Başvuru, ceza davasında sanığın hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında sanığın hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, olayların geçtiği tarihte Konya Ana Jet Üs Komutanlığında subay olarak görev yapmaktadır. 15/7/2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sonrası Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) aralarında başvurucunun da bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma sırasında başvurucu 22/7/2016 tarihinde Anayasa'yı ihlal suçundan tutuklanmıştır. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Başsavcılık 15/3/2017 tarihinde -diğer şüphelilerin yanı sıra- başvurucu hakkında Anayasa'yı ihlal ve Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçlarını işlediğinden bahisle iddianame düzenlemiştir. Anılan iddianamede başvurucunun HTS kayıtlarıyla görev yaptığı askerî birlikteki kamera görüntülerine, askerî birliğin nöbet çizelgesi ile santral kayıtlarına, tanık olarak ifadeleri alınan kişilerle haklarında soruşturma yürütülen diğer şüphelilerin beyanlarına dayalı olarak atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır. Konya Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yargılama 62 celsede tamamlanmıştır. Başvurucu, diğer sanıklarla birlikte savunmasının alındığı 3 ila 10 arası celselerde tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan (İnfaz Kurumu) getirtilerek duruşmada müdafii ile hazır bulunmuştur. celse sonunda Mahkeme 21/11/2017 tarihinde yapılması kararlaştırılan bir sonraki celseye katılımının başvurucunun İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla sağlanmasına karar vermiştir. Celse arasında Mahkeme, terör örgütü üyeliği suçundan farklı kişiler hakkında ayrı bir dosyada devam eden yargılama sırasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan A.nın kendisi hakkında terör örgütünün askerî mahrem yapılanmasında yer alan mensuplarından sorumlu abi konumunda olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma sırasında kolluk tarafından alınan ifadesiyle A.ya yaptırılan fotoğraf teşhisine dair tutanağı, başvurucu yönünden de anlatımlar bulunduğu gerekçesiyle dosya arasına almış ve bu kişinin 21/11/2017 tarihli celsede hazır bulunması hususunda kolluğa 2/10/2017 tarihinde yazı yazmıştır. A.nın kollukta alınan ifadesinde kendisine ve başvurucuya dair anlatımların ilgili kısımları şöyledir:i. Örgütün Konya'da faaliyet gösteren askerî mahrem yapılanması içinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde kendisine bağlı olarak faaliyet gösteren ve örgüt içerisinde öğretmen konumunda örgüt mensupları olduğunu, bu kişilerin Konya Ana Jet Üs Komutanlığında görevli çeşitli rütbelerdeki subaylarla ilgilendiğini, örgüt içerisinde öğrenci konumunda yer alan askerî personelle önceden kararlaştıkları günlerde görüşüp örgütsel faaliyetler gerçekleştirdiklerini ve bu kişilerden aidat veya himmet adı altında aldıkları paraları kendisine verdiklerini, kendisinin de toplanan parayı bu askerî birlikteki mahrem yapılanmanın en üst konumunda yer alan kişiye teslim ettiğini beyan etmiştir. ii. Kendisine bağlı öğretmenlerin ve onlara bağlı askerî personelin isimlerini bildiren A. aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı askerlerin bazen doğrudan kendisine, bazen de ismini verdiği diğer öğretmen konumundaki örgüt mensuplarına bağlı olarak örgütsel faaliyet yürüttüklerini, kendisi gibi öğretmen yardımcısı konumundaki kişilerden birinin de F. adlı kişi olduğunu söylemiş ve kendisine