Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3132 E. , 2024/5729 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3132 Karar No : 2024/5729 DAVACI : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : 1) Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 79. maddesinin üçüncü fıkrasının "ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3132 E. , 2024/5729 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3132 Karar No : 2024/5729 DAVACI : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : 1) Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 79. maddesinin üçüncü fıkrasının "ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere" şeklindeki kısmının, 2) Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik uyarınca 2022 yılı hasılat payı olarak 31/05/2023 tarihinde ihtirazı kayıtla ödenen 1.131.947,74-TL'nin iadesi istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü)'na yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali ile, 3) Ödenen tutarın (1.131.947,74-TL) faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : ...nın yap-işlet-devret modeliyle yapıldığı ve 2007 yılında imzalanan sözleşmeye istinaden işletildiği, davalı idare tarafından 2017-2021 dönemine ait hasılat payının ve hatta alt kiracılarının da hasılat paylarının ödenmesi istemiyle 01/11/2022 tarihli yazıyla bulunulan talep üzerine işletme süresinin 49 yıla çıkarılması aşamasında olunduğu için istenmeyerek de olsa hasılat paylarının ödendiği, son olarak da 2022 yılı hasılat payının 31/05/2023 tarihinde ihtirazı kayıtla ödendiği ve tutarın iadesi istemiyle 06/09/2023 tarihinde idareye başvuru yapıldığı, ancak idarece herhangi bir cevap verilmediği, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'a 13/02/2021 tarihinde eklenen Ek 1. madde ile bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere maddede belirtilen yerler için kullanım bedeli ve hasılat payının alınmayacağının düzenlendiği, ancak iptali istenen Yönetmeliğin 79. maddesinin üçüncü fıkrası ile söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönem için (25/02/2011 sonrası) ilgililerden kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı düzenlenerek hukuka aykırı bir şekilde kanun maddesinin sınırlandırıldığı, Yönetmeliğe eklenen ibare nedeniyle hasılat payı muafiyetinden yararlanılmasının engellendiği, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin gerekçelerinin yeni projelere girişen şirketler için geçerli olduğu gibi maddenin yayımlanmasından yaklaşık 2 yıl önce sözleşme imzalandığından kendisi için de aynen geçerli olduğu, hasılat paylarını ödemeye devam ettiği için beklenen verimliliğin düştüğü ve proje bakımından yapılamazlık/sürdürülemezlik riskinin devam ettiği, dava konusu düzenlemede 2011 yılı öncesi yatırımcılarla sonrası yatırımcılar arasında bir ayrımın gözetilmediği, yatırımı tamamlanan, tamamlanmayan ayrımının da yapılmadığı, yatırımlarının devam ettiği, kanun koyucunun 2011 yılından önceki yatırım yapanların muafiyetten yararlanmalarını isteseydi ayrıca ve açıkça istisna hükmü koyacak olduğu, dolayısıyla kanun koyucu tarafından konulması gereken ve konulmayan bir istisnanın idari işlem ile getirilmesinin fonksiyon gaspına yol açtığı, hasılat paylarının ödenmesine ilişkin davalardan sonuç alınamamasının veya bazı dönemlere dava açılamamasının nedeninin 49 yıla uzatma imkanından faydalanmak için açılan davalardan feragat edilmesi ve hasılat paylarının ödenmesi gerektiği olduğu, Yönetmelik hukuka uygun olsa bile, yani 2011 yılından sonra yatırım yapacak şirketler için muafiyet getirildiği kabul edilse bile böylesi bir lehe düzenlemenin geriye yürütülerek uygulanmasının hakkaniyet gereği olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığının re'sen araştırılarak süre aşımı gerçekleşmiş ise, süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş; Esasa ilişkin olarak ise, davacı ile aralarında imzalanan kullanma izni şartname ve sözleşmelerinde hem kullanma izni bedeli, hem de şirket ile kiracılarının hasılat paylarına ilişkin hükümlerin yer aldığı, bununla beraber sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmasa da 4706 sayılı Kanun, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ve 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca hak lehdarından ve/veya kiracılardan hasılat payı alınması gerekmekle birlikte 3996 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinde sonra kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacak olup, bu tarihten önce gerçekleştirilen yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak kullanım bedeli ve hasılat payı alındığı, davacı ile imzalanan kullanma izni sözleşmesi 25/06/2009 tarihli olduğundan söz konusu Ek 1. maddenin davacı açısından geçerli olmadığı, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik'in yayımlanarak yürürlüğe girdiği, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin geçerli olduğu, ancak Ek 1. maddenin yürürlük tarihi olan 25/02/2011 tarihinden sonra gerçekleştirilecek yatırımlar için söz konusu olduğu ve burada kazanılmış hak gibi istisnai bir durumun söz konusu olmadığı, sözleşme sürelerinin 49 yıla uzatılması hükümlerini içeren 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesinde de belirtildiği üzere, süre uzatımının şartlarından birinin de kullanma iznine ilişkin olarak ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması olduğu, hasılat payının da davacıya verilen kullanma izninin bir gereği olduğu, uygulama sözleşmesine istinaden imzalanan 2009 tarihli kullanma izni sözleşmesi ile 2008 ve 2009 tarihli kullanma izni şartnamelerinde hasılat payına ilişkin hükümlerin mevcut olması nedeniyle, davacı ile süre uzatımı sözleşmesinin imzalanabilmesi için 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi gereğince davacının kendisine ve alt kiracılarına ait sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar ödenmemiş olan tüm hasılat paylarını ödemesi gerektiğinden, davacı tarafından öncelikle her ne kadar ihtirazı kayıtla ödenmiş olmakla birlikte, sonrasında ihtirazı kayıtların sehven yapıldığının belirtilmesi üzerine süre uzatımı yapılarak 30/12/2022 tarihli sözleşme ile kullanma izni süresinin 31/12/2067 tarihinde kadar uzatıldığı, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olarak düzenlenen dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı şirketin, 2022 yılı hasılat payı ödemesinin iadesi istemli ... tarihli ve ... sayılı başvurusunun zımnen reddine dair işlem ile bu işlemin dayanağı olan "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik"in 79. