4. Hukuk Dairesi 2011/10993 E. , 2012/14313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... mirasçıları aleyhine 21/01/2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan r
**4. Hukuk Dairesi 2011/10993 E. , 2012/14313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... mirasçıları aleyhine 21/01/2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı tarafından gönderilen e-mail içeriklerinin kişilik haklarına saldırı içerdiği iddiası ile uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, e-mailleri gönderenin kendisi olmadığını, internetin eczanesinde kurulu olduğunu, ceza mahkemesinde yargılanıp beraat ettiğini beyanında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, BK 53. maddesine göre hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği olaylarla özellikle fiilin hukuka aykırılığı veya davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı konusuyla tamamen bağlıdır. Hukuk hakimi bunların aksini kabul edemez gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davalı hakkında Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/238-2003/277 Esas Karar sayılı ilamı ile internet yoluyla hakaret suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonunda eylemin davalı sanık tarafından işlendiği sübuta ermediğinden beraatine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin gerekçesinde belirlendiği gibi hukuk yargıcı ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmayıp yalnız ceza mahkemesinde belirlenen maddi olgular ile bağlıdır. Ceza mahkemesinin belirlediği maddi olgular eylemin hukuka aykırılığı, davalı tarafından işlendiği biçiminde olabilir. Ne var ki davalının yargılandığı ceza mahkemesince atılı eylemin davalı tarafından işlendiği sübut bulmadığından beraat kararı verilmiş olup, hukuk mahkemesini bağlayıcı bir maddi olgu tespiti yapılmamıştır. Şu durumda mahkemece tarafların göstermiş olduğu deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; davalının ceza mahkemesince beraat ettiği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş bulunması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.