Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2507 E. , 2024/1855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2507 Karar No : 2024/1855 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği DAVANIN KONUSU : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puanı üstünlüğüne göre ilk atama yoluyla kadrolu öğretmenliğe atanan davacının, sözleşmeli öğretmenlikte geçen h
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2507 E. , 2024/1855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2507 Karar No : 2024/1855 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği DAVANIN KONUSU : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puanı üstünlüğüne göre ilk atama yoluyla kadrolu öğretmenliğe atanan davacının, sözleşmeli öğretmenlikte geçen hizmet süresinin, adaylık süresinden sayılması, derece ve kademe ilerlemesi gibi tüm haklarının kadroya atandığı tarihten itibaren özlük dosyasına yansıtılması ve asaletinin onaylanması için ilk defa öğretmenliğe atanan bir kimse gibi bir yıl süreyle bekletilmemesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ... Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı genel yazısının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Sözleşmeli öğretmen olarak 01/02/2011 tarihinde göreve başladığını, 06/09/2011 tarihinde ise kadrolu öğretmen olarak atandığını, yedi ay boyunca sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığı süreçte, aday öğretmenliğe ilişkin olarak şu an uyguladığı programın aynısını uyguladığını, sözleşmeli öğretmenlikte geçen yedi aylık sürecin görmezden gelinerek aday öğretmenlik sürecinde dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ SAVUNMASI: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken, KPSS puanı üstünlüğüne göre ilk atama yoluyla kadrolu öğretmenliğe atanan davacının, 657 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca aday memur olarak atamasının yapılmasının kanunen zorunlu olduğu, sözleşmeli personelin, görev yaptığı süre içinde aday memurlara verilen eğitimleri tamamlamış olsalar dahi, asli memurluğa atanmasına engel hali bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI ... VALİLİĞİNİN SAVUNMASI : Milli Eğitim Bakanlığının... tarihli ve ... sayılı yazısıyla, sözleşmeli öğretmen iken KPSS puan üstünlüğüne göre kadrolu öğretmenliğe atananların, sözleşmeli statüde geçen hizmet sürelerinin, adaylık süresinden sayılmayacağının bildirildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının davadan feragat ettiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında 31/12/2010 tarihinden itibaren sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puanı üstünlüğüne göre ilk atama yoluyla 01/06/2011 tarihinde kadrolu öğretmenliğe atanan davacı tarafından, sözleşmeli statüde geçen sürelerin hizmetinden sayılıp adaylık eğitiminde değerlendirilerek ilk defa öğretmenliğe atanan bir kimse gibi bir yıl süreyle bekletilmemesi talebi ile yapılan başvurunun sözleşmeli statüde geçen sürelerin adaylık süresinden sayılmayacağı belirtilerek reddine ilişkin ... Valiliğinin...... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığının...tarih ve ... sayılı genel yazısının iptali istemi ile açılmıştır. Danıştay Onikinci Dairesinin 22/05/2018 tarih ve E:2016/5810, K:2018/2246 sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.Söz konusu kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E.2018/3656:K.2019/5543 sayılı kararıyla temyize konu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma gerekçesi gözetilerek dosyanın incelenmesine geçildi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Adaylığa Kabul Edilme" başlıklı 54.maddesinde, "Sınavlarda başarılı olanlardan Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve 47.maddeye göre ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarınca memur adayı olarak atanırlar. Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." "Adayların Yetiştirilmesi" başlıklı 55.maddesinde, "Aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet memuru olarak atanabilmeleri için başarılı olmaları şarttır. Temel eğitim ile hazırlayıcı eğitim aynı kurumda yapılır. Eğitim süreleri, programları, değerlendirme esasları ve hangi kurumların sorumluluğunda yapılacağı ve diğer hususlar Başbakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir." "Adaylık Devresi İçinde Göreve Son Verme" başlıklı 56.maddesinde; "Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir. İlişkileri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 57.maddesinde, adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiklerinin kesileceği, ilişkileri kesilenlerin ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği, adaylık devresi içinde veya sonunda, 56. ve bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenlerin (sağlık nedenleri hariç) 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmayacağı belirtilmiştir, "Asli Memurluğa Atanma" başlıklı 58.maddesinde ise, "Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan adaylar disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay tarihinden geçerli olmak üzere asli memurluğa atanırlar. