11. Ceza Dairesi 2024/4564 E. , 2025/1655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1385 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2008 takvim yılı, 24.06.2012 İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemes
**11. Ceza Dairesi 2024/4564 E. , 2025/1655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1385 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2008 takvim yılı, 24.06.2012 İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2014/273 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararıyla "2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, "defter kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin istinaf edilmeksizin kesinleşmesi sonrası, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunması üzerine, Mahkemece yapılan uyarlama yargılamasında, "...Sanık hakkında defter ve belgelerini ibraz etmemek ve 2008 yılında sahte fatura düzenlemek suçlarından verilip kesinleşen cezalar yönünden sanık tarafından etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapılmadığından herhangi bir lehe değişiklik olmadığı..." gerekçesiyle önceki mahkûmiyet hükümlerinin aynen infazına dair İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2023 tarihli ve 2022/746 Esas, 2023/909 Karar sayılı kararına yönelik itirazın, "...hükümlünün istinaf edilmeden kesinleşen kararında 2008 yılına ait takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura düzenlemesi nedeniyle TCK'nın 43.maddesi kapsamında hüküm kurulduğu ancak 7394 sayılı yasa ile değişen 213 sayılı VUK'da aynı takvim yılı içerisinde birden fazla kez işlenen suçun tek suç kabul edildiği, farklı takvim yılları içerisinde aynı suçun işlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunun düzenlenmiş olması dikkate alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu..." şeklindeki gerekçeyle kabulüne ilişkin, mercii İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2023/1385 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.02.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2024 tarihli ve 2024/9241 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB-2024/85454 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB-2024/85454 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2019 tarihli kararı ile sanığın 2008 takvim yılı içerisinde birden fazla kez sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan Mahkemenin 17/11/2023 tarihli kararı ile uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve 05/02/2019 tarihli hükmün aynen infazına karar verildiği, her ne kadar anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06/07/2023 tarihli ve 2023/2611 esas, 2023/5764 karar sayılı ilâmında yer alan "2011 yılı Ocak ayından Eylül ayına kadar birden fazla sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki açıklamalar karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; "2008 takvim yılında farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenlediği" iddia ve kabul olunan hükümlü hakkında, 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” hükmü uyarınca ceza tayin edilirken, zincirleme suç hükümlerinin bir kez uygulanabileceği, farklı takvim yıllarında sahte fatura düzenlenmesi ve fatura sayısının, temel cezanın ve zincirleme suç hükümlerine ilişkin artırım oranının alt ve üst sınırlarının belirlenmesinde dikkate alınabileceği anlaşılmakla, aynı takvim yılında farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenleyen hükümlü hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi uyarınca alt sınırdan ceza tayin edildikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. Bununla birlikte, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2023 tarihli ve 2022/746 Esas, 2023/909 Karar sayılı kararında hükümlü hakkında, "defter kayıt ve belgeleri gizleme" suçu yönünden de uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve katılan vekilinin 28.11.2023 tarihli itiraz dilekçesinin bu suç yönünden verilen kararı da kapsadığının kabul edilmesi karşısında; merci tarafından "...7394 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, hükümlü hakkında mevcut durum itibarıyla tayin edilecek temel ceza üzerinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği" hususu gözetilerek bu suça ilişkin de değerlendirme yapılması gerekirken, yalnızca "2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçu yönünden inceleme yapıldığı belirlenmekle, mahallinde bu hususta bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2023/1385 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.