13. Hukuk Dairesi 2013/22821 E. , 2013/28228 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, çocukları davacı ...'in ateşlenmesi nedeni ile 8.5.2008 tarihinde davalılara müracaat ettiklerini, orada kendisine yapılan IM enjeks…
**13. Hukuk Dairesi 2013/22821 E. , 2013/28228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, çocukları davacı ...'in ateşlenmesi nedeni ile 8.5.2008 tarihinde davalılara müracaat ettiklerini, orada kendisine yapılan IM enjeksiyon uygulamasından sonra yürüme güçlüğü ile bacağında şiddetli ağrı oluştuğunu, başka bir sağlık kuruluşunda 1,5 ay süre ile tedavi gördüğünü, ancak sağ ayağı üzerine basamadığından tıp fakültesine sevk edildiğini, fizik tedavi uygulamasından da sonuç alınmadığını, bu nedenle kısmi işgöremezliğinin bulunduğu gibi, çektiği ağrı ve acılar nedeni ile, yıprandıklarını ileri sürerek , tedavi giderleri ile işgöremezlik kaybından doğan maddi ve manevi tazminatın faizi ile birlikte ödetilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın haksız ve yersiz açıldığını, yapılan tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğunu, kalıcı işgücü kaybının bulunmadığını, talebin de fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davacı kızları Sinem'in ateşlenme şikayeti ile davalılara baş vurduğunu, davalı doktorun talimatı ile diğer davalı hastane personeli tarafından yapılan enjeksiyon sonucunda ağrı ve yürüme güçlüğünün oluştuğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmışlardır. Borçlar Kanunu’nun vekâlet akdini düzenleyen 386 ve devamı maddeleri uyarınca “Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır. Vekil vekâlet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurunda bile sorumludur.