Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebinin ıslah ile artırılan kısmının zamanaşımı gerekçesi ile reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebinin ıslah ile artırılan kısmının zamanaşımı gerekçesi ile reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun babası K.nın sevk ve idaresinde olan aracın 17/8/2002 tarihinde Muğla-Milas yolunda trafik kazası yapması neticesinde K. vefat etmiş, başvurucu ve kardeşleri yaralanmışlardır. Olaya ilişkin olarak ceza soruşturması başlatılmış, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 12/9/2002 tarihli iddianamesiyle kazaya karışan diğer araç sürücüsünün dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme ve yaralanmaya sebebiyet verme suçundan cezalandırılması istemiyle Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) kamu davası açılmıştır. Ceza Mahkemesi 20/12/2006 tarihli karar gerekçesinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden (ATK) 12/5/2004 tarihli rapor alındığını ve kazaya karışan araç sürücüsünün 5/8 oranında kusurlu olduğunun raporda belirtildiğini ifade etmiştir. Ceza Mahkemesi yargılama neticesinde kazaya karışan araç sürücüsünün kusurunu da dikkate alarak 568 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Temyiz talebi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 3/11/2010 tarihinde onama kararı vermiştir. Başvurucu; babası K.nın trafik kazasında vefat ettiğini, yaşanan trafik kazası neticesinde kendisinin de belden aşağısının felç olduğunu, kardeşinin birinde işitme kaybı, diğerinin bacağında kısalık meydana geldiğini belirterek kardeşleri ve annesiyle birlikte Milas Asliye Hukuk Mahkemesinde 4/10/2004 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, murislerinin vefatı nedeniyle her biri için ayrı ayrı 000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, başvurucunun tedavi giderleri için 000 TL, araç hasarı için 700 TL maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir. Milas Asliye Hukuk Mahkemesi yargılama sürecinde Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesini beklemiş ve bu süreçte 3/5/2012 tarihinde ATK'dan da olaya ilişkin kusur oranını ve hasar miktarını gösterir rapor istemiştir. ATK'dan alınan 7/8/2012 tarihli raporda da K.nın kusursuz olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün karşı istikametten gelen aracın hatalı sollama yaptığını gördüğü hâlde süratini azaltıp sağ şeride geçmesi gerekirken geçmediği gerekçesiyle %62,5 kusurluolduğu, plakası tespit edilemeyen üçüncü araç sürücüsünün ise %37,5 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kusur oranına ilişkin bilirkişi raporunun tarafların incelemesinden sonra hesap bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. 6/5/2014 tarihli hesap bilirkişi raporuna göre başvurucunun destekten yoksun kalma tazminatı 740 TL, maluliyet tazminatı ise 649 TL olarak belirlenmiştir. Rapor başvurucuya 24/10/2013 tarihinde duruşmada tebliğ edilmiş, başvurucu 21/5/2014 tarihinde maddi tazminat talebini artırarak ıslah dilekçesini mahkemeye sunmuştur. Mahkeme 10/3/2015 tarihli gerekçeli kararında trafik kazasına ilişkin kusur durumlarını ve maluliyet oranını belirten raporlara yer vermiş aynı zamanda tazminat davalarında zamanaşımı süresinin on yıl olduğunu, olayın 17/8/2002 tarihinde meydana geldiğini belirterek davalı tarafından zamanaşımı itirazını dikkate alıp maddi tazminatın ıslahla artırılan kısmı yönünden reddine karar vermiştir. Başvurucunun dava açarken talep ettiği tazminat miktarları üzerinden değerlendirme yaparak davanın kısmen kabulüyle 000 TL destekten yoksun kalma tazminatına, maluliyeti nedeniyle 000 TL tazminat ödenmesine ve 000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Başvurucu, ıslah talebinin reddedilmesinde mahkemenin kusuru bulunduğunu ileri sürerek duruşma istemli temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi başvurucunun talebi üzerine duruşma yapmış ve 26/4/2016 tarihli kararla mahkeme kararını tazminat taleplerine ilişkin kısım yönünden aynen, vekâlet ücretleri yönünden düzelterek onamıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi 24/5/2018 tarihinde Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından reddedilmiştir. Karar başvurucu vekiline 24/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Gülhan Dursun, B. No: 2016/9312, 27/11/2019, §§ 23-