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez." hükmü yer almıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz. Adaylık süreci ve adaylık süreci sonunda başarılı olarak adaylığının kaldırılmasına engel hali bulunmayanların asli memurluğa atanma hususları Kanun'da düzenlenmiş olup; bu hususta daha önce 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli olarak görev yapanlar ile sözleşmeli olarak hiç görev yapmayanlar arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Her ne kadar davacı tarafından, sözleşmeli olarak görev yaptığı süre içerisinde temel ve hazırlayıcı eğitimleri başarıyla tamamladığı ileri sürülmekte ise de; adaylık sürecinin sadece temel ve hazırlayıcı eğitimden ibaret olmadığı davalı idare tarafından da belirtilmiş olup; bu süre içinde adayın Devlet memuriyetine uygun özelliklere sahip olup olmadığının tüm objektif kriterler kullanılarak saptanması sağlanacak, adaylık süresi içinde adayın hal ve hareketlerinin, disiplin suçu işleyip işlemediğinin değerlendirilmesi suretiyle asli memur olarak atanıp atanamayacağına mevzuatın öngördüğü esas ve usüller çerçevesinde karar verilecektir. Bu itibarla, aday memurluk süreci, bu süreçteki "temel ve hazırlayıcı eğitimlerde" başarılı olunsa dahi adaylığın kaldırılmasına engel bir takım haller söz konusu olduğunda asli memurluğa atanamama ile de sonuçlanabilmektedir. Bu durumda, temel ve hazırlayıcı eğitimlerin başarıyla tamamlanmış olmasının asil memurluğa atanmak için aranan tek koşul olmadığı ve sözleşmeli statüde görev yapmakta iken arada herhangi bir kesinti olmaksızın ilk atama yoluyla kadrolu öğretmen olarak ataması yapılan personelin, sözleşmeli pozisyonda geçirdiği hizmet süresinin aday memurlukta geçirilmesi zorunlu hizmet süresinden sayılmasını gerektirecek bir mevzuat hükmünün de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının, sözleşmeli statüde geçirdiği hizmet süresinin adaylık süresinden sayılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Milli Eğittim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı genel yazısında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen 22/05/2018 tarih ve E:2016/5810, K:2018/2246 sayılı kararının davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/11/2019 tarih ve E:2018/3656, K:2019/5543 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, kararın bozulmasına ve yeniden bir karar verilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmesi sonrasında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hâkimi ...'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacı tarafından 03/04/2024 kayıt tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşıldığından işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puanı üstünlüğüne göre ilk atama yoluyla kadrolu öğretmenliğe atanan davacının, sözleşmeli statüde geçen hizmet süresinin, adaylık süresinden sayılması, derece ve kademe ilerlemesi gibi tüm haklarının kadroya atandığı tarihten itibaren özlük dosyasına yansıtılması ve asaletinin onaylanması için ilk defa öğretmenliğe atanan bir kimse gibi bir yıl süreyle bekletilmemesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı genel yazısının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Davadan feragat'' başlıklı 307. maddesinde; feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, ''Feragat ve kabulün şekli'' başlıklı 309. maddesinde; feragat ve kabulün dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, feragat ve kabulün hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerektiği, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, ''Feragat ve kabulün zamanı'' başlıklı 310. maddesinin birinci fıkrasında; feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, ''Feragat ve kabulün sonuçları'' başlıklı 311. maddesinde; feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, ''Feragat ve kabul halinde yargılama giderleri'' başlıklı 312. maddesinin birinci fıkrasında ise; feragat ve kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği hükme bağlanmıştır. 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından verilen ve 03/04/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının davadan feragati yolundaki beyanları karşısında davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Feragat nedeniyle incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2. Aşağıda dökümü yapılan...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden vekil ile temsil edilen Milli Eğitim Bakanlığına verilmesine, 4. Posta gider avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.