(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11674 E. , 2010/12966 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... Belediye vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11674 E. , 2010/12966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... Belediye vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, kendilerine ait yaylanın kadastro çalışmaları sırasında 278 ada 1 sayılı parsel adı altında ... yaylası olarak sınırlandırılarak özel siciline yazıldığını, adı geçen yaylanın ... Köyleri yaylası olduğuna dair mahkeme kararı, ferman, ilmühaber ile tahsis kararı bulunduğunu ileri sürerek, 278 ada 1 sayılı parselin ... Yaylası olarak yapılan sınırlandırılmasının iptali ile yeni parsel numarası verilerek ... Yaylası olarak sınırlandırılmasını istemişlerdir. Davalı Hazine duruşmada davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye vekili temyiz etmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanımlamaya göre yaylak; çiftçilerin hayvanları ile beraber yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Yaylakların, kullanım hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye bırakılabilir. 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.