10. Hukuk Dairesi 2014/11151 E. , 2015/4153 K. "" Mahkemesi : İş Mahkemesi Dava, davacının, asıl işveren sıfatı ile işyeri tesciline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği dü…
**10. Hukuk Dairesi 2014/11151 E. , 2015/4153 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İş Mahkemesi Dava, davacının, asıl işveren sıfatı ile işyeri tesciline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 87 ve 5510 sayılı Kanunun 12. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 87. maddesine göre, “Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun iş verene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl iş veren de sorumludur.” 5510 sayılı Kanunun 12. maddesinin son fıkrasına göre ise, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.”. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde, davacının asıl işveren sıfatına sahip olup olmadığın belirlenmesi için, öncelikle, davacı ile davacı dışı ............ arasındaki hukuki ilişkinin açıklanması gerekmektedir. Gerek 506 ve 5510 sayılı Kanunlarda, gerekse 4857 sayılı İş Kanunu'nda asıl işveren tanımına yer verilmemiş, alt işveren ile asıl işveren arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Bu hâlde, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran gerçek yada tüzel kişiye alt işveren, alt işverenin iş aldığı gerçek yada tüzel kişiye ise asıl işveren olarak tanımlanabilir. Bilindiği üzere madenler, Anayasanın 168. maddesi ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4. maddesi gereği devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, arama ve işletme hakkının gerçek ve tüzel kişilere devri ancak kanunun öngördüğü şartlarda mümkündür.