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere" ibaresinin iptaline ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 3996 sayılı "Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun"a 25/02/2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddede, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. 4706 sayılı "Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 06/08/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5793 sayılı Yasa'nın 28. maddesi ile eklenen Ek 2. maddesinde, "Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınır." hükmüne yer verilmiştir. Anılan 4706 sayılı Yasa yanında 2886 sayılı Yasa ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101-1/b maddesine dayanılarak hazırlanan 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik"in "Hasılattan pay alınması" başlıklı 79. maddesinin 1. fıkrasında, "İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde yapılacak tesisin bizzat hak lehtarınca işletilmesi hâlinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır. İrtifak hakkı lehtarı veya kullanma izni sahibinin bu yerler üzerinde yürüttüğü faaliyetin niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda; hak lehtarından, cari yıl irtifak hakkı veya kullanma izni bedelinin yüzde yirmisi hasılat payı olarak alınır" hükmüne; dava konusu edilen 3. fıkrasında, "8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." hükmüne yer verilirken sonraki fıkralarında, "(4) İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının hak lehtarınca üçüncü kişilere kiraya verilmesi hâlinde; hak lehtarından brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracıdan/kiracılardan ise tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan hak lehtarına ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. Ancak, tesisin bizzat hak lehtarınca işletilmesine veya üçüncü kişilere kiraya verildiğine bakılmaksızın bu maddede ve ilgili mevzuatında belirtilen indirim ve muafiyetler ayrıca dikkate alınır. (5) Hak lehtarı ile kiracılar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin bir örneği ile bunlardan alınacak kira/hasılat paylarının ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğine dair taahhütnameler kiralama işleminin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içerisinde İdareye verilir. (6) Hak lehtarı ve kiracılara ait olan yıllık hasılatı gösteren ve ilgili vergi dairesine yıllık beyanname ekinde verilen gelir tablosu, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanun'una göre yetkili kılınan serbest muhasebeci mali müşavirler veya yeminli mali müşavirlere onaylatılarak, her yılın yıllık beyanname verme dönemini takip eden ay içinde İdareye verilir ve kira/hasılat payları aynı süre içerisinde ilgili muhasebe birimine yatırılır. Kiracılardan alınamayan hasılat payları hak lehtarından alınır. ..." hükümlerine yer verilmiştir. Diğer yandan, Ulaştırma Bakanlığı ile davacı şirket arasında imzalanan 25/06/2009 tarihli Kullanma İzni Sözleşmesi incelendiğinde; "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Hasılat Payı" başlıklı B bendinde, "Hak lehdarı kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın yüzde birini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faiz ile yapılan kiralamalar dahil edilir. ..." kuralına yer verilmiş; 18/05/2009 tarihli Kullanma İzni Şartnamesinin 15. maddesinde de, "Kullanma izni verilen taşınmaz alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat izin sahibince işletilmesi halinde bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınacağı, tesisin üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında pay alınacağı"nın kurala bağlandığı görülmektedir. Uyuşmazlığın özünü 3996 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddenin yorumu oluşturmaktadır. Davacı tarafça, bu hükmün, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tamamlanmış yatırımları da kapsadığı, Yönetmelik hükmü ile Yasa hükmünü aşar şekilde tarih sınırı konularak kendilerinden hasılat payı tahsiline devam edilmesine yol açıldığı ileri sürülürken; davalı idarece Yasa hükmünün, yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için düzenleme içerdiği, geriye yürütülemeyeceği, Yönetmelik hükmü ile dava konusu zımni ret işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmektedir. Ek 1. madde incelendiğinde; "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak" ifadesinden düzenlemenin Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra gerçekleştirilecek yatırımlara yönelik olduğu, yürürlük tarihinden önceki yatırımlar bakımından muafiyet sağlamayacağı açıktır. Nitekim Kanun'un gerekçesi de bu lafzi yorumu doğrular şekildedir. 