11. Ceza Dairesi 2013/3923 E. , 2015/22841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Dosyada mevcut Jandarma ... Amirliği'nin 24.11.2008 tarihli uzmanlık raporunda, motorlu araç trafi
**11. Ceza Dairesi 2013/3923 E. , 2015/22841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Dosyada mevcut Jandarma ... Amirliği'nin 24.11.2008 tarihli uzmanlık raporunda, motorlu araç trafik belgesinin ön yüzünde “ilk muayene geçerlilik süresi” hanesindeki 11.10.2007 tarihinin orjinalinde “11.10.2006” olduğu, 6 rakamının 7 rakamına dönüştürülmek suretiyle tahrifat yapıldığı, yapılan bu tahrifatı gizlemek amacıyla diğer rakamlar üzerinden mükerrer geçiş yapıldığı, belgenin arka yüzünde “aracın muayenesi” hanesindeki “11.10.2008” tarihinin orjinalinde “11.10.2007” olduğu, 7 rakamının 8 rakamına dönüştürülmek suretiyle tahrifat yapıldığı, aynı hanenin alt kısmındaki “11.10.2007” tarihinin yıl hanesindeki aşırı deformasyon yüzünden orjinalinin ne olduğu tespit edilemeyen rakam üzerine “7” rakamının yazılması suretiyle tahrifat yapıldığı, yapılan bu tahrifatı gizlemek amacıyla diğer rakamlar üzerinden mükerrer geçiş yapıldığının tespit edildiği, Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 01.03.2010 tarihli ekspertiz raporunda da, soruşturma aşamasında temin edilen önceki 24.11.2008 tarihli raporda belirlenen rakamlarda yapılan tahrifatların aynen tespit edilerek ayrıca belgenin arka yüzünde “aracın muayenesi” hanesindeki soğuk mühür izinin tamamen sahte oluşturulmuş mühür ile basılmış olduğu, bu sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğu ancak rakamlarda yapılan tahrifatların aldatma kabiliyetinin bulunmadığı görüş ve kanaatinin belirtildiği, Mahkemece suça konu belge üzerinde 10.05.2010 günlü celsede yapılan gözlemde ise , arka yüzde bulunan soğuk mühür izinin belge üzerine soğuk baskı ve mühür şeklinde yapılmış olduğu ve orjinalinden ayırt edilmesinin zor olduğu bu haliyle arka yüzdeki mühür nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunduğu ancak ön yüzdeki kalemle oynama bakımından tahrifatın açıkça anlaşılması nedeniyle aldatma yeteneğinin bulunmadığının belirlenmesine rağmen arka yüzdeki rakamlarda yapılan tahrifatlara ilişkin değerlendirme yapılmaması karşısında; aldatma kabiliyetinin kül halinde değerlendirilmesi gerektiği, arka yüzdeki muayene işleminde rakamlarda yapılan tahrifatın aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının da Mahkemece değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği gözetilmeden sadece mühür nedeniyle aldatma kabiliyeti bulunduğu kabul edilerek ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2 - Sanık hakkında sahte araç muayenesi yapmak suçundan açılan kamu davasında, UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer nitelikteki fiili nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmiş ve temyiz incelemesi sırası bekleyen kamu davası bulunduğu, gerekçeli kararda devam eden başka davalarda da sanık hakkında benzer iddialarda bulunulduğunun belirtildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından,sanık hakkında varsa benzer nitelikteki diğer dava dosyalarının da tespit edilip, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 3 - 5271 sayılı CMK'nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada sanığa yüklenen "araç muayenesinde sahtecilik" suçu neticesinde meydana gelen somut bir zarar bulunmadığı da gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel sabıkası bulunmayan, hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanan,kişiliği ve yargılama sürecindeki pişmanlığı dikkate alınarak cezası ertelenen sanık hakkında “kamunun uğradığı zararı gidermediği” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4 - Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.