2. Hukuk Dairesi 2006/22032 E. , 2007/14183 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Katkı Payı Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün \* duruşmalı temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ve temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldiler.Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek ka…
**2. Hukuk Dairesi 2006/22032 E. , 2007/14183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Katkı Payı Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün \* duruşmalı temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ve temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldiler.Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi bilirkişi raporunda katkı bedeliyle ilgili herhangi bir hesap ve rakam ortaya konulmadığı halde,hüküm altına alınan toplam 134.833 YTL’nin ne şekilde hesaplandığı da kararın gerekçesinde gösterilmemiştir. Bu haliyle, karar ve dayandığı bilirkişi raporu denetlenememektedir.Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Tefhim edilen kısa kararda, hüküm altına alınan miktara “ dava tarihinden itibaren yasal faize” hükmedildiği halde, gerekçeli kararda, “100.000 YTL”ye dava tarihinden, artan kısmına ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmekle , faiz konusunda kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. # Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2007 Salı KARŞI OY YAZISi