21. Hukuk Dairesi 2014/11904 E. , 2014/14421 K. "" MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2014 NUMARASI : 2013/804-2014/207 Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenle…
**21. Hukuk Dairesi 2014/11904 E. , 2014/14421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2014 NUMARASI : 2013/804-2014/207 Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, meslek hastalığı sonucu % 26,8 oranında artan sürekli iş göremezlik nedeniyle davacının uğradığı manevi tazminat zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 10.650 TL maddi, 22.000 TL manevi tazminatın rapor tarihinden itibaren yürütülücek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının, 10.10.2013 tarihli raporla meslek hastalığı sonucu % 58 oranında artan (% 31.2'den % 58'e) maluliyetinin oluştuğu, davacı tarafın Dairemiz tarafından onanarak kesinleşen meslek hastalığı sonucu oluşan % 31,2 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle açtığı tazminat davasında davacı tarafından % 100 oranında kaçınılmazlığı kabul ettiğinden yeniden kusur incelemesi yapılmadan sonuca gidildiği, eldeki bu davada ise kusur raporu aldırıldığı, hükme esas alınan bu raporda davalıya % 85,83 oranında kusur verildiği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.)Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)