6111 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde; uluslararası finans piyasalarında başlayan ve tüm sektörleri etkisi altına alan küresel ekonomik krizin, ülkemizde de dış talebin düşmesine bağlı olarak ekonomik daralmaya neden olduğu; ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek, özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amaçlarıyla bu Kanun Tasarısının hazırlandığı belirtilirken Ek 1. maddeye ilişkin özel gerekçede ise; 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinden, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınacağı” yönünde hükme yer verildiği ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise hasılat payının indirimli olarak alınacağı veya hiç alınmayacağı irtifak hakkı ve kullanma izinleri belirtilerek istisnaların sayıldığı; gerekçede yer verilen mevzuat hükümlerine göre; YİD modeliyle gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için her yıl irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ve ayrıca, bunların işletmeye geçmesinden sonra ise, bunların işletilmelerinden elde edilecek tüm hasılattan Hazinece % 1 oranında ayrıca pay alınmasının, bir kamu yatırımı olan YİD modeliyle yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini azaltabileceğinin değerlendirildiği; ayrıca, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde veya özel sektörün finansman imkanlarından faydalanmak üzere YİD modeli çerçevesinde yapılacak sözleşmelerde kamu mallarının kullanımı ile ilgili alınacak paylar çok yüksek maliyet getireceği için, bu projeleri verimli olmaktan çıkaracağı; bu projelerin, özel sektörün dinamizminden ve sermaye gücünden yararlanmak için yapıldığı; ancak, yukarıda belirtilen bedeller ve hasılat payının önemli bir maliyet oluşturduğu ve projelerin yapılamaz hale gelme riskinin bulunduğu, bu durumda ise idarece daha yüksek garantiler verilmek zorunda kalındığı; açıklanan sebeplerle, madde ile; Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmamasının amaçlandığı, belirtilmiştir. Gerekçeden de anlaşılacağı gibi, Yasa koyucu tarafından Ek 1. maddeyle; 2011 yılı itibarıyla gerçekleşen küresel ekonomik krizle mücadele edebilmek amacıyla kullanım bedeli ve hasılat payı alınmasından vazgeçilerek, yatırım ortamını iyileştirmek, idarelerce daha yüksek garantiler verilerek sağlanmaya çalışılan YİD modeliyle yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini canlı tutabilmek amaçlanmıştır. Bu amaç ise özel sektörü yatırım yapmaya teşvik etmekle ilgili olup, tamamlanmış yatırımları ilgilendirmemektedir. Aksi kabulün Yasa yürürlüğe girinceye kadar gerekçede de belirtilen, idarece yatırıma teşvik için yüksek garantiler verilmiş ve bu şekilde kabul edilerek tamamlanmış yatırımlar bakımından ayrıca bir de kullanım bedeli ve hasılat payı alınmamasına, dolayısıyla kamunun zararına yol açacağı ortadadır. Kaldı ki Yasa koyucunun tam muafiyet sağlamak gibi bir niyeti olsa anılan gerekçede de yer verildiği üzere bunu 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Ek 2. maddesinin ikinci ve devam eden fıkralarında yer vermek suretiyle gerçekleştirmesi mümkün ve daha uygun iken, 3996 sayılı Yasa'ya madde olarak da değil Ek madde şeklinde hüküm konulması da ekonomik kriz dönemi aşılıncaya kadar geleceğe dönük yatırımlara yönelik düzenleme getirme amacını taşıdığı açıktır. Nitekim; 4706 sayılı Yasa'nın Ek 2. maddesinin 3. fıkrası; "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile 28/5/1988 tarihli ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek karayolları yatırımları için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı alınmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Görüleceği üzere 4706 sayılı Yasa'nın Ek 2. maddesinin 3. fıkra hükmü ile 3996 sayılı Yasa ile yapılan yatırım ile ilgili olarak bir muafiyet getirilmiş ve açıkça "gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek" şeklinde ibareye yer verilerek yürürlük tarihinden önce ya da sonrasındaki ilgili tüm yatırımlar muafiyet kapsamına alınmış olup, devam eden fıkralarında da farklı yatırımlar için çeşitli muafiyetlere yer verilmiştir. Bütün bu açıklamalar ışığında, hasılat payı bakımından muafiyet hükmünün maddenin yürürlük tarihinden sonraki yatırımlar için geçerli olacağına ilişkin dava konusu edilen Yönetmelik hükmü ile Yasanın Ek 1. maddesinin uygulanmasına açıklık getirildiği, hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. Hukuka uygun bulunan Yönetmelik hükmü dayanak alınarak gerçekleştirilen dava konusu zımni ret işleminde de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, Ulaştırma Bakanlığı ile davacı şirket arasında imzalanan 25/06/2009 tarihli Kullanma İzni Sözleşmesi ve mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde tahsil edilen hasılat payının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, taraflara önceden bildirilen 19/12/2024 tarihinde yapılan duruşmada, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri V. ...'ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü ile dava dışı ... şirketi arasında 28/07/2007 tarihinde, alt yapısının önemli bir kısmı idarece yaptırılan “... Projesi”nin alt yapı eksiklikleri ile üst yapılarının projelendirme, yapım, işletme, devir ve teslim işlerine ilişkin olarak 25 yıllığına sözleşme imzalanmıştır. Daha sonra M...in ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ve ... tarih ve ... sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile 3996 sayılı Kanun kapsamında Yap-İşlet-Devret Modeline göre gerçekleştirilmek üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) tarafından 09/05/2006 tarihinde ihale edilen söz konusu ... İnşaatı işine ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290,00 m2 yüzölçümlü (187.720,00 m2 kara alanı - 145.570,00 m2 deniz yüzeyi) alan üzerinde onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yat limanı yapılmak ve bu amaçta kullanılmak üzere, davacı ... İşletmeleri A.Ş. ile 1 yıl 6 ay yatırım, 23 yıl 6 ay işletme süresi olmak üzere toplam 25 (yirmi beş) yıl süreli kullanma izni sözleşmesi 25/06/2009 tarihinde imzalanmıştır. Kullanma İzni Şartnamesi'nin 15. maddesine, "Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat işin sahibince işletilmesi halinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır. Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden, brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. İzin sahibi ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmesinin bir örneği idareye verilir. Kira payları, izin sahibi ile kiracı arasında yapılan sözleşmeye göre kira bedellerinin izin sahibine ödenmesi gereken ayı takip eden ayın yirminci günü mesai bitimine kadar ilgili muhasebe birimine yatırılır. Kiracılardan alınmayan hasılat payları izin sahibinden alınır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmenin "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Hasılat Payı" başlıklı B bölümünde, “Hak lehdarı, kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1 (yüzde bir)’ini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar dahil edilir. Yıllık hasılat gösteren beyanname 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Kanun’a göre yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilerek, her yılın bilanço dönemini takip eden ay içinde ilgili Saymanlığa yatırılır.” düzenlemesi yer almıştır. Devamında 30/12/2022 tarihli sözleşme ile 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi ile Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında kullanma izni süresi 31/12/2067 tarihine kadar uzatılmıştır. 30/12/2022 tarihli Sözleşmenin "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Hasılat Payı" başlıklı B bölümünde, “Hak lehdarı, kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1 (yüzde bir)’ini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar dahil edilir. Yıllık hasılat gösteren beyanname 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Kanun’a göre yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilerek, her yılın bilanço dönemini takip eden ay içinde ilgili Saymanlığa ödenir. Birinci fıkra hükümleri uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren yürürlükten kalkacaktır. Uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren, kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat izin sahibince işletilmesi halinde bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır. Kullanma izni sahibinin bu yerler üzerinde yürüttüğü faaliyetin niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda izin sahibinden cari yıl kullanma izin bedelinin yüzde yirmisi hasılat payı olarak alınır. Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden brtü kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinde elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. ... İzin sahibi ile kiracılara ait olan yıllık hasılatı gösteren ve ilgili vergi dairesine yıllık beyanname ekinde verilen gelir tablosu, 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mal Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na göre yetkili kılınan serbest muhasebeci mali müşavirler veya yeminli mali müşavirlere onaylatılarak, her yılın yıllık beyanname verme dönemini takip eden ay içinde ilgili idareye verilir ve kira/hasılat payları aynı süre içerisinde ilgili muhasebe birimine yatırılır. Kiracılardan alınmayan hasılat payları izin sahibinden alınır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı idarece, davacı şirket tarafından kullanım sözleşmesi kapsamında işletilen ...ndaki tesislere ilişkin olarak 2022 yılı hasılat paylarının ödenmesinin istenilmesi üzerine 31/05/2023 tarihinde toplam 1.131.947,74-TL ihtirazı kayıtla ödenmiş ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü)'na yapılan 06/09/2023 tarihli başvuruyla, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik uyarınca 2022 yılına ait hasılat payının 31/05/2023 tarihinde ihtirazı kayıtla ödendiği, 3996 sayılı Kanun'un 13/02/2021 tarihinde eklenen Ek 1. maddesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınamayacağının kurala bağlandığı, bu nedenle 2011 yılı sonrasında bu kapsamdaki yat limanlarından hasılat payı istenilmesinin anılan Kanun'a aykırı olduğu, emsal Danıştay kararının bu yönde olduğu belirtilerek ihtirazı kayıtla ödenen 1.131.947,74-TL'nin iadesi talep edilmiş, idarece başvuruya cevap verilmemiştir. Bunun üzerine davacı şirket tarafından 09/10/2023 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçeyle, ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile dayanağı Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 79. maddesinin üçüncü fıkrasının "ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere" şeklindeki kısmının iptali ile ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin usule yönelik itirazı geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılmasıdır. ..."; 06/08/2008 tarih ve 26959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/07/2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle eklenen Ek 2. maddesinde, "Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınır. (Ek cümleler: 08/04/2022-7394/16 md. Toplam yıllık hasılat; işletmenin, tek düzen muhasebe sistemindeki gelir tablosunda yer alan net satışlar, iştiraklerden ve bağlı ortaklıklardan elde edilen temettü gelirleri hariç olmak üzere diğer faaliyetlerden olağan gelir ve kârlar ile olağan dışı gelir ve kârların toplamı üzerinden tespit edilir. İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının hak lehtarınca üçüncü kişilere kiraya verilmesi hâlinde; hak lehtarından brüt kiranın yüzde 1'i oranında, kiracıdan/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan hak lehtarına ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde 1 oranında ayrıca pay alınır. Kiracılardan alınamayan hasılat payları hak lehtarından alınır. Yürütülen faaliyetin niteliği gereği yıllık hasılatın tespit edilememesi durumunda; hak lehtarından cari yıl irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, kiracılardan ise hak lehtarına ödenen cari yıl kira bedeli üzerinden yüzde 20 oranında pay alınır. ... (Ek fıkra: 25/6/2010-6001/45 md.) Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile 28/05/1988 tarih ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek karayolları yatırımları için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı alınmaz. ... (Ek fıkra: 08/04/2022-7394/16 md.) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlık yetkilidir."; 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle eklenen Geçici 23. maddesinde, "İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir. Ayrıca, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla yirmi dokuz yıla kadar kiralama yapılan yatırımcı ve işletmecilerin kira sözleşmeleri, bu fıkrada belirtilen şartların sağlanması halinde yirmi dokuz yıla veya irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırk dokuz yıla uzatılabilir. Kesin tahsis yapılan veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazlar yatırımcı ve işletmecilerine satılmak suretiyle de değerlendirilebilir. (Ek cümleler:21/12/2019-7201/9 md.) Ancak, kampingler ve günübirlik tesisler (mekanik tesis hatları ve bu hatların günübirlik tesisleri hariç) ile konaklama unsuru içeren mesire yerlerinin uzatılan süreler dâhil toplam süreleri, yeni sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren yirmi yılı geçemez. Bu hüküm, bu cümleleri ihdas eden maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içerisinde adı geçen Bakanlıklara başvuran ancak işlemleri henüz sonuçlanmayan sözleşmeler hakkında da uygulanır. Kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin yeni düzenlenecek sözleşmede önceki sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler ile gerekli izinler ilgili idarelerden alınmak kaydıyla sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususlar yatırımcının veya işletmecinin talebi üzerine değerlendirmeye konu edilir ve sözleşme bedeli yeniden belirlenir. Sözleşme bedelinin belirlenmesi, ödeme şekli ve süresi, yatırımcının ve/veya işletmecinin hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile bu maddenin uygulamasıyla ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken belirlenir." kuralları yer almıştır. 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı kamu kurum ve kuruluşlarınca (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ifa edilen, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılmasını sağlamaktır."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun, köprü, tünel, baraj, sulama, içme ve kullanma suyu, arıtma tesisi, kanalizasyon, haberleşme, kongre merkezi, kültür ve turizm yatırımları, ticari bina ve tesisler, spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, balıkçı barınakları, silo ve depo tesisleri, jeotermal ve atık ısıya dayalı tesisler ve ısıtma sistemleri elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti maden ve işletmeleri, fabrika ve benzeri tesisler, çevre kirliliğini önleyici yatırımlar, otoyol, trafiği yoğun karayolu, demiryolu ve raylı sistemler, gar kompleksi ve istasyonları, teleferik ve telesiyej tesisleri, lojistik merkezi, yeraltı ve yerüstü otoparkı ve sivil kullanıma yönelik deniz ve hava alanları ve limanları, yük ve/veya yolcu ve yat limanları ile kompleksleri, Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projeleri, sınır kapıları ve gümrük tesisleri, milli park (özel kanunu olan hariç), tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında planlarda öngörülen yapı ve tesisleri, toptancı halleri ve benzeri yatırım ve hizmetlerin yaptırılması, işletilmesi ve devredilmesi konularında, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde sermaye şirketlerinin veya yabancı şirketlerin görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasları kapsar. ..."; 25/02/2011 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kurallarına yer verilmiştir. 6111 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Uluslararası finans piyasalarında başlayan ve tüm sektörleri etkisi altına alan küresel ekonomik kriz, ülkemizde de dış talebin düşmesine bağlı olarak ekonomik daralmaya neden olmuştur. Sağlam makro ekonomik temelleri ve kriz sürecinde aldığı önlemler sayesinde, Türkiye ekonomisi dünyadan pozitif yönde ayrışarak hızlı bir toparlanma sürecine girmiştir. Bununla birlikte, dış talebin düşmesi ve buna bağlı mal ve hizmet gelirlerindeki azalma, kredi teminindeki güçlükler işletmelerin üretim kapasitelerini tam olarak kullanamamalarına ve buna bağlı olarak nakit dengelerinin bozulmasına neden olmuş ve bazı işletmelerin kamuya yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmesinde gecikmelere sebebiyet vermiştir. Yaşanan bu süreçten olumsuz etkilenen işletmelerin kamuya olan borçlarına uygulanan ek mali müeyyideler de borç tutarlarını artırmış, icra takibine maruz kalan borçlulara mevcut yasal düzenlemeler ile sağlanmaya çalışılan ödeme imkanları da bu borçların tasfiyesinde yeterli olamamıştır. Kamuya olan borçların enflasyon oranında endekslenmek suretiyle ödenmesi, kamu ile olan mali ilişkinin belli bir plan dahilinde çözümlenmesi suretiyle faaliyetlere devam edilmesine imkan verilmesi yönünde talepler artmıştır. Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek. Özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkim şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla bu Kanun tasarısı hazırlanmıştır. ..."; Ek 1. maddeye ilişkin özel gerekçede ise, "… YİD modeliyle gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için her yıl irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ve ayrıca, bunların işletmeye geçmesinden sonra ise, bunların işletilmelerinden elde edilecek tüm hasılattan Hazinece %1 oranında ayrıca pay alınmasının, bir kamu yatırımı olan YİD modeliyle yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini azaltabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde veya özel sektörün finansman imkanlarından faydalanmak üzere YİD modeli çerçevesinde yapılacak sözleşmelerde kamu mallarının kullanımı ile ilgili alınacak paylar çok yüksek maliyet getireceği için, bu projeleri verimli olmaktan çıkaracaktır. Bu projeler, özel sektörün dinamizminden ve sermaye gücünden yararlanmak için yapılmaktadır. Ancak, yukarıda belirtilen bedeller ve hasılat payı önemli bir maliyet oluşturmakta ve projelerin yapılamaz hale gelme riski bulunmaktadır. Bu durumda ise idarece daha yüksek garantiler verilmek zorunda kalınmaktadır. Açıklanan sebeplerle, madde ile; Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaması amaçlanmıştır." açıklamalarına yer verilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2007 tarihinde yürürlüğe girmiş; Yönetmelik'in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik; tarihî ve bediî değeri olan taşınmazlar hariç olmak üzere, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri kapsar."