gösterilen fotoğraflar arasında başvurucuyu teşhis etmiştir. Yargılamanın 21/11/2017 tarihli celsesinde tanık A. ve başvurucu müdafii hazır bulunmuş, başvurucunun duruşmaya katılımı ise SEGBİS aracılığıyla sağlanmıştır. Anılan celseye dair duruşma tutanağında A.nın başvurucuyla ilgili beyanda bulunduğundan bahisle kolluktaki beyanlarını içeren tutanağın dosya arasına alındığı belirtildikten sonra A.nın tanık sıfatıyla ifadesi alınmıştır. A.nın ifadesi şöyledir:i. 2014 yılının Ekim ya da Kasım ayında F. adlı kişinin başvurucuyu evine getirip kendisiyle tanıştırdığını ve başvurucunun bundan sonra eve gelip gideceğini söylediğini, bu şekilde başvurucunun mahrem abisi olduğunu, bunun üzerine başvurucunun eve gidip gelmeye başladığını, geldiğinde namaz kıldıklarını ve başvurucuya Kur'an okumayı öğrettiğini, ayrıca FETÖ'ye ait videolar izlediklerini, başvurucunun kendisine himmet adı altında para verdiğini, bu durumun 2015 yılının Haziran ya da Temmuz ayına kadar devam ettiğini söylemiştir. ii. Hatırladığı kadarıyla sonradan evine gelen adlı kişiyle başvurucuyu tanıştırdığını ve başvurucunun toplantı yapmaya onunla devam ettiğini beyan etmiştir. Tanık beyanına karşı başvurucu müdafiinin sorusu üzerine başvurucu ile görüşmeleri sırasında bir sonraki buluşma tarihini kararlaştırdıklarını, gelemezse bir sonraki hafta görüştüklerini, telefonla irtibat kurmadıklarını, başvurucunun himmet adı altında kendisine elden para verdiğini beyan eden A., duruşma tutanağına göre kendisine SEGBİS üzerinden gösterilen başvurucuyu teşhis etmiştir. Başvurucu ise; tanığın beyanlarını inkâr ederek tanığı tanımadığını, onun ya da başka bir örgüt mensubunun evine gitmediğini savunmuştur. Başvurucu celse arasında Mahkemeye sunduğu 27/11/2017 ve 23/1/2018 tarihli dilekçelerde de duruşma sırasında tanığın kendisini başta tanıyamadığını ve mübaşir tarafından ayağa kaldırılması üzerine tanığın teşhis ettiğini ancak esasa etkili olan bu hususun duruşma tutanağında belirtilmemesi nedeniyle tutanak içeriğine itiraz ettiğini, ismine ve fotoğrafına internet ortamında erişilebilir olması nedeniyle ve tanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için ifadesinde kendisi aleyhine beyanda bulunduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu anılan dilekçelerinde ayrıca tanığın beyanında dile getirdiği iddiaların doğruluğunun araştırılması açısından ifadesinde belirttiği diğer kişilerin de tanık olarak dinlenmesini, tanık ile arasında telefon görüşmesi olup olmadığının belirlenmesi için HTS kayıtlarının incelenmesini ve tanığın evinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep etmiştir. Başvurucu SEGBİS aracılığıyla katıldığı celsede bağlantıda kesintiler yaşandığı için duruşmada bizzat hazır bulunmak istediğini ve önceki celse ifadesi alınan tanık A.ya soru soramadığını beyan etmiştir. Yargılamanın bir sonraki celsesinde yeniden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılımı sağlanan başvurucu, tanık A.nın beyanlarının araştırılması hususunda celse arasında sunduğu dilekçelerinde yer alan taleplerini yinelemiş; başvurucu müdafii de tanığın ifadesinin yeniden alınmasını, ayrıca tanığın ifadesinde geçen ve başvurucuyu tanıdığı söylenen diğer örgüt mensuplarının tespit edilerek bu kişilerin de tanık sıfatıyla dinlenilmelerini talep etmiştir. Mahkeme başvurucu müdafiinin talebini kabul etmiş ve Başsavcılıktan tanığın ifade verdiği dosyalar hakkında bilgi istenilmesine, sonucuna göre ifadesinde geçen diğer kişilerin