3. Hukuk Dairesi 2024/2676 E. , 2025/3742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/473 E., 2024/731 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/573 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025
**3. Hukuk Dairesi 2024/2676 E. , 2025/3742 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/473 E., 2024/731 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/573 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile fer'i müdahil vekili Avukat ....'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı şirketin çimento fabrikası nedeniyle, davalıdan elektrik enerjisi satın aldığını, davalının satın alınan elektrik enerjisine istinaden düzenlendiği faturalarda sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine karşılık olarak perakende satış hizmet bedelinin (PSH) tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi ücret olarak tahsil edildiğini, Danıştay 13. Dairesinin 2011/690 E. sayılı dosyası ile Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin ve dava konusu kararların bu yönetmelik maddesine göre tesis edilen kısımlarının serbest tüketiciler yönünden iptaline karar verildiğini, kararın 13.05.2019 tarihinde kesinleştiğini, Danıştayın kesinleşen iptal kararı sebebi ile 2011 Ocak-2015 Aralık arası dönemde tüketim miktarına göre alınan PSH bedellerinin hukuki dayanaktan yoksun kaldığını ileri sürerek; sözleşme gereğince davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında sabit PSH faturalama bedelinin hesaplamayı gerektirecek olması sebebiyle belirsiz olan alacak tutarının bilirkişi incelemesi ile belirli hale gelmesinden sonra artırılmak üzere şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.05.2023 tarihli dilekçesi ile aboneliği sebebiyle 2011 Ocak döneminden itibaren davalı tarafça sözleşme süresi boyunca tahakkuk ettirilen faturalarla fazladan tahsil edilen 1.733.620,42 TL PSH bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu iptal edilen kurul kararının sadece 1 yıl yürürlükte kaldığını, 01.01.2011'den itibaren geçerli olan ve 01.04.2011 tarihinden itibaren yeni bir karar ile düzenlenen tarife tablosuna kadar olan dönem için geçerli bir iptal kararının söz konusu olmadığını, dolayısıyla iptal edilmeyen kısmın iadesinin de mümkün olamayacağını, Danıştay iptal kararının geçmişe uygulanamayacağını, davacının serbest tüketici olduğu dönemlerin araştırılması gerektiğini, gecikme zammı ve KDV talebinin hukuka uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin serbest tüketici olduğunun nispi PSH bedeli alınmasının dayanağını oluşturan EPDK kararının Danıştay tarafından iptaline karar verilmesi sonucunda serbest tüketici niteliğindeki abonelerden tahsil edilen ve maktu bedel dışında kalan PSH bedelinin iadesinin gerektiğinin yapılan hesaplamada EPDK tarafından 2011 yılı içinde Danıştay iptal kararı sonrası yapılan değişiklik kapsamında sayaç okuma bedelinin maktu 4,16 TL, 2011 yılı tarifelerine göre sayaç okuma bedeli dahil PSH hizmet birim bedelinin ise 18,64 TL hesaplanarak maktu bedellerin mahsubu neticesinde davacının aboneliği nedeniyle Ocak 2011 - Mart 2012 dönemine ilişkin düzenlenen faturalar kapsamında toplam 1.733.620,42 TL fazla tahsilatın yapıldığının bildirildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gözetilerek 1.733.620,42 TL'nin 07.05.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bir kısım dava konusu döneme ilişkin alacağın zamanaşımına uğradığı, davalı yanında müdahil olmayan ve aleyhine hüküm kurulmayan fer'i müdahilin kararı istinaf hakkı olmadığı gerekçesiyle; fer'i müdahil...Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden davanın kısmen kabulüne, 1.267.091,10 TL'nin 07.05.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; alacağın zamanaşımına uğramadığını, iadenin ödeme tarihinden itibaren yapılması ve gecikme zammına KDV eklenmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili; davacıdan tahsil edilen PSH bedelinin sadece sayaç okuma işlemine ait bir kalem olmadığını, kümülatif bir bedel olduğunu, davacı lehine tahakkuk eden tüm PSH bedelleri toplam değeri için yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının serbest tüketici konumunda olmadığını, Danıştay kararının yalnızca serbest tüketiciler açısından uygulanabilir olduğunu, yalnızca 1 yıl yürürlükte kalan (2011 yılı boyunca) 29.12.2010 tarihli ve 3002 sayılı Kurul kararına dava açıldığını, 2011 yılı çeyrek dönem tarife Kurul kararlarının yalnızca ilkine (28.12.2010 tarih ve 2999 sayılı) dava açılmış olup bu Kurul kararından sonra yayımlanan ve sonraki çeyrek dönemlerin tarife tablolarını içerir Kurul kararlarına karşı iptal istemi ile dava açılmadığını, dava konusu edilen dönemde KWH üzerinden uygulanmış olan perakende satış hizmeti bedelinin geçmişe yönelik olarak sabit bir bedel şeklinde uygulanması ancak Tarife Metodolojisinin iptal edilen söz konusu hükmü ile birlikte aynı dönemde yürürlükte olan kurul kararlarının da iptali ile mümkün olabileceğini, iptal kararının geçmişe yönelik uygulanmasının fiili imkansızlığının yanı sıra hukuki imkansızlığının da söz konusu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Fer'i müdahil...Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, fer'i müdahil olarak kanun yoluna başvuru hakkı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik abonesi olan davacı şirketten Ocak 2011- Mart 2012 döneminde fazladan tahsil edilen PSH ve sayaç okuma bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 66. maddesi "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Fer’i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır. Mahkeme, fer’i müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Fer’i müdahil, müdahale talebinin reddine ilişkin kararı, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı temyiz yoluna başvurarak temyiz edebilir ve hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebilir. Müdahale talebinin kabulü halinde ise fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir. Lehine müdahale edilen taraf temyiz yoluna başvurmazsa, 6100 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına kararı temyiz edemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur. Bir davada hüküm, ancak davada taraf olan hakkında verilebileceğinden, bu hükme yönelik temyiz yoluna başvurma yetkisi de sadece davanın taraflarına aittir. Asıl tarafın kararı temyiz etmesi halinde taraf yanında yer alan yani müdahil olan da temyiz edebilir ve bu halde temyiz eden feri müdahilin temyiz eden asıldan ayrı olarak gerekli harç ve temyiz giderini yatırması halinde kararı temyiz etme hakkı doğar ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2016/4-504 E. 2017/962 K. sayılı emsal kararı). Dava dosyasının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince; ...'nin fer'i müdahillik talebinin 18.04.2023 tarihli duruşmada kabul edildiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulmak suretiyle verilen kararda, davalı yanında müdahil olmayan ve aleyhine hüküm kurulmayan fer'i müdahilin kararı istinaf hakkı olmadığından, fer'i müdahil.... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, temyiz hakkı bulunan fer'i müdahil...Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesi değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre; taraf vekillerinin tüm, fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazların kabulüyle, 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk istinaf incelemesi yapılmak üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının fer'i müdahil vekili yararına BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre; taraf vekillerinin tüm, fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp fer'i müdahile verilmesine, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.