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 08/09/1983 tarih ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine ve 29/06/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile (Değişik ibare:RG-05/10/2022-31974) 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 101. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Hasılattan pay alınması" başlıklı 79. maddesinde, "(Değişik:RG-05/10/2022-31974) (1) İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde yapılacak tesisin bizzat hak lehtarınca işletilmesi hâlinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır. İrtifak hakkı lehtarı veya kullanma izni sahibinin bu yerler üzerinde yürüttüğü faaliyetin niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda; hak lehtarından, cari yıl irtifak hakkı veya kullanma izni bedelinin yüzde yirmisi hasılat payı olarak alınır. (2) Ancak, tarım ve hayvancılık ile sanayi ve t...ane yatırımı yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları ve verilen kullanma izinlerinde bu oran binde bir olarak uygulanır. Kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflarca sağlık, eğitim ve spor tesisleri yapılması amacıyla tesis edilen irtifak hakları ve verilen kullanma izinleri ile vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine göre gerçek ve tüzel kişiler lehine tesis edilen irtifak hakları ve verilen kullanma izinlerinde hâsılat payı alınmaz. (3) 08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz. (Söz konusu üçüncü fıkra maddenin ilk halinde yer almazken 10/04/2011 tarih ve 27901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile üçüncü fıkra olarak eklenerek, diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.) (4) İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının hak lehtarınca üçüncü kişilere kiraya verilmesi hâlinde; hak lehtarından brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracıdan/kiracılardan ise tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan hak lehtarına ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. Ancak, tesisin bizzat hak lehtarınca işletilmesine veya üçüncü kişilere kiraya verildiğine bakılmaksızın bu maddede ve ilgili mevzuatında belirtilen indirim ve muafiyetler ayrıca dikkate alınır. ..."; "Yürütme" başlıklı 99. maddesinde, "Bu Yönetmelik hükümlerini (Değişik ibare:RG-05/10/2022-31974) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütür." kuralları yer almıştır. 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik'in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; ilgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırımcı ve işletmecilere verilen kesin tahsis, kesin izin, kullanma izni ve irtifak hakkı sürelerinin kırk dokuz yıla uzatılmasına, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla yirmi dokuz yıla kadar yapılan kira sözleşmelerinin ise yirmi dokuz yıla ya da irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırk dokuz yıla uzatılmasına, sözleşme bedelinin belirlenmesine, ödeme şekli ve süresine, yatırımcının veya işletmecinin hak ve yükümlülüklerine, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususlara ve kesin tahsis yapılan veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazların yatırımcı ve işletmecilerine satılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 29/06/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 23. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasında, "Ancak, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedeli, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edilir. Turizm amaçlı kıyı tesislerinde yararlanma bedeli ve 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesislerinde uzatılan süre için sözleşme bedeli tesisin; bulunduğu yer, kapasitesi, sunduğu hizmet çeşitliliği, fiziksel konumu, yüzölçümü, geri saha ve kullanım durumu, toplam yatırım maliyeti, mevcut sözleşme bedeli, getirebileceği gelir miktarı ile günün emsal ve rayiçleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenir. Uzatılacak sürenin başlangıç yılı bedeli, bu fıkra kapsamında belirlenen sözleşme bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenmesi suretiyle hesaplanır. Uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulur." kurallarına yer verilmiştir. 