dinlenilmesi hususunun sonradan değerlendirilmesine karar vermiştir. Başvurucu SEGBİS aracılığıyla katıldığı celsede de tanık A.nın örgütün askerî mahrem yapılanmasında kendisine bağlı olarak faaliyet gösterdiğini söylediği kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmasına dair yeniden talepte bulunmuş ancak celse sonunda Mahkeme bu taleple ilgili herhangi bir karar vermemiştir. Başvurucu, yargılamanın bir sonraki celsesine de SEGBİS aracılığıyla katılmış; anılan celsede Başsavcılık esas hakkındaki mütalaasını sunmuştur. Diğer sanıkların tanık dinletme taleplerinin yanı sıra başvurucu ve müdafiinin tanık A. ile ifadesinde adları geçen müdür yardımcısı konumundaki kişilerin Mahkeme huzuruna getirtilerek ifadelerinin alınmasına dair talebi Mahkemece reddedilmiştir. Mahkeme ret gerekçesinde; yargılama boyunca bir çok kişinin tanık olarak dinlendiği, ülkenin her yerinde duruşmaların yoğun olarak devam etmesi ve SEGBİS bağlantılarında yaşanan sorunlar itibarıyla sanıklarla dinlenmesi istenen tanıkların aynı anda hazır edilmelerinin imkânsız olduğu, sanık ve müdafilerine dinlenmesini istedikleri tanıklara sorulmasını istedikleri hususları bildirmeleri için önceden süre de verildiği değerlendirmelerinde bulunmuştur. Mahkeme celse sonunda, SEGBİS bağlantılarında kopmalar meydana geldiği ve bir sonraki celsede karar verileceği gerekçesiyle aralarında başvurucunun da bulunduğu tutuklu sanıkların ceza infaz kurumlarından getirtilerek duruşmada bizzat hazır bulundurulmaları talimatını vermiş, bu doğrultuda başvurucu hükmün kurulduğu 31/5/2018 tarihli celsede müdafii ile hazır bulunarak esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapmıştır. Yargılama sonucunda Mahkeme, başvurucunun Anayasa'yı ihlal suçundan beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkûmiyet kararının gerekçesinde Mahkeme, tanık A.nın 21/11/2017 tarihli celsede alınan beyanına ve başvurucuda ele geçirilen dijital materyalde örgütle irtibatlı Rotahaber adlı internet sitesine giriş yapıldığına dair tespit içeren bilirkişi raporuna yer vermiştir. Bu tespitler sonucunda Mahkeme; başvurucunun asker olarak görev yaparken örgütün mahrem imamları ile irtibat hâlinde olduğu, örgüt tarafından gizlilik ve sadakat bilinciyle yetiştirildiği, örgütün mahrem abisi ile örgütsel aidiyeti artırmaya yönelik gerçekleştirdiği buluşmalar sırasında örgüt elebaşısının videolarını izleyip ve himmet adı altında para ödediği, mahrem abi değişikliğinin de bizzat önceki mahrem abinin başvurucuyu sonraki mahrem abi ile görüştürmek suretiyle gerçekleştiği, başvurucunun bu suretle atılı suçu işlediği sonucuna ulaşmıştır. Başvurucu mahkûmiyet kararına karşı -diğerlerinin yanı sıra- rızasına aykırı olarak yargılamanın bazı celselerine katılımının SEGBİS aracılığıyla sağlandığını, özellikle beyanı belirleyici delil olarak hükme esas alınan ve duruşmaya geleceğinden haberinin olmadığı tanık A.yı ilk kez tanık sıfatıyla ifadesinin alındığı duruşmada gördüğünü, hazırlıksız olarak ve duruşmaya da SEGBİS ile katıldığı için tanığı sorgulayamadığını, duruşma tutanağında belirtilmemekle birlikte tanığın kendisini başta teşhis de edemediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Daire) istinaf başvurusunu 28/2/2019 tarihinde reddetmiş, Yargıtay (Kapatılan) Ceza Dairesi, benzer itirazlar dile getirilerek temyiz edilmesi üzerine Daire kararını onamıştır. Başvurucu, nihai kararı 29/3/2021 tarihinde öğrendikten sonra 15/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.