5. Ceza Dairesi 2006/3226 E. , 2010/2072 K. Reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma, rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; rızaen cinsi münasebet ve buna iştirakten beraetlerine, rızayla kaçırıp alıkoyma suçlarından ise mahkümiyetlerine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.05.2005 gün ve 2004/548 Esas, 2005/295 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık…
**5. Ceza Dairesi 2006/3226 E. , 2010/2072 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma, rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; rızaen cinsi münasebet ve buna iştirakten beraetlerine, rızayla kaçırıp alıkoyma suçlarından ise mahkümiyetlerine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.05.2005 gün ve 2004/548 Esas, 2005/295 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılan ... vekili tarafindan istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve buna iştirakten kurulan beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; Sanıklara isnat olunan ve 765 sayılı TCK.nun 416/son maddesinde düzenlenen reşit olmayanın rızasıyla cinsi münasebet suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 07.10.2004’den itibaren inceleme tarihine kadar beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanıklar hakkında rızaen kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında, 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanıkların hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.