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Hasılat payları" başlıklı B bölümünde, (1) Kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen Hazine taşınmazı üzerinde yapılacak tesisin işletmeye geçmesinden itibaren alınacak hasılat paylarına ilişkin işlemler Yönetmeliğin 79. maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre yürütülecektir. (2) Buna göre, … b) (Değişik:RG-01/02/2012-28191) Kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara sağlık, eğitim ve spor tesisleri yapılmak amacıyla verilen kullanma izinleri ve tesis edilen irtifak hakları, vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına ve 4046 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçek ve tüzel kişilere verilen kullanma izinleri ile tesis edilen irtifak hakları ile 3996 sayılı Kanun, 10/05/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun ve 4691 sayılı Kanun hükümleri ile özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinleri ile mecra ve geçit hakkı amaçlı verilen irtifak hakkı ve kullanma izinlerinden hasılat payı alınmayacaktır."; "Özellik Arz Eden İşlemler" başlıklı III. bölümünün "Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yapılacak yatırımlar" başlıklı 2. maddesinde, "(1) 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre, Yüksek Planlama Kurulunca yetki verilen hizmetin asli sahibi kurum ve kuruluşlar tarafından belirlenen yatırımcıya; yap-işlet-devret sözleşmelerinde yatırım ve işletme dönemleri için belirtilen bedel karşılığında, böyle bir bedelin belirtilmemiş olması halinde ise Yönetmeliğin 12. maddesine göre takdir edilecek bedel üzerinden sözleşmelerinde belirtilen süre kadar kullanma izni verilecek veya lehine irtifak hakkı tesis edilecektir. (2) Sözleşmelerinde hasılat payına ilişkin bir düzenleme olmaması halinde, bu Genel Tebliğin ikinci kısmının 14 numaralı bölümünün (B) alt bölümüne göre işlem yapılacaktır. (3) (Ek:RG-10/10/2012-28437) 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda İdare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 79. maddesinin üçüncü fıkrasının (08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz.) "ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere" şeklindeki kısmının incelenmesinden; M...in ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ve 09/05/2006 tarihinde ihale edilen ... İnşaatı işine ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290,00 m2 yüz ölçümlü alan üzerinde onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yat limanı yapılmak ve bu amaçta kullanılmak üzere, 25/06/2009 tarihinde davacı ile 25 yıllığına kullanma izni sözleşmesi imzalanmış; sözleşmede toplam yıllık brüt hasılatın %1’inin Hazineye ödeneceği düzenlemesine yer verilmiştir. 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle 4706 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 23. maddeyle, Maliye Bakanlığı tarafından lehine kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kullanma izni sürelerinin kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabileceği yönünde getirilen düzenleme ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aktarılan Geçici 23. maddedeki amacı da taşıyan Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında imzalanan 30/12/2022 tarihli sözleşme ile, kullanma izni süresi 31/12/2067 tarihine kadar uzatılmıştır. Sözleşmede, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1’inin Hazineye ödeneceği, bu kuralların uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren yürürlükten kalkacağı ve uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren, tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın %1’i oranda, niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda ise izin sahibinden cari yıl kullanma izin bedelinin yüzde yirmisinin hasılat payı olarak alınacağı, tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinde elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınacağı, kiracılardan alınmayan hasılat paylarının izin sahibinden alınacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda 2022 tarihinde uzatılan sözleşmede önceki sözleşmedeki gibi yine hasılat payı alınacağının düzenlendiği, bunun Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik'in "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasındaki 3996 sayılı Kanun kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedelinin, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edileceği, uzatılan süre için tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelere hüküm konulacağı şeklindeki düzenleme uyarınca olduğu; davalı idarece, davacıdan söz konusu Yat Limanının işletilmesine ilişkin olarak Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik uyarınca 2022 yılı hasılat paylarının ödenmesinin istenilmesi üzerine davacı tarafından ihtirazı kayıtla ödeme yapıldığı, ancak davalı idareye yapılan başvuruyla 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince hasılat payı alınmaması gerekirken dava konusu Yönetmeliğin 79. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hasılat payı alındığı belirtilerek dava açıldığından, uyuşmazlığın, 25/02/2011 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'a eklenen Ek 1. maddeye göre, 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak Devletin hüküm ve tasarrufun altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaması gerekirken, anılan Kanun'a aykırı olarak dava konusu Yönetmeliğin 79. maddesinin üçüncü fıkrasıyla hasılat payı alınmayacağına ilişkin kuralın 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olduğunun düzenlendiği, Kanun'a aykırı olarak hasılat payı alınmayacağı kuralına istisna getirildiği ve Kanun'un sınırlandırıldığı iddiasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesindeki, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kuralı ile Kanun'un genel gerekçesinde yer verilen, küresel ekonomik krizin dış talebin düşmesine bağlı olarak ekonomik daralmaya neden olduğu, dış talebin düşmesi ve buna bağlı mal ve hizmet gelirlerindeki azalma ve kredi teminindeki güçlüklerin işletmelerin üretim kapasitelerini tam olarak kullanamamalarına ve nakit dengelerinin bozulmasına neden olduğu, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek, özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla Kanun tasarısının hazırlandığı; Ek 1. maddeye ilişkin gerekçede ise, yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için her yıl irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ve ayrıca, bunların işletmeye geçmesinden sonra ise, bunların işletilmelerinden elde edilecek tüm hasılattan Hazinece %1 oranında ayrıca pay