DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2446 E. , 2024/1003 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2446 Karar No : 2024/1003 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :1- ... Dış Ticaret ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti. 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/02/2023 tarih ve E:2021/6980, K:2023/414 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2446 E. , 2024/1003 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2446 Karar No : 2024/1003 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :1- ... Dış Ticaret ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti. 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/02/2023 tarih ve E:2021/6980, K:2023/414 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarih ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacılara yönelik kısmının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/02/2023 tarih ve E:2021/6980, K:2023/414 sayılı kararıyla; 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 6. maddesi, 8. maddesinin 1. ve 3. fıkrası, 11. maddesi, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 231. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 522. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine yer verilerek, Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 09/12/1999 tarihinde terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki ayrıntılı düzenlemeleri içeren ilk ve en önemli uluslararası sözleşme olarak kabul edildiği ve ülkelerin imzasına açıldığı, Sözleşme'nin, 10/01/2002 tarih ve 4738 sayılı Kanun'la uygun bulunduğu ve 01/03/2002 tarih ve 2002/3801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 01/04/2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle iç hukukumuzun bir parçası hâline geldiği, Sözleşme'nin, ülkeleri, terörizmin tüm yönlerini kapsayacak genel bir yasal çerçevenin mevcudiyetini temin etmek amacıyla, terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle önlenmesi, cezalandırılması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin olarak yürürlükte bulunan uluslararası hukukî düzenlemelerin kapsamının acilen gözden geçirilmesi ve uygun iç düzenlemelerle, teröristlerin ve terör örgütlerinin yasal ve yasal olmayan kaynaklardan elde ettikleri gelirlerle, terörizmin finansmanının önlenmesi ve engellenmesi için tedbir almaya davet ettiği, Sözleşme'nin, özellikle terörist amaçlara hizmet edeceğinden şüphelenilen veya terör suçlarının işlenmesi için kullanılan veya kullanılması için oluşturulan fonların ya da bu suçlardan temin edilen kazançların tespitine, bulunmasına, dondurulmasına, bunlara el konulmasına, müsaderesine, faillerinin kovuşturulmasına ve cezalandırılmasına yönelik gerekli ve etkili önlemlerin oluşturulması ve devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla cezaî, hukukî ve idarî tedbirler alınması ve karşılıklı yardımlaşmanın arttırılması yükümlülüğü getirdiği, Ülkemizin de taraf olduğu, yürürlüğe girmesi ile birlikte iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiş olan ve ülkemiz açısından uluslararası bir yükümlülük niteliği kazanan 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme'nin uygulanması ve Sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması, terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile yabancı devletler ve ülkemiz tarafından terörizmin finansmanının önlenmesi, malvarlıklarının dondurulması yönünde alınan kararların ve bu yöndeki taleplerin yerine getirilmesine ilişkin esasların belirlenmesi amacıyla 6415 sayılı Kanun'un yürürlüğe konulduğu, Yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlerle, uyulması gereken usullerin, 6415 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ve anılan Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan Yönetmelik'in 5. maddesinde düzenlendiği, anılan kuralların incelenmesinden; yabancı devletin gerekçeli talebinin malvarlığının dondurulması için tek başına yeterli görülmediği, yabancı devlet talepleriyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve mali araştırma sonuçlarının, bir araştırma raporuna bağlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonuna sunulacağının; Komisyonca, araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılacak değerlendirmenin bir tutanağa bağlanarak Cumhurbaşkanlığına gönderileceğinin; Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talebin ise Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanacağının anlaşıldığı, Uyuşmazlıkta da davacıların malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin süreçte, yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlere ilişkin olarak 6415 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ile öngörülen usulün uygulandığının görüldüğü, Dairelerinin 16/11/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplar ile Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca hazırlanan... tarih ve ... sayılı araştırma raporunun tetkikinden; salt yabancı devlet talebi ile bağlı kalınmayarak, ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da bilgi edinildiği ve bu edinilen bilgilerle birlikte Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından; kimlik, adres, mükellefiyet bilgileri, çalışma kayıtları, şirket ortaklık ve yönetim bilgileri, mal varlıkları, kredi bilgileri, para transferleri ve bağlantı analizleri gibi konularda yapılan detaylı araştırmalar sonucu somut veriler ile makul irtibat ve değerlendirmelere dayanılarak oluşturulan raporun Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonuna sunulduğu; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 522. maddesi ile Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesinde öngörülen usulde ve üyelerle toplanan Komisyon tarafından da ... tarih ve ... sayılı toplantıda, gerekli değerlendirmeler yapılarak davacıların malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği; 6415 sayılı Kanunla malvarlığının dondurulması bakımından yetkili kılınan Cumhurbaşkanı tarafından da malvarlığının dondurulmasına karar verilerek Kararın Resmi Gazete'de yayımlandığının anlaşıldığı, Bu itibarla, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak ve bu çalışmalar sonucu elde edilen somut veriler değerlendirilerek davacıların terörün finansmanı noktasındaki aracılığı gerekçeleri ve dayanakları ile ortaya konulmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kararın; inceleme, araştırma, değerlendirme ve karar verme aşamaları bakımından 6415 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarih ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacılara yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Sahloul Money Exchange isimli firma ile kendileri arasında isim benzerliği dışında hiçbir bağ kurulmadığı, kurulan tek bağın OFAC listelemesinde yer alan adreste kurulu şirket olduğu, Amerikan makamlarının Sahloul isminde kişilerin Türkiye’de kurulu şirketlerinin araştırıldığı ve adresin de öyle listelendiğinin taraflarınca düşünüldüğü, Esad rejimi ile ters düşerek ülkesinden kaçmak zorunda kaldığından, daha önceden işletmekte olduğu ve nesillerden beridir aile işi olan kuyumculuk, para transferi ve benzeri finansal işlerle iştigal eden şirketine bölgeyi işgal eden DAEŞ militanlarınca el konulduğu, el konulan bu işletmenin bir müddet DAEŞ militanlarınca aynı amaçlarla kullanıldığı ve ABD yetkilileri tarafından Sahloul isminin listeye alındığı, ABD yetkilileri bu ismi listeye aldıktan sonra nasıl olduğunu bilmedikleri bir şekilde Türkiye ticaret sicili kayıtlarında da araştırmalar yaparak Suriye’de kalan ve ellerinden alınan Sahloul Money Exchange firması ile bir bağı olmayan kendi şirketlerini ve adresi listeye aldıkları, MASAK yetkililerinin gerek Milli İstihbarat Teşkilatından gerek diğer MDDK üyesi kurumların teşkilatlarından ... isimli kişinin DAEŞ ile bir bağı olup olmadığı, yaptığı iş ve işlemlerin, hesap hareketlerinin DAEŞ bağlantılı kişilerle bir ilgisi olup olmadığı yönünde bilgi belge ve değerlendirme faaliyeti yapmaksızın “soyadı tutuyor, iş yaptıklarının büyük çoğunluğu da zaten Arap” gibi hukuk devleti ilkelerinden son derece uzak bir yaklaşım sergilediği, başka bir hukuk devletinde resmi bir rapora bu şekilde bir ibare yazılmasının kabul edilemez olduğu, yapılan düzenlemenin ölçüsüz bir şekilde mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/02/2023 tarih ve E:2021/6980, K:2023/414 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine, 4.Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.