23. Hukuk Dairesi 2011/74 E. , 2011/41 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif hissesinin davacı adına kayıt ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılında dava dışı kooperatife devir yoluyla ortak olduğunu, müvekkilinin…
**23. Hukuk Dairesi 2011/74 E. , 2011/41 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif hissesinin davacı adına kayıt ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılında dava dışı kooperatife devir yoluyla ortak olduğunu, müvekkilinin eşi olan davalının kooperatif yönetiminde görev almak istemesi ve ortak olmayanların yönetimde görev alamamaları nedeniyle davalının yönetimde yer alması için kooperatifteki ortaklık payını davalının hileli eylemleri ile davalıya devrettiğini, davalının 27.04.2006 tarihinde müvekkilini evden çıkararak kooperatif ortaklık payını satmaya çalıştığını, ortaklık bedeli olarak müvekkilinin banka hesabına yatırılan paranın da davalının hileli işlemleri ile davalıya iade edildiğini ve davalının müvekkilinin payını kendisine mal etmeye çalıştığını ileri sürerek, davalının ortaklığının iptali ile ortaklık payının müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, devrin muvazaalı olmadığını, devir bedelinin davacıya ödendiğini ve iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hata, hile ve muvazaa iddialarının kanıtlanamadığı, devir bedelinin davacının banka hesabına yatırıldığı ve davalının bedelini ödeyerek kooperatif hissesini devraldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya ait iken davalının hileli işlemleri ile davalıya devredildiği ileri sürülen kooperatif payının davacı adına kayıt ve tescili istemine ilişkindir. Davacı yan BK.’nun 28’nci maddesinde düzenlenen hile hukuki sebebine dayanmıştır. Bilindiği üzere, hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen varolan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede yanıltma söz konusudur. BK'nın 28/1. maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse, hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.