T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/381 - 2026/380 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/381 KARAR NO : 2026/380 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/01/2026 NUMARASI : 2026/31 Esas - 2026/49 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/03/202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/381 - 2026/380 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/381 KARAR NO : 2026/380 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/01/2026 NUMARASI : 2026/31 Esas - 2026/49 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 23/09/2025 tarihli trafik kazası sonucu sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edilmek üzere davacının aracında meydana gelen 1.000,00 TL (belirsiz alacak) değer kaybı bedeli ile onarım süresi boyunca aracını kullanamamasından kaynaklanan 1.000,00 TL (belirsiz alacak) araç mahrumiyet bedelinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplamda 2.000,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tacir ise de davalı tarafın gerçek kişi olup tacir olmadığı aracın da özel kullanım amaçlı olduğu, bu durumda görevli mahkemenin ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşıldığından “Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,” karar verilmiş; karara karşı davacı ... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı davacı ... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; davacının şirket olup tacir olduğunu, davaya ticaret mahkemesinde bakılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı ... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar, davacı ... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Diğer yandan, TTK'nın 3. maddesinde; "Ticari İş" kavramı düzenlenmiş; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir. Ticari iş karinesine ilişkin TTK'nın 19. maddesinde; "(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır." denilmiştir. İlgili düzenlemede, gerçek kişi tacirler yönünden hangi işlerin adi iş sayılacağı belirtilmiş iken, tüzel kişi tacirler yönünden ayrık düzenleme getirilmediğinden tüm işleri ticari iş niteliğinde ve ticari işletmesi ile ilgili olduğu yasal düzenleme ile kabul edilmiştir. Bu nedenle tüzel kişi tacirler hakkında açılan davada, alacağın sebebine bakılmaksızın (sözleşmeden, haksız fiilden yahut sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmış olsa da) ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve ticari iş olduğunun kabulü gerekmektedir. Gerçek kişiler yönünden ise uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olması durumda ticari iş kabulü gerekeceğinden, bu şekilde uyuşmazlığa istinaden açılacak davada, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi durumunda, her iki taraf için de ticari iş olması nedeniyle, dava nispi ticari dava niteliğinde olacağından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekir. Somut olayda ise, mutlak anlamda bir ticari davanın sözkonusu olmadığı sabittir. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında eldeki davanın nispi anlamda ticari dava olarak kabulü için davacı tüzel kişi tacir niteliğinde ise de davalıların gerçek kişi olduğu, davalıların kullanımındaki kazaya karışan aracın kamyonet olduğu, dosya arasındaki fotoğraflarda araç üzerinde bir işletme adının da yazılı olduğu anlaşılmakta olup dosya arasında aracın ruhsatına rastlanmadığı, bu durumda trafik kaydında aracın kullanım amacının netleştirilerek, davalı tarafın aracının kullanım amacının da ticari olduğunun anlaşılması halinde davanın nispi ticari dava olup ticaret mahkemesinin görevli olduğu, aksı halde ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunun kabulü gerekirken, davalı taraf aracının ruhsat bilgilerine göre kullanım amacı netleştirilmeden eksik inceleme ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının “davalı taraf aracın kullanım amacının netleştirilerek” sonucuna göre yeniden karar verilmesi için kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.