Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1092 E. , 2024/4448 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1092 Karar No : 2024/4448 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Tipi Kapalı Cezaevinde infaz ve koruma memuru olar
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1092 E. , 2024/4448 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1092 Karar No : 2024/4448 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Tipi Kapalı Cezaevinde infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları ve iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında, yeniden yapılan disiplin soruşturması neticesinde, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının teklif edildiği, disiplin amirinin de getirilen teklif uyarınca davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği belirtilerek, soruşturma dosyasının, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için gerekli olan disiplin kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın Bakanlık Disiplin Kuruluna gönderilmesi, Bakanlık Disiplin Kurulundan önerilen cezaya ilişkin "kabul" ya da "ret" yönünde bir karar alınması ve kademe ilerlemesi durdurulması cezasının Disiplin Kurulunca kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmek üzere önce atamaya yetkili amire ve daha sonra atamaya yetkili amir tarafından Devlet memurluğundan çıkarma cezasının teklif edilmesi halinde, Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesi gerekirken, disiplin amirinin böyle bir yetkisi olmadığı halde 14/03/2022 tarihli kararıyla Disiplin Kurulunun yerine geçerek davacının "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılması için dosyayı doğrudan Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiği ve dava konusu işlemin tesis edildiği, bu durumda, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için gerekli olan disiplin kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın öncelikle Bakanlık Disiplin Kuruluna gönderilmesi ve Disiplin Kurulunun önerilen cezayı kabul etmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için atamaya yetkili amirin teklifi üzerine, Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesi gerekirken, disiplin amirinin dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna göndermesi nedeniyle, Kanunda belirtilen usullere uygun olarak verilmiş ve tekerrüre esas alınabilecek bir "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasının varlığından söz etmek mümkün olmadığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hak ediliş tarihlerden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine hükmedilmesi gerekmekte iken, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HaKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacı hakkında, ... Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yaptığı dönemde, aralarında husumet bulunan başka bir infaz ve koruma memuruna fiili taarruzda bulunduğu ve hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda davacının, daha önceden arasında husumet bulunan H.Y. isimli infaz koruma memurunu arkasından girdiği bayanlar tuvaletinin kapısını kilitleyerek "elime düştün" diyerek boğazını sıktığı ve bağırmaması için ağzını kapatmak suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı, yaralanmasına neden olduğundan bahisle "Amirine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilinin sübut bulduğu gerekçesiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilmiş, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacıya isnat edilen fiilinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendinde belirtilen "amirine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" şeklinde nitelendirilemeyeceği, aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında kaldığı gerekçesine yer verilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu işlemin yargı kararıyla iptaline hükmedilmesi üzerine, disiplin amirliği tarafından yeniden yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 11/02/2022 tarihli muhakkik raporunda; davacının, eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde tanımlanan "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları ve iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" hükmünü ihlal ettiği kanaatiyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, 14/03/2022 tarihli disiplin amiri kararıyla da, davacının anılan hüküm gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği belirtilerek soruşturma dosyası Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmiş ve dava konusu Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının, daha önce ... tarih ve ... sayılı karar ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde, ''Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiili kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 126. maddesinde " (Değişik birinci fıkra: 29/11/1984 – KHK-243/27 md.) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasında; "Disiplin soruşturmasının yapılması ve karara bağlanmasında, ilgilinin disipline aykırı fiil veya hali işlediği anda görevli olduğu yerdeki disiplin amiri yetkilidir." hükmü yer almış, anılan yönetmelik eki cetvelde, müdürlük teşkilatı bulunan ceza infaz kurumlarında, Adalet Komisyonlarınca atanan personelin 1. disiplin amiri olarak cezaevi 2. müdürü, 2. disiplin amiri olarak cezaevi 1. müdürü ve 3. disiplin amiri olarak ilgili Cumhuriyet Savcısı belirlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun'un 126. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "amirlerin bu yoldaki isteği üzerine" ibaresindeki "amir"den, "disiplin amiri"nin anlaşılması gerekmekte olup; Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yolundaki teklifin, Yönetmelik eki cetvelde davacının disiplin amiri olarak belirlenen Cezaevi 2. Müdürü, Cezaevi 1. Müdürü ve ilgili Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılabileceği ve bu nedenle söz konusu teklifte yetki kuralına aykırılık bulunmayacağı açıktır. Dosyanın incelenmesinden; olay tarihinde ... Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacı hakkında, Kurum 2. Müdürü tarafından, ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda, tekerrür hükmü uygulanarak davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yönünde teklifte bulunulduğu ve nihayetinde Yüksek Disiplin Kurulu tarafından bu teklif doğrultusunda karar verildiği anlaşılmakla dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlendiğinin öğrenilmesi halinde, fiili işleyen kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacı kanaati ve teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda, disiplin dosyasının önerilen cezayı verme hususunda yetkili olan; disiplin amiri, disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulu tarafından değerlendirileceği açıktır. Bu durumda, davacının eylemlerinin karşılığı olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması fiilini oluşturduğu gerekçesiyle disiplin amiri tarafından, dosyanın önerilen ceza hususunda yetkili olan, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna doğrudan gönderilmesinde usule aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetki yönünden iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hak ediliş tarihlerden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hak ediliş tarihlerden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.