4. Hukuk Dairesi 2009/6887 E. , 2010/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/06/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan
**4. Hukuk Dairesi 2009/6887 E. , 2010/3416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/06/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyizine gelince; dava, haksız eylem niteliğindeki cinsel saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkin olup davacılar, saldırıya uğrayan ile onun anne ve babasıdır. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatlar azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/son maddesi gereğince; davacı ... yararına 2.000,00 TL, anne ... ile baba ... yararına 1.000,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat tutarlarına ilişkin ilk paragrafında yer alan “…1000…, “…500…”, “…500…” ve “…2000…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…2.000,00…”, “…1.000,00…”, “…1.000,00…” ve “…4.000,00….” sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin ikinci paragrafında yer alan “…108,00…” ve “…1.242,00…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…216,00…” ve “…1.134,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.