8. Ceza Dairesi 2024/13458 E. , 2024/4010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/79 E., 2016/537 K. SUÇLAR :Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön ince
**8. Ceza Dairesi 2024/13458 E. , 2024/4010 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/79 E., 2016/537 K. SUÇLAR :Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 2. Sanığın yükümlülüklerine uymaması üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına ve Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 191/4-a ve 53 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 3. Edremit 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1,10, 62, 58/2-b/7,53/1-2-3 ncü maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; bir nedene dayanmamaktadır. III.OLAY VE OLGULAR; Sanığın Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen dosyada uyuşturucu madde kullandığı için hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığa denetim süresi içerisinde Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı kağıdı gönderdiği, tebligatın aynı konutta ikamet eden ehil görünen yakınına tebliğ edildiği, sanığın tebligata rağmen 10 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir başvuruda bulunmaması üzerine Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüpheli hakkındaki dosyanın kapatılmasına karar verildiği, sanık hakkında TCK'nın 191/4-a maddesi uyarınca dava açılacağından hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı, savunmasında uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, üzerinden bonzai uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği, uyuşturucu maddeler üzerinde yapılan kriminal incelemede maddenin sentetik uyuşturucu grubu AB-CHMINACA olduğunun rapor edildiği, sanığın vücudundan alınan örnekler üzerinde yapılan incelemede kanında ve idrarında THC-COOH bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla atılı uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE, 1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, yasal olarak kabul edilebilir nitelikte bir gerekçe açıklanmaksızın sanığın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. 2. Sanığın 08.09.2015 tarihli eylemi nedeniyle 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun kanun yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, erteleme kararının kesinleşmesinin ardından, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığı, sanığın annesine 23.12.2015 tarihli çağrı kağıdının tebliğ edildiğinin belirtildiği ancak denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyasının kapatıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 08.09.2015 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp; derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için bildirimlerde bulunulup sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b)Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (2) nci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli 2016/79 esas, 2016/537 sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi. ...