12. Ceza Dairesi 2012/25144 E. , 2013/18740 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu k…
**12. Ceza Dairesi 2012/25144 E. , 2013/18740 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla; İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın, olay gecesi saat 01.20 sıralarında idaresindeki otomobili ile kontrolsüz dört yönlü kavşakta 15 metre fren izi ile sağ tarafından gelerek kavşağa giriş için kavşak başında beklemekte olan polis aracına çarpması sonucu aracındaki şikayetçi olmayan mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına ve araçlarda maddi hasara sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda, olaydan 30 dakika sonra yapılan ölçümde 97 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, yerleşmiş Adli Tıp Kurumu uygulamalarına göre alkol düzeyinin her saat % 15 oranında azalacağı dikkate alındığında kaza anında 100 promilin üzerinde alkollü olacağı anlaşılmakla, sanığın alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek halde olduğu, alkol düzeyi itibariyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kabule göre de; CMK'nın 327/1. maddesi uyarınca, hakkında beraat kararı verilen sanığın yalnızca kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilebileceği, bunun dışındaki yargılama giderlerinin hazineye yükleneceği gözetilmeksizin, kendi kusurundan ileri gelen yargılama gideri bulunmayan ve beraat etmiş olan sanığın, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.