2. Hukuk Dairesi 2016/13529 E. , 2018/4385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından manevi tazminat ve nafaka miktarları, reddedilen yoksulluk nafakası talebi, kişisel ilişki, karşı davadaki vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen davası, kusur b
**2. Hukuk Dairesi 2016/13529 E. , 2018/4385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından manevi tazminat ve nafaka miktarları, reddedilen yoksulluk nafakası talebi, kişisel ilişki, karşı davadaki vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafakalar, reddedilen manevi tazminat talebi, velayet ve kişisel ilişkinin süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı anne ile ortak çocuğun Japonya'da, davalı-davacı babanın ise Türkiye'de ikamet ettikleri, çocuğun 2012 doğumlu olup öğrenim ve eğitim çağında bulunduğu anlaşılmaktadır. Çocuğun Japonya'daki eğitim ve öğretim durumuyla ilgili taraflardan bilgi alınması ve oradaki eğitimine engel oluşturmayacak şekilde okul tatil günleri ile Japonya'daki resmi ve dini tatil günleri araştırılarak, baba ile kişisel ilişkinin düzenlenmesi gerekir. Bu husus gözetilerek çocuğun menfaatine uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m.141). Davacı-davalı kadın vekili tahkikat aşamasında sunmuş olduğu 02.10.2015 tarihli dilekçeyle yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş, davalı-davacı erkek ise bu taleple ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmamıştır. Durum böyleyken davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. 4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.04.2018(Salı)