3. Hukuk Dairesi 2010/4292 E. , 2010/11370 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkisi istenilmiştir. Mahkemece vasiyetnamenin iptali isteminin reddi, tenkis isteminin 96/666 E. Dava yönünden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflardan ... ile ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.…
**3. Hukuk Dairesi 2010/4292 E. , 2010/11370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkisi istenilmiştir. Mahkemece vasiyetnamenin iptali isteminin reddi, tenkis isteminin 96/666 E. Dava yönünden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflardan ... ile ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Esas ve birleşen davada davacıların murisi tarafından düzenlenen resmi vasiyetnamenin, resmi şekil şartlarına aykırılığı ve ayrıca muris'in yaşı ve de hastalığı nedeniyle tasarruf ehliyetinin bulunmaması, lehlerine vasiyet edilen 2.eşi ve arkadaşı tarafından irade fesadına uğratılması nedeniyle öncelikle iptali, olmazsa saklı pay oranında tenkisi istenilmiş; mahkemece, mümzi tanıklar da dahil tüm tanık beyanlarına göre vasiyetnamenin resmi şekle uygun düzenlendiği, mevcut devlet hastanesi raporu da değerlendirilerek murisin tasarruf ehliyetinin bulunduğu böylece vasiyetnamenin iptali isteminin reddi gerektiğine karar verilmiş, tenkis talepleri yönünden davacılar ... ve ...'nın saklı paylarının ihlal edilmediği sadece davacı ...'un saklı payına tecavüz bulunduğu belirtilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... yönünden tenkis'e karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, vasiyetname tarihinde 84 yaşında olan ve prostat kanseri ameliyatından hemen sonra, ölümünden sadece 12 gün önce vasiyetname yapan murisin, vasiyet tarihi itibariyle tasarruf ehliyetinin bulunduğu tek başına tanık beyanları ve mevcut hastane hekimi raporu Ile kanıtlanmış kabul edilemez. Hal böyle olunca murisin tüm hastane kayıt ve belgeleri- film ve grafileri, raporları getirtilip dosya tümüyle Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, vasiyetname tarihinde murisin tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı her türlü kuşkudan uzak şekilde rapor halinde tespit edilerek, öncelikle vasiyetnamenin iptali gerekip gerekmediği araştırılmadan, eksik incelemeye dayalı ve delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu iptal isteminin reddi bozmayı gerektirmiştir. Tenkise ilişkin olarak da, bilirkişi raporu, davacıların somut itirazlarını karşılamadığı gibi denetime de elverişli olmadığından önceki raporlarla çelişkili olduğu gözetildiğinde kabule şayan olmadığı halde hükme asas alınması doğru görülmemiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu rapor sonucuna göre, vasiyetnamenin iptali istemi öncelikle değerlendirilip, murisin fiil ehliyetinin bulunduğunun tespiti halinde, tenkis yönünden somut itirazları karşılayacak denetime elverişli olacak şekilde uzlaştırıcı (3 uzman bilirkişiden oluşturulacak heyet) raporu doğrultusunda tenkise karar verilmeli, aksi taktirde murisin (fiil ehliyeti bulunmaz ise) vasiyetnamenin iptali yönünde hüküm kurulmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.