(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8031 E. , 2008/9157 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve doğum tarihi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; isim düzeltme isteminin kabulüne, doğum tarihi düzeltme isteminin reddine dair verilen 04.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabul…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8031 E. , 2008/9157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve doğum tarihi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; isim düzeltme isteminin kabulüne, doğum tarihi düzeltme isteminin reddine dair verilen 04.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra eksiğe gönderilen dosya yeniden gelmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 396 ada 30 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, kayıt malikinin baba adının ... olduğunu ileri sürerek kaydın düzeltilmesini istemiş, ayrıca doğum tarihinin de hatalı olarak yazıldığını belirterek bununda düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, isim düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiş, doğum tarihi düzeltilmesi istemi reddedilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Somut olayda; davacı kayıt malikinin baba adının ... olduğunu ileri sürerek düzeltilmesini istemiş, mahkemece yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda, Nüfus Müdürlüğüne yazı yazılmış, Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla araştırma yapılmış, tanık dinlenmiş ve malikin baba adı düzeltilmiştir. Ancak, mahkeme düzeltme yaparken taşınmazın tutanağındaki bilgiler ve Nüfus Müdürlüğünden gelen kayıtlar sağlıklı bir şekilde değerlendirilmemiştir. Taşınmazın tutanağının edinme sütununda; “... oğlu ...’ün ceddinden intikal eden ve vereseden taksimen 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız fazılasız malik sıfatı ile tasarrufunda iken 1972 yılında karısının ölümü ile mirasını evlatları ... ve ... ve ...’e terk ettiği ve başka kanuni mirasçısının bulunmadığı, adı geçen mirasçılarda kanuni ehliyete haiz olarak aralarındaki yaptıkları harici ve rızai taksimde bu parselin ...’e isabet ettiği…” belirtilerek taşınmaz ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Nüfus kayıtları incelendiğinde de ... oğlu ...’ün kaydının bulunduğu ve bu kişinin tutanakta belirtildiği şekilde ..., ... ve ... isimli çocuklarının bulunduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davacının iddia ettiği gibi kayıt malikinin ... oğlu ... değil, ... oğlu ... olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu olguyu gözeterek doğum tarihi isteminde olduğu gibi baba adı düzeltilmesi istemini de reddetmesi gerekirken mülkiyet nakline neden olacak şekilde kayıt düzeltmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 11.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.