DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 29/03/2021KARAR TARİHİ : 26/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 26/10/2022 Taraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/6
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davacı firmada işverene bağlı olarak proje, pazarlama, satış pozisyonunda çalıştığını, ancak 18,09.2018 tarikinde aniden işi bıraktığını ve zaman geçirmeden rakip firmada çalışmaya başladığını, iş akdi kurulurken taraflar arasındaki iş sözleşmesinin “rekabet etmeme yükümlülüğü” başlıklı 13 Maddesi gereği işten ayrılma halinde sır saklama, rekabet etmeme....başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, bayileri dahil iş ortaklarını ayartmamayı, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girmemeyi taahhüt etmiş en az 6 en fazla 24 ay olmak üzere çalışmış olduğu sürenin yansı kadar son brüt ücreti üzerinden hesaplanan tutarda cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini,ancak davalı tarafın açıkça sözleşmeye aykırı hareket ederek aynı ilde faaliyet gösteren ... ve ... ... Limited Şirketinde çalışmaya başladığını, sözleşmenin 13. Maddesinde “personel... iş sözleşmesinde belirtilen işten ayrılması halinde de geçerli olacak rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüklerinin bir sonucu olarak kendisine, işverenin müşteri çevresine üretim yöntem ve sırlarına mali ve teknik verilerine nüfuz ettiğini ve edeceğini kabul eder.” denilmekte olduğunu, BK. 444 vd, hükümlerinin açık olduğunu, personelin bu güven sorumluluğuna sadık kalmalı, iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süre ile Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz coğrafi bölgesinde faaliyet gösteren İşlerde başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, işverenin müşterileri ve bayilen dahil iş ortaklarını ayartmamayı veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girmemeyi taahhüt ettiğini, yine sözleşmenin 14. Maddesinde sır saklama yükümlülüğünün düzenlendiğini, personelin çalışma esnasında edindiği bilgileri ve görev icabı vakıf olduğu konulan ya da sırları hiçbir şekilde açıklamamayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı ...’ın davacı şirkete ait firmada olarak proje, pazarlama, satış pozisyonunda çalıştığını, yaptığı işin niteliği gereği işverenin verdiği görevlerin dolayısıyla mali, personel, işletme, organizasyon bilgilerini, satış ve pazarlama yöntemlerini, müşteri ilişkilerini ve müşterilerle İlgili her türlü bilgiyi, finansman usul ve yöntemlerini, kredi kaynaklarını ve kredi kullanımlarını, işyeri bilgilerini, paylaşmamayı da taahhüt ettiğini, sır saklama yükümlülüğünün aynı zamanda rekabet etmeme yükümlülüğünün bir uzantısı olduğunu, gerek BK 444 vd. gerekse Yargıtay kararlan, gerekse iş kanunları ve iş sözleşmesinde rekabet etmeme yükümlülüğünün düzenlenme nedeninin, işyerinin mali ve iktisadi ticari sırlarının rakip firmalarca bilinmemesi, ticari hayatta işveren aleyhine paylaşılmaması, ihalelerde kullanılmaması vs. haksız rekabeti önleme ve ticari hayatı koruma amaçlarını taşıdığını, davalının işverenin müşterilerini tanıdığını ve iş sırlarım öğrendiğini, avalinin iş sözleşmesinde rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüklerim içeren sözleşmeye kayıtsız şartsız imza attığını, davacı firmanın sektörün en önde gelen firması olup, başka firmaların haksız rekabetine maruz kaldığını, davalının İşten ayrılır ayrılmaz aynı ilde, aynı nitelikte ve aynı mal ve hizmetleri sunan çelik iş kolunda ki rakip işyerinde çalışmaya başladığını, gerçekte ise rakip firmada çalışmak için işten ayrıldığını, rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareketi nedeniyle sözleşmeye dayalı olarak davalıya karşı .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, cezai şart talep edildiğini, ancak borçlu tarafından takibe haksız ve hukuka aykırı olarak kötü niyetle itiraz edildiğini, davalı ile sözlü görüşmeler ve icra ve arabuluculuk aşamasında anlaşmaya varılamadığı, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı tarafından yapılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini, ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.