Başvuru, güvenlik görevlileri tarafından gerçekleştirilen askerî operasyon sırasında meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının, bu olay nedeniyle açılan tam yargı davasının süre aşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; güvenlik görevlileri tarafından gerçekleştirilen askerî operasyon sırasında meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının, bu olay nedeniyle açılan tam yargı davasının süre aşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/9/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuruculardan Abdulgaffur ve Menican Atabay'ın oğlu, diğer başvurucuların ise kardeşi olan A. 7/10/2009 tarihinde Van'ın Çaldıran ilçesi Buğulukaynak köyünde başvurucuların ifadesine göre köyden 2 km. uzaklıkta güvenlik güçleri tarafından öldürülmüştür. Başvurucular, olayı gördüğünü iddia eden A.K.nın Van Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarı nedeniyle olaydan 9/9/2011 tarihinde haberdar olduklarını beyan ederek 9/3/2012 tarihinde Çaldıran Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açmışlardır. Çaldıran Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/3/2013 tarihinde davayı görev yönünden reddetmesi ve anılan kararın da temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle başvurucular Van İdare Mahkemesinde (Mahkeme)tam yargı davası açmışlardır. Mahkeme, yasal süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle 14/6/2013 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme kararının ilgili kısımları şöyledir:''..[D]ava dosyasının incelenmesinden, davacılar[başvurucular]dan Abdulgafur ve Menican Atabay'ın müşterek çocukları, diğer davacıların kardeşi olan [A.nın] 2009 tarihinde güvenlik güçleri tarafından öldürülmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemiyle 2012 tarihinde Çaldıran Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 2013 tarih ve E:2012/37, K:2013/27 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddedildiği ve temyiz edilmeyerek 2013 tarihinde kesinleştiği, görevsizlik kararı üzerine davacılar tarafından Mahkememizde görülen bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunun maddesinin fıkrasında; tam yargı davalarının açılabileceği sürelere yer verilmiş, fıkrasında ise görevsiz yargı mercilerinde açılan davalarda idareye başvuru şartı aranmayacağı belirtilmiştir. Adı geçen madde bir bütün olarak değerlendirildiğinde, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili idareye başvurulması yada görevsiz yargı yerinde dava açılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Aksi halde zararın öğrenildiği tarihten örneğin 4 yıl sonra adli yargıda dava açılmak suretiyle bir yıllık dava açma süresi bertaraf edilebilecektir. Böyle bir yorum 2577 sayılı Kanunun maddesinin fıkrası kullanılarak fıkrada belirtilen sürelerin bertaraf edilmesi anlamına gelir ki, adı geçen kanunun sistematiğine ve maddenin konuluş amacına aykırı bir yorum olur.Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde,[A.nın] 2009 tarihinde öldürüldüğü, bu tarihte zararın öğrenildiği hususunun kabulü gerektiği, bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde idareye başvurulması yada adli yargıda dava açılması gerekirken, bir yıllık süre geçirildikten çok sonra 2012 tarihinde Çaldıran Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde adı geçen Mahkemenin görevsizlik kararı üzerine Mahkememizde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı [anlaşılmıştır.]'' Anılan karara karşı karar temyiz yoluna başvurulmuş ise de Danıştay Onuncu Dairesinin 13/4/2015 tarihli ilamı ile karar onanmıştır. Başvurucular tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmadığından kesinleşen karar 9/9/2015 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş ve başvurucular 18/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin "Görevli olmayan yerlere başvurma" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “ Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. Adli veya askeri yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir.” 2577 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.Görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.” Diğer ilgili mevzuat için bkz. Serpil Kerimoğlu ve diğerleri (B. No: 2012/752, 17/9/2013); Mehmet Menendiz ve diğerleri (B. No: 2014/5235, 6/7/2017); Hülya Karadeniz (B. No: 2015/19340; 27/6/2018); Nafia Sevin Ergün Sefada ve diğerleri [GK], (B. No: 2014/14844, 1/12/2016) başvurusu hakkında verilen kararlar.