6. Hukuk Dairesi 2014/10091 E. , 2014/11055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/01/2014 NUMARASI : 2012/360-2014/19 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralananın sözleşme bitiminden önce erken tahliye edilmesi nedeniyle 20.700 TL yoksun kalınan kira parası
**6. Hukuk Dairesi 2014/10091 E. , 2014/11055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/01/2014 NUMARASI : 2012/360-2014/19 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralananın sözleşme bitiminden önce erken tahliye edilmesi nedeniyle 20.700 TL yoksun kalınan kira parasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yeni malik vekili, dava dilekçesinde özetle, davalıların 01.05.2003 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesiyle fırın olarak kullandıkları taşınmazı 30.11.2005 tarihinde satın aldığını, kiracıların kira süresi bitmeden haziran 2006 tarihinde taşınmazı tahliye ettiklerini, son olarak ödenen kira bedelinin aylık 900 TL olduğunu belirterek dönem sonuna kadar 23 aylık kira bedeli karşılığı 20700 TL'nin yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar kiralananın 2006 Haziran ayında boşaltıldığını, tahliye tarihine kadar ödenmeyen kira borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kira sözleşmesindeki aylık kira bedeline TEFE-TÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle belirlenen aylık kira miktarları üzerinden tahliye tarihinden süre bitimine kadar 23 aylık kira bedeli olarak 17529,12 TL alacağın yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.05.2003 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazda kiracı olarak bulunan davalıların kiralananı 2006 Haziran ayında tahliye ettikleri hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracılar, kira süresi sona ermeden, kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek, kiralananı tahliye ettiğinden, kural olarak kira süresinin sonuna kadar olan kira parasından sorumludur. Buna karşın davacının da, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece, mahallinde keşif yapılıp, uzman bilirkişi aracılığıyla, kiralananın cinsi, özellikleri, konumu, bu nitelikte bir taşınmaza o bölgede duyulan ihtiyacın derecesi ve somut olaya özgü başka diğer özellikler çerçevesinde, kiralayanın gereken çabayı göstermesi halinde kiralananı aynı koşullarla yeniden hangi süre içerisinde kiraya verebileceği, eş söyleyişle, aynı koşullarla yeniden kiralama için gereken makul sürenin ne olduğu, Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla saptanmalıdır. Bu hususta dosya üzerinden alınan muhasebeci bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde inceleme yapılarak bilirkişi tarafından bulunan makul sürenin anahtar teslim tarihine eklenmesiyle ulaşılacak tarihe kadar kiracının makul süre kira parasından sorumlu tutulması gerektiği kabul edilerek, bu çerçevede davalı kiracıların sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde talebin tamamı üzerinden karar verilmesi doğru değildir . Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.