3. Hukuk Dairesi 2020/1559 E. , 2020/3062 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... Eczanesinin sahibi olduğunu, 01.05.2012 tarihinden bu yana kurum…
**3. Hukuk Dairesi 2020/1559 E. , 2020/3062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... Eczanesinin sahibi olduğunu, 01.05.2012 tarihinden bu yana kurumdan olan alacaklarından farklı tarih ve miktarlarda kesintiler yapıldığını, taraflar arasındaki protokole uyulmadığını, kendisine bu konuda her hangi bir tebligat yapılmadığını ve savunma hakkı verilmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL kesintinin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20/06/2018 tarihli ve 2015/30510 Esas 2018/689 Karar sayılı ilamı ile; "... Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davacının iddiaları, protokol maddeleri yeterince irdelenmemiş, uygulanan kesintilerin taraflar arasındaki protokolün ve SUT' un hangi maddelerine dayandığı, davacıya kesinti uygulanırken protokoldeki hükümlere uygun davranılıp davranılmadığı yeterince tartışılmamıştır. O halde, mahkemece, konusunda uzman yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli bir rapor alınarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; dosya yeniden ek rapor düzenlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, ibraz edilen rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.). Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hâkimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.