alınmasının, yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini azaltabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde veya özel sektörün finansman imkanlarından faydalanmak üzere YİD modeli çerçevesinde yapılacak sözleşmelerde kamu mallarının kullanımı ile ilgili alınacak paylar çok yüksek maliyet getireceği için, bu projeleri verimli olmaktan çıkaracağı, bu projelerin, özel sektörün dinamizminden ve sermaye gücünden yararlanmak için yapıldığı, ancak, bedeller ve hasılat payının önemli bir maliyet oluşturduğu ve projelerin yapılamaz hale gelme riski bulunduğundan, idarece daha yüksek garantiler verilmek zorunda kalındığı, bu sebeplerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmamasının amaçlandığına ilişkin açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, anılan maddede gelecek zamana yönelik olan "gerçekleştirilecek" ve "bırakılacak" ibarelerine yer verildiği ve gerekçede amacın, özel sektörün yatırım yapmaya teşvik edilmesi olarak belirtildiği ve gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin açıklama yapıldığı dikkate alındığında, Ek 1. madde ile getirilen kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağına ilişkin muafiyetin, maddenin yürürlük tarihinden (25/02/2011) sonra gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler için geçerli olacağı ve bu durumun söz konusu tarihten önce yatırım yapan yatırımcılarla sonra yatırım yapan yatırımcılar arasında, önceki yatırımlar için bedel ve hasılat paylarının önemli maliyet oluşturması sebebiyle idarelerce yüksek garantiler verildiğinden, eşitlik ilkesini zedeleyici yönde herhangi bir ayrıma sebebiyet vermeyeceği açıktır. Öte yandan, 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler için alınacak kullanım bedeli ve hasılat payına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği ilgili mevzuatın incelenmesinden de, hasılat payı ve kullanma bedeli alınmayacağına ilişkin muafiyetin, Kanun'un yürürlük tarihinden (25/02/2011) sonra gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlere özgü olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, 4706 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin birinci fıkrasında, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınacağına ilişkin kurala yer verilmiş olup, sonraki tarihlerde maddeye getirilen ek fıkralarla bu hususa ilişkin istisnalara (örneğin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 3996 sayılı Kanun ile 28/05/1988 tarih ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek karayolları yatırımları için Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı alınmayacağı) yer verilmiş ise de, maddenin birinci fıkrasında bu hususa yönelik bir değişiklik yapılmamıştır. Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik'in "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasında, "Ancak, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedeli, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edilir. ... Uzatılacak sürenin başlangıç yılı bedeli, bu fıkra kapsamında belirlenen sözleşme bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenmesi suretiyle hesaplanır. Uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulur." kuralına yer verilerek kullanma izini süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşmelerde 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen yatırımlara konu yerler için hasılat payı alınmasına devam edileceği belirtilmiştir (Söz konusu maddenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü ve Dördüncü Daireleri Müşterek Kurulunun 19/12/2024 tarih ve E:2023/634, K:2024/5728 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.). 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Özellik Arz Eden İşlemler" başlıklı 3. bölümünün "Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yapılacak yatırımlar" başlıklı 2. maddesinde, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla, 4706 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesiyle, Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınacağı ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlığın yetkili olduğu şeklinde verilen yetki uyarınca hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 79. maddesinin üçüncü fıkrasının verilen görev ve yetki çerçevesinde ve üst norm olan 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olarak, maddenin uygulanmasına açıklık getirdiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yönetmelik uyarınca 2022 yılı hasılat payı olarak 31/05/2023 tarihinde ihtirazı kayıtla ödenen 1.131.947,74-TL'nin iadesi istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü)'na yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın (1.131.947,74-TL) faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi isteminin incelenmesinden; Kullanım şartnamesi ve kullanım sözleşmesinin aktarılan ilgili maddelerine bakıldığında, kullanma izni verilen alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat işin sahibince işletilmesi halinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınacağı, tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde, izin sahibinden brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınacağı, kiracılardan alınmayan hasılat paylarının ise izin sahibinden alınacağının kurala bağlandığı, hukuka uygun bulunan dava konusu Yönetmeliğin 79. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin yürürlük tarihinden (25/02/2011) önce gerçekleştirilen söz konusu ...na ilişkin yatırım çerçevesinde verilen kullanım izni gereğince, tesisin işletmesinden hasılat payı alınacağı, dolayısıyla davacı tarafından söz konusu hasılat paylarının ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmaktadır. Dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, ödenen tutarın iadesine karar verilmesi talebinin de reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.