T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/678 KARAR NO : 2025/1282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2021/377 E. 2023/32 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 25.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.01.2023 tarih 2021/377 E. 2023/32 K. sayılı kararın Dairemizce i…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/678 KARAR NO : 2025/1282 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2021/377 E. 2023/32 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 25.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.01.2023 tarih 2021/377 E. 2023/32 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacının dava dışı ...A.Ş.'nin 2000 adet payını devralmak suretiyle ortak olduğunu, şirketin nakit ihtiyacı sebebiyle davalı bankadan şirket nam ve hesabına kullanılan kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredilere karşılık davalı bankaya 26.766,88 USD nakdi teminat verdiğini, kredi ödemelerinin düzenli olarak bankaya ödendiğini, davacının 20.02.2020 tarihinde 2000 adet şirket hissesini tüm hukuki ve mali yükümlükleri ile birlikte ... isimli şahsa devrettiğini, devir tarihinden itibaren de banka kredilerinin aksamadan ödendiğini, bankaya borcun kalmadığını, 26.000 USD nakit teminatın şirket adına çekilen davacının kefil olduğu ticari krediye karşılık verildiğini, kredilerin kapatıldığını, davalıya çekilen ihtar ve bilgilendirme yazıları ile artık müteselsil kefaleti devam ettirmeyeceğini bildirmesi karşılığında teminatın banka yeddinde tutulması için geçerli hukuki bir sebep olmadığını, nakdi teminat olarak verilen 26.766,88 USD paranın kefalete konu kredi borçlarının ödenmesi sonucu kefilliğin sona ermesi nedenleriyle kredi bitim tarihinden itibaren yasal faiziyle davacıya iadesinin gerektiğini, belirterek; davanın kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının kefaletini sona erdirdiğine dair tek taraflı beyanının geçersiz olduğunu, davacının süresiz genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, süresiz genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan kişinin asıl kredi ilişkisinin sona ermeden güncel borç bakiyesinin sıfırlanmış dahi olsa tek taraflı olarak kefalet ilişkisini sonlandıramayacağını, bunun ancak ve ancak kredi veren bankanın kabulüne bağlı olarak geçerlilik arz edeceğini, dava dışı firmanın banka ile olan kredi ilişkisinin halen devam ettiğini, banka ile akdedilen sözleşmelerin yasal düzenlemeler kapsamında somut olayda davacıya teminatın iade edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava dışı firma ile banka arasında devam eden kredi ilişkileri mevcutken rehin veren konumundaki davacının teminatını iade almasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 21.03.2017 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, banka ile davacı arasında 12.09.2018, 14.02.2019 tarihlerinde imzalanan “Nakit Teminat için Bloke ve Rehin Talimat Mektubuna ” istinaden davacının Karabağlar nezdinde bulunan USD vadeli hesabına bloke konulduğu, ... şirketinin 22.06.2020, 15.10.2020 ve 11.03.2020 tarihlerinde banka ile yeni genel kredi sözleşmeleri imzaladığı, bu sözleşmelerde davacının imzasının bulunmadığı, dava dışı ... şirketinin 17.06.2021 dava tarihi itibariyle 300.000,00-TL teminat mektubu riski bulunduğu, 17.06.2021 dava tarihi itibariyle davacının USD mevduat hesabında 26.767,01 USD olduğu, 05.07.2021 tarihi itibariyle ... şirketinin 300.000-TL/'lık teminat mektubunu iade ettiği, ... Şirketinin 05.07.2021 tarihinden itibaren bankaya nakdi kredi ve Gayrinakdi/Teminat mektubu kredisi borcunun bulunmadığı, USD mevduat hesabı bakiyesinin 26.767,03 USD olduğu, buna karşın davacının imzasının bulunmadığı 22.06.2020 tarihinde düzenlenen genel kredi sözleşmesi sonrası verilen çek karnesinden dolayı ... şirketinin 05.07.2021 tarihinde, Gayrinakdi/Çek yaprağı (1 adet) depo sorumluluğunun olduğu, davacının kefil olması yanı sıra imzaladığı sözleşme ile verilmeyen, davacı imzası olmayan ve sonradan düzenlenen sözleşme sonrası verilen çeklerden dolayı depo sorumluluğunun bulunmaması gerektiği, 31.08.2022 tarihli davalı banka yazısına göre USD vadeli hesap üzerindeki rehin.... A.