, tarafların duruşmalarda hazır olmaları halinde bir sonraki duruşma günü ve saati taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Taraflardan biri veya vekili mazereti nedeniyle belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmemiş, mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, mazeret bildiren tarafa tensip edilecek duruşma gününün davetiye ile bildirilmesi gerekir. Gelmeyen tarafın mahkeme gününü kalemden ya da UYAP tan öğrenmesine şeklinde karar verilemez. Duruşmaya mazereti sebebiyle gelemeyen taraf mazeret dilekçesinde bu yönde bir talepte bulunsa ve mahkeme gününü kalemden ya UYAP tan öğreneceğini bildirse dahi, mahkemece bu yönde bir karar alınamaz. Zira duruşma gününün gelmeyen tarafa davetiye ile bildirilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Yasada bulunmayan bir kurala dayanılarak duruşma gününün kalemden öğrenilmesi veya UYAP sistemi üzerinden öğrenmesi taraflardan istenemez. Hal böyle olunca, Mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği ilgili celse zaptının davacı vekiline gerekirse dosyadaki gider avansından karşılanması suretiyle tebliği gerektiğinin gözetilmesi gerekirken, usul hukukumuzda düzenlemesi olmayan ve davacının savunma hakkını kısıtlar şekilde ''Uyap'tan öğrenmesine'' şeklinde ara karar tesis edilmesi, ayrıca dosyanın devredildiği ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da, Mahkeme ve dosya esas numarası taraflara bildirilmeden, neticeten davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 14.2.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.