11. Ceza Dairesi 2024/36 E. , 2024/10819 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2400 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2020 tarihli ve 2020/138741 Soruşturma, 2020/113090 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 1. Sulh Ceza Haki…
**11. Ceza Dairesi 2024/36 E. , 2024/10819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2400 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2020 tarihli ve 2020/138741 Soruşturma, 2020/113090 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/2400 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.06.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2022/541 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124257 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124257 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin "... Mah. 1590. Sk. No:41 Merkez/Kırıkkale" adresinde bulunan 1668 ada ve 34 parsel sayılı taşınmaza betonarme bina yapacağı hususunda müştekiyi aldatıp kendisinden ön proje masrafı ve hizmet bedeli adı altında toplam 30.000,00 Türk lirası almasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek haksız yarar sağladığının iddia edildiği somut olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Olaya ilişkin bilgi sahibi olarak kolluk tarafından 10/09/2020 tarihinde ifadesi alınan ... tarafından şüphelinin bina yapma yetkisi olmadığını ve ticari anlamda vergi kaydının bulunmadığını sonradan öğrendiklerine dair beyanda bulunması karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; taraflar arasında düzenlenen 03/03/2020 tarihli satış sözleşmesinde şüphelinin kaşe kısmında yer alan "... Grup İnş. Taah." isminde herhangi bir iş yeri olup olmadığı ve şüphelinin anılan iş yerinin faaliyeti kapsamında müteahhitlik yaptığına dair gerçek ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bahse konu iş yerinin ticaret sicil kayıtlarının temin edilmesi, şikâyete konu bina inşaatı ile ilgili olarak ruhsat başvurusu yapılıp yapılmadığının ilgili Belediye Başkanlığından sorulması, müşteki dışında başkaca kişilerin de şüpheli tarafından dolandırıldığının bildirilmiş olması dikkate alınarak şüpheli hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından, atılı suçun işlendiğine dair şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşması ve atılı suçun şirket faaliyeti kapsamında işlenmediğinin anlaşılması halinde, dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... ile ... Grup İnş. Taah. adına şüpheli ... arasında Kırıkkale İli ... İlçesi ... Mahallesi 1668 ada 34 parsel üzerine bina yapımı için sözleşme düzenlendiğinin, ön proje masrafı ve hizmet bedeli adı altında 30.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen, resmi kurumlara herhangi bir ruhsat başvurusu yapılmadığının, temel atılmadığının, uzun süredir şüpheli ile iletişim kurulamadığının, yapılan araştırmada başka mağdurların da bulunduğunun öğrenildiğinin, şüphelinin haksız kazanç elde ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; bilgi sahibi olarak beyanına başvurulan ...'un ifadesi de dikkate alınmak suretiyle, ... Grup İnş. Taah. adlı iş yerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ilgili kayıtlar da getirtilerek hukuki statüsünün ortaya konulması, şüpheli ile bağının olup olmadığının, inşaat işleri yapıp yapmadığının tespit edilmesi, şikâyetçi ...'in beyanına başvurulması, sözleşmenin taraflar arasında düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, ruhsat başvurusu olup olmadığının, inşaata başlanıp başlanmadığının belirlenmesi, ödemenin nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, dosyadaki yazışmaların incelenmesi, şüpheli hakkında başka soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, varsa bu dosyalar ile hukuk mahkemesinde görülen dava dosyalarının incelenerek, bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müşteki vekilinin iddiasına konu olayın ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve merciince hallinin gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/2400 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.