Ş. nin riski kalmaması ciheti ile kaldırıldığı, vadesiz hesaba aktarılıp davacı tarafından çekildiği, davalının dava dışı tarafından teminat mektubunun iade edilmesi ve rehin kapsamındaki sözleşmeler kaynaklı risk bulunmaması sebebiyle davacıyı dava açmasına sebebiyet verdiği, kusuru ile dava açılması hâlinin tahakkuk ettiği, davada esas itibarıyla davadan sonra gerçekleşen ödeme sebebiyle dava konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması nedeniyle vekalet ücretinin davalı tarafından karşılanması/davalı üzerinde kalması gerektiği, yine kusurlu olarak davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderlerinden sorumlu olacağı, belirtilerek; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının yargılama gideri ile vekalet cüretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davanın açıldığı tarihte halen risk devam ettiğini, davacının kefaletini sona erdirdiğine dair tek taraflı beyanın geçersiz olduğunu, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan kişinin asıl kredi ilişkisi tamamen sona ermeden önce güncel borç bakiyesi sıfırlanmış dahi olsa tek taraflı olarak kefalet ilişkisini sonlandıramayacağı, bunun ancak ve ancak kredi veren bankanın kabulüne bağlı olarak geçerlilik arz edeceğini, banka ile akdedilen sözleşmeler ve yasal düzenlemeler kapsamında somut olayda davacıya teminatın iade edilmesi mümkün olmadığını, dava dışı firma ile akdedilen diğer sözleşmeler kapsamında kefilliğe ilişkin imzası bulunmasa da sorumluluğu devam edeceğini, davacının nakdi teminatı müteselsil kefaletin yanında dava dışı üçüncü kişi ...A.Ş. lehine verdiği rehinden kaynaklandığını, dava dışı firma ile banka arasında davacının kefil olduğu genel kredi sözleşmeleri ile yine davacının imzasının bulunmadığı 22.06.2020 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli, 15.10.2020 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli ve 11/03/2021 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin bulunduğunu, dava dışı firma ile müvekkil banka arasında devam eden kredi ilişkileri mevcutken rehin veren konumundaki davacının teminatını iade edilemeyeceğini, konusuz kalan dava da hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil tarafından verilen teminatın iadesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından müteselsil kefil sıfatı ile taraf olduğu 21.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında 12.09.2018 ve 14.02.2019 tarihi nakit teminat için bloke ve rehin talimat mektubuna istinaden davalı banka nezdinde bulunan USD vadeli hesabına bloke konulmasına, dava dışı şirketin dava tarihi itibariyle davalı bankaya nakdi kredi ve gayrinakdi/teminat mektubu kredisi borcunun bulunmadığının tespit edilmesine, davalı banka tarafından davacının USD vadeli hesabı üzerindeki rehnin dava dışı şirketin kredi riski kalmadığından bahisle 31.08.2022 tarihinde kaldırılması nedeniyle eldeki davanın konusuz kalmasına, davacı tarafından verilen rehinin davacının müteselsil kefil sıfatı ile taraf olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil olan davacının borcuna ilişkin olup davacının taraf olmadığı dava dışı şirketi tarafından kullanılan bila tarihli krediler nedeniyle davacının sorumluluğuna gidilemeyecek olmasına, 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilecek olmasına, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup davanın açılmasına davalının neden olduğunun anlaşılmasına, tarafların haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.