1. Hukuk Dairesi 2012/16654 E. , 2013/3539 K. "" MAHKEMESİ : ÇEKEREK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı L.. K.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil…
**1. Hukuk Dairesi 2012/16654 E. , 2013/3539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇEKEREK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı L.. K.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davalı, dava konusu taşınmazın kendisine mihir olarak verildiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Miras bırakan R.K.. 20/03/2009 tarihinde vefat etmiş olup, geride mirasçı olarak davalı eşi L. ile çocukları T. K., E.K.ile torunu G. K., oğlunun eşi Ş. K. ve torunları R. K. ile S. T. K.'i bırakmıştır. Davalının murisin ikinci eşi olduğu, davalı ile muris R.'un 31/08/2007 tarihinde evlendikleri ve taşınmazın da aynı tarihte satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.